İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Azınlık vakıflarında yürütmede farklılık

AİHM’ye giden 2 azınlık vakfına, davalık gayrimenkullerin verilmesinde, Dışişleri’yle Vakıflar farklı politika izliyor

ELÇİN ERGÜN Ankara

Fener Rum Erkek Lisesi ile Yedikule Surp Pirgiç Hastanesi vakıflarına ait gayrimenkullerin mülkiyetinin devlete geçmesi nedeniyle Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) açılan dava, Dışişleri Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü karşı karşıya getirdi.

Savunma istendi

Azınlık vakıflarının başvurularını birleştiren AİHM, Türkiye’den savunma istedi. Savunmayı hazırlayacak Dışişleri Bakanlığı, ilgili kurumlara, gayrimenkullerin iade edilerek sorunun dostane yolla çözülmesini istediğini bildirdi. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı’nın bu önerisine sıcak yaklaşmadı.

Kurumca yönetilen mazbut vakıflara dönen gayrimenkullerin kanuni yolla geldiğini vurgulayan Vakıflar Genel Müdürlüğü, “Aynı durumdaki cemaat vakıflarına ait 900 gayrimenkul var. Taşınmazlar vakfa iade edilirse, benzer talepler gelmeye devam eder. Yapılan tüm işlemler kanuna uygun. İade olursa, yapılanın kanunsuz olduğunu kabul etmek anlamına gelir” yanıtını verdi.

Surp Pirgiç Vakfı da “mülkiyet hakkı ihlali ve ayrımcılık” yapıldığı iddialarıyla AİHM’ye yaptığı başvuruda, “İstanbul Kadıköy’deki 2 binanın mülkiyetinin Ermeni azınlığına mensup Türk vatandaşlarınca 1943 – 1967 yıllarında düzenlenen vasiyetnameler yoluyla elde edildiğini, söz konusu kişilerin mirasçılarının bulunmaması üzerine gayrimenkullerin Hazine’ye geçtiğini” öne sürdü.

Vakıf, bu iki mülkün tapusunun vakıf adına tescillenmesi için gerekli evrakları İstanbul Valiliği’nin vermediğini de iddia etti.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: