İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermenileri kendi raporları ele verdi


     
Ermeni Taşnak Partisi’nin, 1910 yılında Sosyalist Enternasyonal’e sunduğu raporda, Ermeni çetelerin nasıl kurulduğu ve ayaklanma hazırlıkları anlatılıyor.
     
Popüler Tarih dergisinin nisan 2005 sayısında yer alan raporda, ”Bitlis ve Van’ın köylerinde, 1908’de bütün Ermeni halkı bayrağımızın altında örgütlenmişti” deniliyor.
     
Dergide, araştırmacı Orhan Koloğlu imzasıyla yer alan yazıda, raporun, ‘Brüksel’deki Vandervelde Sosyalist Enternasyonal Arşivi’nde, B.579238 numara altında kayıtlı’ olduğu belirtiliyor.
     
Yazıda, Cenevre’de 1910 yılında basılan Fransızca raporun, Sosyalist Enternasyonal’in o yıl Kopehnag’da toplanan kongresine sunulmak üzere, M. Warandian (Varandiyan) tarafından hazırlandığı kaydediliyor.
     
Dergide açıklanan ve ”Enternasyonal’in bir şubesi Türkiye Asyası’nda, Ermenistan’da kurulmuştur” cümlesiyle başlayan raporda, 1905’de Yıldız Sarayı’nda II. Abdülhamid’e yapılan suikast girişimi ile Van Valisine suikast, şöyle anlatılıyor:
     
”Bir araba içinde Yıldız’a taşınan Taşnak’ın ölüm makinesi, 8 haziran 1905 günü Selamlık’ta infilak edip 40 kişiyi öldürdü; ama asıl hedefi olan Abdülhamid’e ulaşamadı. … Doğu Anadolu’nun, bu talihsiz bölgenin felaketi sayılan Kürt haydutlarıyla mücadele ettik… Van valisine suikast düzenleyip öldürdük.”
     

      Ayaklanma hazırlıkları

     
Taşnak sözcüsü M. Warandian (Varandiyan), raporda, ihtilalci örgütlerinin nasıl silahlandığını ve hazırlandığını ayrıntılı şekilde,aynen şöyle anlatıyor:
     
”Bitlis ve Van’ın köylerinde, 1908’de bütün Ermeni halkı bayrağımızın altında ‘siyasi gruplar’ halinde örgütlenmişti. … Bu gruplar savunma ve saldırı için talimliydiler. Her köyde, en deneyimlive en cesurlardan -çoğu 45 ile 50 yaşları arasında- güvenilir beş ila sekiz kişi seçiliyor ve bunlar yoğun bir gözetimle görevlendiriliyordu. Bu gruplar, fedailerin çeşitli ihtiyaçlarını karşılayacak, onları bir yerden diğerine aktaracak, kovalanma durumunda kaçmalarını sağlayacak ve özellikle Kürt çetelerince tehdit edilen komşu köylere yardım edecek, seyyar çetelerdi.”
     

      Ermeni çetelerin örgütlenmesi

     
Raporda, bu ‘seyyar çeteler’in yanında her köyde bulunduğu belirtilen başka gruplar şöyle sıralanıyor:
     
Militan grup: Daima köyün içinde kalmakla yükümlü 30-50 kişi; görevleri, saldırı anında vurmayı sağlamak.
     
Yardımcı ya da ‘maliyeci’ grup: Maddi kaynakları bulmakla yükümlü olanlar.
     
Askeri grup: Silah sağlayanlar.
     
Kadınlar grubu: Mektup taşımak, değişik mahalleler arasında haberleşmeyi sağlamakla görevliler.
     
Orhan Koloğlu, yazısında, Ermeniler için, ”… herhalde bu yüzden, olayların tarihçiler düzeyinde değerlendirilmesine de yanaşmıyorlar” diyor.
     

      Van’da katliam

     
Dergide yer verilen kronolojide ise şunlar yer alıyor:
     
”Mart 1915’te Rus kuvvetleri Van’a doğru harekete geçtiler. 11 nisan günü Van Ermenileri isyan etti ve Müslüman halka saldırdı. 21 Nisan günü, Çar II. Nikola, Van Ermeni Devrimci Komitesi’ne bir telgraf çekerek, ‘Ruslara hizmetlerinden dolayı’ teşekkür etti. … 1915 şubatında başlayan Van Ermeni ayaklanması, nisanda doruk noktasını yaşadı. Ayaklanmanın ilk birkaç gününde, 30 bin Müslüman öldürüldü. Amerika’daki Ermeni gazetesi Gochnak, 24 mayıs tarihli sayısında, Van’da sadece bin 500 Türk kaldığını bildirdi. Osmanlı kuvvetleri Van’a 22 temmuz 1915’te girebildiler.”
     

      ‘Ermeni sorunu’ nasıl yaratıldı?

     
‘Ermeni terörü’ konusunu bir dosya olarak ele alan Popüler Tarih dergisinde ayrıca, ‘Ermeni taburlarının, Batılı devlet adamlarınca yaratıldığı’ belirtiliyor.
     
Dergide, bu konuda özetle şöyle deniliyor:
     
”Önce Ruslar, sonra da İngiliz ve Fransızlar, Birinci Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na uzanan dönemde, Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamak için, ‘Ermeni sorunu’nu her seviyede kullandılar. … 19’uncu yüzyılın ikinci yarısından sonra yavaş yavaş dillere yerleşen ‘Ermeni Sorunu’ tabiri aslında hiçbir devlet için ‘sorun’ olarak görülmemiştir… Bu konuyu ‘sorun’ sayanlar ve ‘dava’yı takip edenler, Ermeni Kilisesi, Ermeni terör örgütleri ve Batılı ülkelerin ‘tuzu kuru’ diasporaları olmuştur. Ama bu ‘sorun’ yaratılmıştır ve sorunu yaratanlar da Sevr’den çok önce Skyes-Picot Antlaşması’nı yapan Batılı devlet adamlarıdır… “

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: