İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni trajedisi bir hesap sorunu mudur?

İçinde bulunduğumuz yılın Ermeni trajedisinin 90. yılına tekabül etmesi nedeniyle, şimdiye kadar sadece 24 Nisan civarında gündemimize gelen konu, anlaşılan o ki, tüm yıl boyunca çeşitli boyutlarıyla tartışılacak ve bir şekilde gündemimizde olacak. Diasporanın kapsamlı olduğu söylenen hazırlıkları bir yana, Türk Tarih Kurumu’nda (TTK) da, kurum başkanı Yusuf Halaçoğlu ve Ermeni Araştırmaları’ndan Hikmet Özdemir’in iddiaları çürütmek amacıyla hummalı bir çalışma içinde olduğunu biliyoruz. Türk basınında da konu çeşitli vesilelerle gündeme geliyor, üstelik son zamanlarda daha farklı sesler de tartışmanın içeriğini zenginleştiriyor. Somut iddialardan çok yöntem sorununa değinen Şükrü Hanioğlu’nun (20 Ocak, Zaman) yazısı oldukça ufuk açıcıydı örneğin. Fakat ne yazık ki bu tür soğukkanlı yaklaşımlardan ziyade sansasyonel açıklamalar daha çok yer buluyor medyada. Orhan Pamuk’un “1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü” açıklaması da benzer türden bir tepki uyandırdı. Konunun mümkün mertebe tartışılmasının, konuşulmasının faydalı olacağına inananlardanım ama bu şekilde vulgarize edilmesinin de çok fayda etmeyeceği aşikâr. Bunun yanı sıra pek çok yazar Pamuk’u daha az vulgar olmayan ifadelerle itham etti, vatan hainliğiyle suçladı, hatta “artık” susturulmasını istedi. Yargıtay’ın düşünce özgürlüğünün sadece genel kabul görmüş olanları değil rahatsız hatta şoke edici düşünceleri de kapsadığına hükmeden kararının tartışıldığı bir vasatta. İlginç tepkilerden biri de, resmi tezlerin ateşli savunucularından ve üstün gayretleriyle Latife Hanım’ın mektuplarının 70 milyon potansiyel Atatürk düşmanının eline geçmesini önleyenlerden Ruhat Mengi’den geldi. Pamuk’un hiçbir belge göstermeden 1 milyon rakamını telaffuz etmesine kızan Vatan yazarı, bunun düşünce özgürlüğü değil ihanet özgürlüğü olduğunu, elindeki belgelere göre olaylarda ölen Ermeni sayısının “en fazla” 300 bin olabileceğini söylüyordu 11 ve 12 Şubat tarihli yazılarında. Yani sorun özünde bir hesap sorunuydu 300 bin dediğinizde vatansever; 1 milyon dediğinizde vatan haini oluyordunuz. Konunun bu şekilde tartışılmasının başta Türkiyeli Ermeniler olmak üzere tüm Ermeni halkı üzerinde nasıl bir etki yapacağı bir yana, tartışmanın rasyonalitesini neredeyse tamamen ortadan kaldıracak bir üsluptur bu. Toplumsal hafızamızın bu travmatik olgusunu artık daha fazla bastıramayacağımız aşikâr, konunun her boyutuyla tartışılması da ayrıca umut verici ama bunu bir sayı, bir hesap boyutuna indirgemek herhalde çok sağlıklı bir yaklaşım olmasa gerek.

KAĞAN AKDOĞAN: Öğrenci

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: