İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Azınlıkların isteği olmadı

Vakıflar yasa taslağı netleşti. Azınlıklara yönelik bazı iyileştirici düzenlemeler yapıldı, ancak özel kişilere ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş malların iade edilme yolu yine kapalı

HİLAL KÖYLÜ

ANKARA – AB’nin eleştirileri üzerine cemaat vakıflarının mülkiyet haklarını güvenceye almaya çalışan hükümet, vakıflar yasa taslağını netleştirdi. Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, uyarılar doğrultusunda son şeklini alan taslak hakkında şu bilgileri verdi:

Modern yönetim: Tüm vakıflara aynı mesafede yaklaştık, hepsinin demokratik, haklı taleplerini yerine getirdik. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü (VGM), vakıf kurumu şeklinde örgütlüyoruz. Vakıf hizmetlerinin adil, süratli ve kaliteli yerine getirilmesi için vakıfların bağlı olduğu mevzuatı bir araya getiriyoruz. VGM, vakıflara bir yanlış yaptığı zaman yaptırım uygulayan değil, rehberlik eden bir yapıya kavuşacak. Tüzel- kişiliğe sahip vakıflar, bir daireyi satmak için bile bize gelmeyecek.

Vakıf eserlerine yaşam: Yeterli geliri olmayan mazbut (kontrolü VGM’ye geçmiş) vakıflara ait eski eserler, benzer amaçlı vakıfların gelirleriyle yaşatılacak.

Vakıf uzmanlığı: Vakıflara ait kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve muhafazasını öne çıkarıyoruz. Vakıf uzmanlığı sistemini getiriyoruz. Yani bizim eski eserler konusunda uzmanlaşmış sanat tarihçisine, arkeoloğa ihtiyacımız var. Böylece mimari yapılar daha kolay onarılabilecek.

Demokratik meclis: Vakıflar meclisinde yeni vakıflarla ilgili bir karar alınırken, vakfın temsilcisi de bulunacak. Yeni vakıflardan en az iki üye, cemaat vakıflarından en az bir üye, mülhak vakıflardan da bir seçilmiş üye vakıflar meclisinde olacak. Cemaat vakfı hakkında bir karar alınacaksa cemaat vakfı temsilcisi de mecliste olacak.

Amaç dışı hareket yok: Amacına uygun hareket eden tüm vakıflara vergi muafiyeti getiriyoruz. Vakıfların dernekleşmesine, amaçlarından sapmasına asla izin vermeyeceğiz. Vakıfların iç denetim mekanizması olacak. Şekli hatalardan dolayı vakıf yöneticilerinin azledilmesini zorlaştırıyoruz.

Bağışa son: Kamu memurlarının vakıflara bağış almasını yasakladık. Hastane, belediye, okul ve üniversitede bağış makbuzları göremeyeceksiniz. Kimse, vakıflar üzerinden bağış toplayamayacak. Her vakıf, vakıf senedindeki amaç doğrultusunda hareket edecek.

Yargı güvencesi: Cemaat vakıflarıyla ilgili azil müessesesini direkt bir komisyon aracılığıyla yapıyorduk. Artık bu mahkemeyle olacak. Cemaat vakıfları da yargı kararlarının güvencesine alınıyor.

Cemaatlere hakları verildi: Cemaat vakıflarının değişik talepleri oldu. Biz doğru bildiğimizi, adil ve eşitlikçi davranarak yaptık. Bu vakıflar, kendi mülklerini daha iyi değerlendirip, daha iyi gelirlerlerle muhafaza edecek.

Mülklerini alıyorlar: Tapuda kayıtlı olan ve bir kişi adına değil de sanal kişi adına kayıtlı bulunan ve bu cemaate ait olduğu tespit edilen yerlerin tamamının cemaat vakıflarına intikal etmesine kolaylık sağlıyoruz. Bu, şu demek: Tapuya gidiyorsunuz, malik hanesinde sahibinin Hz. İsa olduğunu görüyorsunuz. Hz. İsa gelsin de bu mülke sahip çıksın demek, akla ters gelen bir olay. Mülkün, belgelenmesi koşuluyla ait olduğu vakfa geçişine izin veriyoruz.

Özel mülkiyeti isteyemezler: Cemaat vakıfları, geçmişte kendilerine ait olup da özel mülkiyete geçmiş olan yerleri de ‘Bize iade edin’ diyor. Bu, mümkün değil. Yapmaya kalkışsanız, Türkiye’deki hukuk sistemi çok büyük zarar görür. Bunun çözümü, mülk gerçekten vakfa aitse ve haksız iktisat sonucunda yanlış bir yere gittiyse yargı sürecini işletmektir.

Devletteki vakıflar duracak: Cemaat vakıflarının bir diğer talebi mazbutiye alınan yani kontrolü Vakıflar Genel Müdürlüğü’ ne geçmiş vakıfların da iadesi yönünde. Bu sisteme izin verildiği zaman 200 binden fazla Osmanlı vakfı vardır ki mazbutiye alınan, milyonlarca dava gündeme gelir.

O vakıflarla ilişkili olduğu düşünülen her insan bunu dava konusu yapar, o zaman işin içinden çıkılmaz. Yani sadece bunu cemaatlere tanımak, eşitliği bozar. Eğer o hak verilecekse, diğer vakıflara da verilmeli, ancak bu da tüm sistemi altüst eden bir anlayış olur.

Zaten verdik: Cemaat vakıflarına ait yerler şu an 4 bin 771 ve 4 bin 778 sayılı yasalar gereğince zaten veriliyor. 118 cemaat vakfı, 2 bin 252 taşınmaz malın kendilerine iadesi için bize başvurdu. Bunları şöyle sonuçlandırdık:

296 taşınmaz malı iade ettik.

449 taşınmaz malın vakıflar adına kayıtlı olduğunu belirledik.

268 taşınmaz için birden fazla başvuru ortaya çıktı. Ya aynı mal için iki vakıf ya da bir vakıf aynı arsa için iki kez başvurmuş.

906 taşınmaz malın, kamu kurum ve kuruluşlarıyla gerçek kişiler adına kayıtlı olduğunu gördük ve iade talebini reddettik.

333 taşınmaz malla ilgili eksik bilgi ve belgeyle iade başvurusu yapıldığını gördük. Belgeler tamamlanırsa mallar iade edilecek.

Dört vakfın, sekiz taşınmaz mal bağış alma talebi olumlu sonuçlandırıldı.

Bir vakfın, satın alma talebine izin verildi.

İki vakfın, üç taşınmaz malının satışına izin verildi.

4 bin 530 vakıf

Türkiye’de 1926’dan önce kurulmuş 39 bin 850 mazbut (kontrolü Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş) vakıf var.

1926 yılından önce kurulmuş, vakfedenlerin soyundan gelenler tarafından yönetilen ve denetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 303 mülhak vakıf bulunuyor.

Padişah fermanlarıyla kurulan ve 13.03.1936 tarihinden önce verilen beyannameyle vakıf olarak tanınan, cemaatleri tarafından seçilen yönetim kurullarınca yönetilen 161 cemaat vakfı var.

13.03.1936 tarihinden önce kurulan ve esnaflar tarafından seçilen kişiler tarafından yönetilen bir esnaf vakfı var.

17.02.1926 tarihinden sonra Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan ve halen faaliyette olan 4 bin 530 vakıf var. Bunların 215’ine vergi muafiyeti tanınmış.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: