İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rab’bin Kudüs’teki Mabedde Adanması

ISTANBUL (Lraper Bülteni-12/05/2005) – Ermeni Kilisesi her yıl, Mesih’in Doğuş Yortusunu takip eden kırkıncı günde, yani 14 Şubat günü, Bebek İsa’nın Kudüs’teki mabedde adanmasını bir dizi törenle kutlamaktadır.

Ermeni Kilisesi takviminde Dyarnıntaraç adıyla anılan yortunun kutlamaları,
13 Şubat günü ikindi dualarıyla başlamakta. İkindi dualarından sonra yapılan Antasdan töreniyle çok geçmeden kış mevsiminin sona ereceğini ve bahar mevsiminin başlayacağı müjdelenir. İmanlılar Kutsal Sofra’dan alınan mumla yakılan ışığı Mesih’in kurtaran nurunun simgesi olarak evlerine götürürler.
Halk geleneğine göre, aynı mum ışığıyla kilise bahçelerinde veya meydanlarda Dyarnıntaraç ateşi yakılır, şenlikler düzenlenir. Datevli Aziz Krikor’a göre Dyarnıntaraç ateşi yakılırken dualarla Tanrısal Sevgi ateşi dilenir.

Dyarnıntaraç Yortusu hepimiz için Tanrı’nın huzuruna gelme çağrısıdır.
Mesih, Tanrı’nın Tek Oğlu, kurtuluşumuz için dünyaya geldi. Bu Yaradan’dan uzaklaşan yaratılanlara beslenen Tanrısal Sevgi’nin en büyük kanıtlarından biridir. Beden alarak, insan olmuş olan Tanrı’nın Öz Oğlu her an bize hitab etmekte : « Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar ! Bana gelin, ben size rahat veririm ». Cevabımız, bu çağrıya müsbet cevap vermek olmalıdır. Her birimiz Tanrı’nın Sesine kulak vermeliyiz. Çünkü O’nun ardınca giden «asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur» (Yuhanna 8:12).

Aziz Yusuf ve Rabbimiz’in Annesi Kutsal Bakire Meryem, Beytlehem’de kırk gün kaldıktan sonra Bebek Mesih’i alarak Kudüs’e gittiler ve O’nu Rab’be adadılar (Luka 2:22).

Ermenistan kiliselerinde son yıllarda gelenek halini almış olan bir uygulamayla, sevgi ve sadakat andlarını yenileyen yeni evli çiftler Dyarnıntaraç yortusunda kiliseleri doldururlar ve takdis edilirler. Yine Ermenistan’da adet olduğu üzere, akrabalar ve dostlar yeni evli çiftleri Dyarnıntaraç’ta ziyaret ederek kendilerine hediyeler verirler.

İstanbul’da ise 14 Şubat günü Galata Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nde Surp Badarak sunulur (Rab’bin Sofrası açılır). Törenlere geleneksel olarak günün Patrik’i riyaset eder. Surp Badarak’ın sunulmasını müteakiben kilisenin alt galerisinde bulunan Surp Amenapırgiç Şapeli’ne doğru görkemli bir geçit töreni düzenlenir. Burada yapılan dualarla Kutlu İstanbul’un aziz patriklerinden Bitlisli 9. Hovhannes Golod kabri başında anılır. Merhum Patrik Golod, kendini Tanrı’nın Kilisesi’ne adamış aziz bir rahipti. Değerli bir vaiz, verimli bir öğretmen, Mesih’i izleyen iyi bir „çoban“dı. Patrik Golod Ermeni edebiyatının Altın ve Gümüş çağlarından sonra, 18’inci yüzyılın başlarında İstanbul’da üçüncü bir aydınlanma hareketine öncülük etmiş, bir çeviri ekolü kurmuş, Kudüs ve İstanbul Patrikliklerini mutlak bir yıkımdan kurtarmış, Üsküdar’daki ünlü okulu açarak çok sayıda ruhaninin yetişmesine önderlik etmiştir.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: