İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

radikal: Kafkaslar için yeni bir sayfa

DAVID L. PHILIPS

Gürcistan’daki ‘gül devrimi’nden esinlenen Ermenistan, aynı zamanda rejim değişikliği de telep ediyor. Binlerce barışçı demokrasi yanlısı gösterici kısa süre önce Erivan Özgürlük Meydanı’nda toplandı. Hükümet yüzlercesini tutukladı ve göstericilerin Başkanlık Sarayı’na yürümesi durumunda şiddet olayları çıkacağına dair gözdağı verdi.

Kanlı bir çatışmadan kaçınmak için, çoğunluğun Devlet Başkanı Robert Koçaryan’ı görevden alınmasını isteyip istemediğini belirlemek amacıyla uluslararası olarak desteklenen bir referandum düzenlenebilinir.

Pek çok Ermeni, Koçaryan’ın yolsuzlukların yaşandığı beceriksiz yönetimine muhalefet etmekte son derece kararlı.

Ülkede genç nesil, fakirleşmiş ve denize çıkışı bulunmayan ülkelerinde kalmaktan ziyade göç etmeyi tercih ediyor. Ermenistan’ın nüfusu 1989 yılında 3,5 milyondu; bugün yaklaşık iki milyon.

Ermenistan, Koçaryan’ın eski Devlet Başkanı Ter Petrosyan’ı 1996’da iktidardan indirmesinden beri krizde. Ülkede kısa süre önce gerçekleşen protestoları kışkırtan tek bir olay bile olmadı. Ermenilerin sessiz protesto geçmişi var. Ancak bu defa Koçaryan’ı mafya devleti yönetmekle suçlayarak seslerini yükseltiyorlar.

Protestocuları önemsemeyen üst düzey bir yetkili, muhalefeti, Azerbaycan’ın yeni Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kavgacı bir hale geldiği bir zamanda Ermenistan’ın güvenliğine zarar vermekle suçladı.

Ermeniler Azerbaycan’la 1993’te son bulan savaşa girmekle büyük bedel ödedi. Bakü’nün etnik kardeşleri Türkiye ile dayanışmaya girmesiyle, Ankara, Türk-Ermeni sınırının açılmasını ‘işgal altındaki toprakların’ geri iadesine bağlayarak, ambargo uyguladı. Ermenistan, petrol ve doğalgazı Azerbaycan ve Kazakistan’dan nakletmenin en mantıklı yolu olmasına rağmen, 3.2 milyar dolarlık Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı Ermenisten yerine, Doğu Akdeniz’deki Türkiye’nin Ceyhan Limanı’na ulaşmak için Gürcistan’dan geçiyor.

Ermenistan’ın sürekli çatışma yaşanan bir devlet olarak kalmasını sağlayarak Koçaryan, Ermenilerin güvensizliğini ve kendisinin siyasi üstünlüğüne dair Ermenilerin yaşadığı korkuyu ustaca kullandı.

Ermenilerin sınır dışı edildiği Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarından beri, Ermeni ulusal kimliği muhalifleri tarafından tanımlandı ve düşmanları tarafından güçlendirildi. Sonuç olarak, Ermeniler, haksızlığa uğramışlıktan yakınarak debeleniyorlar ancak nadiren eyleme geçiyorlar.

Karabağ çatışması, Ermenilerin geçmişten gelen çaresizlik duygularını bir kenara bıraktıklarını ortaya koydu. Karabağlı Ermeni olarak Koçaryan kendisini, Ermeni ulusunun güçlü bir savunucusu olarak tanıtıyor ve Ermenilerin yaşadıkları ortak trajediden doğan gururu kullanmaya çalışıyor.

Ermenistan’ın fakirliğine ve tecrit durumuna büyük oranda Türkiye sınır kapısının kapalı olması neden oldu. Hem Türklerin hem de Ermenilerin yararına olacak olan sınırın açılması konusunu Türkiye Başbakanı Recep Teyyip Erdoğan’a sorduğumda, “Ticari ilişkilere oldukça olumlu yaklaşıyorum. Ancak Erivan niyetini açıkça ortaya koymalı” diye yanıt verdi.

Türk lider, Koçaryan’ın, Türkiye’nin doğusundaki topraklar üzerinde hak iddia etmediğine dair net bir açıklama yapmayı reddetmesine göndermede bulunuyor.

Doğu Avrupa’daki reforma ve Sovyet sonrası ortaya çıkan devletlere verdiği destekle tutarlı olarak ABD, demokrasiye sorunlu geçişlerinin bir sonraki safhasını başarıyla tamamlamasında Ermenistan’a yardımcı olmalıdır. Bush yönetiminin, ABD’nin dış yardımından kişi başına olarak en fazla yararlanan üçüncü ülke olan Ermenistan üzerinde büyük bir etkisi var. Özgürlük Meydanı’ndaki demokrasi yanlısı göstericilere karşı uygulanan şiddeti hoşgörmeyeceğini açıkça ifade eden Washington, üç ay içerisinde refaranduma gitmek için hükümet ve muhalefet arasında bir anlaşmaya varılmasını teşvik ederek, Ermeni siyasi çıkmazına bir çözüm bulunmasında arabuluculuk edebilir.

Ermenistan’ın demokratik gelişmesinde kaydedilecek bir ilerleme Dağlık Karabağ konusundaki barış görüşmelerini yeniden canlandırmaya yardımcı olabilir ve aynı zamanda Ankara’nın Kars-Gümrü sınır kapısını açmasını, Rusya ve İran’ın Güney Kafkaslardaki nüfuzunun azaltılmasını sağlayabilir.

Dahası bu, Ermenistan halkının sonunda ileriye bakmasına ve parlak bir gelecek kurmaya başlamasına yol açar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: