İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

akşam: Papazyan´ın `çile´si

‘İsa’nın Çilesi’ filmiyle tepki toplayan yönetmen Mel Gibson’ın yaşadığı zorluklar, 1922 yılında çevrilen ‘Nur Baba’ filmini hatırlattı. Bektaşiler, filmin setini basarak, aktör Papazyan’ı kovalamışlardı

Yahudiler’i kızdıran, Hıristiyanlar’ı şok eden ‘İsa’nın Çilesi’ filmi 9 Nisan’da Türkiye’de gösterime girecek. Film, tüm dünyayı sarstı. Şiddet sahneleri içeren filmi seyreden 2 kişi öldü. Filmin yönetmeni Mel Gibson ölüm tehditleri aldığını açıkladı. Yahudiler, yasaklanmasını istedi. Kuveyt’te Sünni din adamları filmin seyredilmesinin ‘günah’ olduğu fetvasını verdi. Şiiler ise bunun Yahudiler’in peygamberlere yaptığı kötülükleri göstermek için fırsat olduğunu dile getirdiler.

Tüm bu yaşananlar, dini motifler taşıyan bir filmin ne kadar zor çekildiğini ispatlayan bir olayı akıllara getirdi. İstanbul’da 1922’de Bektaşiler, ‘Nur Baba’ filminin setini basmış, aktör Vahram Papazyan’ı kovalamışlardı. Korkan aktör ikna edilemeyince, rolü rejisör oynamıştı. 82 yıl önce yaşanan olay şöyle gelişti:

Yakup Kadri’nin yazdığı ‘Nur Baba’ adlı eseri, önce AKŞAM’da tefrika edilir, ardından kitabı basılır. Olaylar bir Bektaşi tekkesi etrafında dönmektedir. Nur Baba adlı şeyh, para canlısı ve kadın düşkünüdür. Tekkeye şeyh olabilmek için önce şeyhin karısı ile evlenir, sonra Ziba adlı bir zengin kadınla ilişki kurar. Ardından da onun yeğeniyle…

Stüdyoya baskın

1922’de Kemal Film, kitap olarak basılan Nur Baba’yı film yapmak için hazırlıklara başlar. Filmin yönetmeni Muhsin Ertuğrul’dur. Eyüp’teki stüdyosunda başlanan filmde Nur Baba rolü Emin Beliğ Belli’nindir. Yardımcı erkek oyuncu rolünde de Rusya’da devlet sanatçısı olan Vahram Papazyan’dır. Bundan sonra yaşananlar konusunda Rakım Çalapala, 1 Ağustos 1944’te Yıldız Dergisi’nde şunları söylüyor: ‘Dekorlar hazırlanmış, roller dağıtılmış, çalışmalara başlanmıştı. Stüdyoda bir gürültü, patırtı koptu. Bir alay Bektaşi dervişi stüdyoya baskın yapmıştı. ‘Bektaşilik aleyhine film çeviriyorlar’ diye artistlerin üzerine bir yürüyüş yürüdüler, dekorların üzerine bir saldırış saldırdılar ki demeyin gitsin… Herkes çil yavrusu gibi bir tarafa dağıldı.’

Sevimli Rus dervişi

Baskında en çok korkanın ‘zavallı Papazyan’ olduğunu söyleyen Çalapala, stüdyodan dışarı fırlayan Rus sanatçının başına gelenleri şöyle anlatıyor: ‘Koşa koşa kaçmaya başladı. Korkusundan, arkasına bile bakmıyordu. Unkapanı’na kadar soluk soluğa geldi. Yolda bu güzel kıyafetli, sevimli yüzlü Bektaşi babasına selam veren verene idi. Kimse onun makyajla sokağa fırlamış, stüdyo baskınından kaçan bir artist olduğunu fark etmemişti. Bir faytona atlayıp evine kaçtı.’

Rolü Muhsin Ertuğrul oynadı

Bektaşi baskınının ertesi günü zabıta, stüdyoyu koruma altına aldı. Ancak aktör Vahram Papazyan’a rolü oynaması için kimse ikna edemedi. Bunun üzerine rejisör Muhsin Ertuğrul rolü kendisi oynamak zorunda kaldı. 1922’de tamamlanan film, o yıl tepkilerden çekinilerek piyasaya çıkarılmadı.

1923’te ismi değiştirilerek ‘Boğaziçi Esrarı’ adıyla gösterildi. Halkın büyük ilgisini çekti. Bir yıl önce filmi oynatmaktan kaçınan sinemacılar, şirkete teklif üstüne teklif yaptılar.

Geçmişte Bugün-Burak ARTUNER

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: