İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Karma Evlilik mi dediniz?

Karma evlilik… Hakkında ne kadar çok şey yazılıyor, ne kadar çok tartışılıyor. Herkes kendince tartışıyor. Çoğu zaman da öğretilenler, saplantılar eşliğinde yargılayıp asarak konuyu kapatıyoruz. Bir şeyi, atlıyoruz. Konumuz evlilik. İstisnalarını bir yere bırakırsak salt aşk üzerinde kurulan bir müessese. Ve bir hayatı paylaşacak kadar kararlı, kutsal bir birliktelik.

Tarihte nice aşk acıları okuduk, ayrılışlar, parçalanışlar, intiharlar. Sadece etnik, dinsel kökenli engeller değil, maddi, coğrafi onlarca engel. Sonuç aşk yaşayan, seven insanların ayrılması, mutsuzluğu, istemediği bir yaşama sürüklenmesi. Kamyon devrildikten sonrası ile ilgili yorum yapmak gibi, iş işten geçtikten sonra da konuşmak birçok insan için kolay.Artık aşık olmuş, yaşamını birleştirmeye karar vermiş iki insanı ne dinlerinin, ne etnik kökenlerinin, ne renklerinin ne de x bir şeyin aynı olmamasından dolayı hiç kimsenin kınamaya, dışlamaya hakkı yok, olamaz da… Bu en kolay ve en acımasız yol.

Ben de bir cemaat üyesi kimliğimle karma evliliği desteklemiyorum. Bu asimilasyona giden kestirme yolların belki de en kısası. Ancak farklı bir pencereden bakmaya çalışıyorum.. Eğer bu konuda bir şeyler yapılacaksa, bu gidişatın önüne geçilecekse iş işten geçtikten sonra konuşmanın, dışlamanın, yermenin bir anlamı yok. Temel konu toplumun en küçük birimi aile, ondan sonra da cemaatin diğer kurumları.

Küçük yaştan çocuğu cemaatinin okuluna göndermezsek, koro, spor gibi sosyal oluşumlara yaklaştırmazsak, kilisesini anlatamazsak, kısaca ona kendi kütürü ve kimliğini tanıma ve yaşama şansını vermezsek nasıl bir sonuç bekliyoruz? Bugün karma evliliklerin yüzdesine bakarken, hay okuluna giden çocukların, kilisesine, derneklerine düzenli gidebilen çocukların da oranlarına bakalım? 15 arkadaşından ikisi hay olan bir kızın hay bir çocukla evlenme şansı % kaçtır? Aile ve cemaat kurumları olarak mantık çerçevesinde gereken her şeyi yaptınız ve yine olmadı mı? O zaman azınlık olmanın şanssız bir sonucu olarak bunu değerlendirelim ve yine saygıyla sevginin önünde eğilip, bu sonuçtan nasıl pozitif sonuçlar çıkarabileceğimizi düşünelim. Dışlamak ve ayıplamak gibi akıl dışı yöntemler yerine, kucaklarımızı açıp yeni gelin ya da damadımıza hoş geldin diyebilelim, bu yeni aileyi kutsayabilelim.

Sonrasına gelince. Neden bir Hay genci cemaat dışından biri ile evlenince bu gence gitti gözüyle bakıyoruz da, yaşamını birleştirdiği kişiyi kazanç olarak göremiyoruz. Bugün birçok arkadaşım var. Yaşamlarını cemaat dışından kişilerle birleştirdiler. Ve bu cemaat dışından olanlar bugün Ermenice öğreniyorlar, birçok %100 hay ailesinin yapmadığını yaparak çocuklarını hay okuluna gönderiyor, Pazar günleri Badarak’a birlikte katılıyorlar. Eğer biz bu insanları dışlarsak , iste o zaman gerçekten kaybettik demektir.

Bu yazının özeti, bir cemaat üyesi olarak elbetteki karma evliliklerin çoğalmasını istemediğimizdir. O zaman bunun için gerekli olan sosyal yapılanmayı sağlamamız, kurumlarımızı gözden geçirmemiz ve aile yapımızı irdelememiz gerekir. Buna rağmen de karma evlilikler sürer. Bu azınlık olmanın doğal bir sonucudur ve bunu yadsımak da pek akıllıca değildir. Ama biz cemaat olarak üzerimize düşeni yaparsak, bu oran bugünkü kadar yüksek olmaz da yüzde 10 olur ama yine olur, olacaktır ve olmalıdır da. 21. yüzyılda içe kapalı kavimler gibi yaşayacak değiliz. Karma evlilikleri utanç olarak değil, biraz da renk ve zenginlik olarak kabul edebiliriz. Bu evliliklere bir kayıp, günah gibi değil, bu durumdan nasıl pozitif sonuçları doğurabiliriz diye bakmak gerekiyor. Dışlarsak hepten kaybederiz. Bugün cemaat içinde aktif olarak rol oynayan, başarılı karma evliliklerin ürünü olan gençler var. Ermenice konuşan, kilisesine giden, cemaatine değer yaratan.

Son söz dostlar bu konuya milliyetçi söylemleri bırakıp, kalıp düşünceleri yıkıp bakabilirsek ve konuşmak yerine çalışırsak toplumumuz için en verimli sonuçları alacağımız ortadadır. Bu sadece “karma evlilik” için değil, bugün tartıştığımız birçok konu için de izlenmesi gereken doğru yoldur.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: