İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kafkasya’da Rus nüfuzu tehlikede

Kafkasya’da Rus nüfuzu tehlikede

Eğer Ermenistan ile Türkiye arasındaki demiryolu ulaşımı sağlanacağına ilişkin duyumlar doğru çıkarsa, Kafkaslar’ın ekonomik ve siyasi durumu değişir

19/08/2003

ALEKSANDR HRAMÇİHİN

NEZAVİSİMAYA GAZETA

Ermenistan’da, Gümrü ve Türk şehri Kars arasındaki demiryolu ulaşımının yeniden başlatılması yönünde hazırlık çalışmaları yapılıyor. Bu meseleye ABD’nin Erivan Büyükelçisi John Ordway da değindi. Amerikalı diplomat, ambargonun kaldırılmasından bahsetmenin henüz erken olacağını kaydederek, Erivan ile Ankara arasındaki lişkilerin normalleşmesi ve sınırın açılması olasılığı meselelerine, ABD ve Türkiye temsilcileri arasında yapılan görüşmeler esnasında değinildiğini belirtti. Buna karşılık Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) Sınır Dairesi Başkanı Tuğgeneral Sergey Bondarev, Ermeni-Türk sınırının açılma olasılığından, Ermenistan’daki Rus sınır birimlerinin haberdar olmadığını söyledi.

Bunca soruna rağmen…
Eğer Ermenistan ile Türkiye arasındaki demiryolu ulaşımıyla ilgili duyumlar doğru çıkarsa, Kafkaslar’ın ekonomik ve siyasi durumu bundan çok etkilenecek. Bugün dünyada Ermenistan ve Türkiye gibi uzlaşmaz rakip az bulunur. Aralarındaki aykırılıkların tarihten kaynaklanan sebepleri var. Söz konusu olan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1915 yılında olanlar. Ermenilere göre bu, çağdaş tarihte düzenlenen ilk soykırım.

Bugün, Erivan’da da, Ankara’da da soykırım meselesi son derece hassas, neredeyse histerik bir tepki uyandırıyor. Ermenistan, soykırımın uluslararası kabulünü talep ediyor, Türkiye, soykırımın hiçbir zaman olmadığını iddia ederek buna karşı çıkıyor. Çünkü soykırım olayının Türkiye tarafından kabul edilmesi, otomatik olarak mali ve toprak tazminatı, yani kurbanların mirasçılarına önemli miktarda ödemelerin yapılmasını ve en kötüsü, Ağrı’yı kapsayan doğu Türkiye’yi Ermenistan’a vermesini gerektirecek. ABD, Rusya, Fransa dahil olmak üzere birtakım ülkelerin parlamentoları soykırımı tanıdı. Bu tanıma Erivan’ın sevindirirken ve Ankara’da kararlı protestolara yol açıyor.

İki ülke arasındaki ilişkileri Karabağ ihtilafı da kötü yönde etkiliyor. Türkiye, Türklerle Azerilerin etnik ve dini yakınlığı nedeniyle, bu konuda kayıtsız şartsız Azerbaycan’ı destekliyor. Ermenistan topraklarında önemli miktarda Rus askeri olmasaydı, daha 1990’lı yılların başlarında, yani Karabağ savaşının ‘sıcak’ aşamasında Türkiye yenilgiye uğratılmakta olan Azerbaycan’a yardım etmek için mutlaka Ermenistan’a doğrudan askeri müdahale yapardı. Şimdi Ermenistan’a karşı sıkı ekonomik abluka uygulanmakta. Dış dünyayla ulaşım karayoluyla İran üzerinden, havayoluyla Rusya üzerinden gerekleştiriliyor. Tabii, bu Ermenistan’ın ekonomik durumunu son derece güçleştiriyor. Fakat diğer yandan, Ermenistan Azerbaycan’ın müttefiki olan Türkiye ile bağlarını engelliyor. Bunun da ötesinde, Ermeniler bütün Dağlık Karabağ’ı ve Azerbaycan’ın bir kısmını kontrollerinde tuttukları için Azerbaycan’ın batı ve doğu kesimleri arasındaki ulaşım son derece zor.

Bütün Azerbaycan ekonomisinin dayalı olduğu ünlü Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı tehlikede. Ermeni birlikleri kuzeye, Mingeçaur baraj gölü yönünde saldırdıkları takdirde, Azerbaycan ikiye parçaya bölünmüş olacak. Böylece uzun yıllar süren ihtilaf bütün taraflar için birçok sorun yaratıyor.

Çelişkili bölge
Kafkaslar’da şu anda çok çelişkili bir durum oluşmaktadır. Üç Kafkas ülkesinden ekonomik ve siyasi reformların gerçekleştirilmesi bakımından Ermenistan en ileri olanı. Bu bağlamda diğer iki ülkeye nazaran Ermenistan,
en ‘Batılı’ sayılabilir. Birçok Batılı ülkede (özellikle ABD ve Fransa’da) çok güçlü ve oldukça etkili Ermeni diasporaları var.

Ancak son zamanlara kadar Batı’nın Yakındoğu’daki ve genel olarak Müslüman dünyasındaki ‘temsilcisi’ olan Türkiye ile sorun yüzünden Ermenistan, siyasi anlamda Batı etkisi alanı dışında kaldı, fakat sadece Kafkaslar’da değil BDT genelinde ise Rusya’nın en yakın müttefiki oldu. Galiba Batı, artık bu durumu değiştirmeye karar verdi. Gerçi son zamanlarda Türkiye tutumunu kendisi belirlemeye çalışıyor (bu özellikle Irak konusunda görüldü), bu yüzden Türkiye’nin hareketlerini Avrupa ya da ABD baskısı ve tavsiyesiyle yapıldı diye yorumlamak şart değil.

Bir Türk inisiyatifi

Ermenistan’la yakınlaşma fikri, tamamen Türk inisiyatifi. Demiryolu ulaşımının açılması, ambargonun otomatik olarak kaldırılması anlamına gelecek. Belki de her iki taraf, siyasetin ekonomi ve ilişkilere engel olmamasına karar verdi. Türk-Ermeni ekonomik ilişkileri sağlanırsa Türkiye, Ermeni pazarlarından Rusya ve İran’ı dışlar.

Geriye, Erivan ile Ankara arasında siyasi yakınlaşmanın olup olmayacağı ve Erivan’ın Moskova’dan uzaklaşıp uzaklaşmayacağı meseleleri kalıyor. Şimdi bile Ermenistan’da, Rusya’ya nazaran Türkiye ile birliğe olumlu bakanlar var. İşte o zaman Ermenistan’daki durumumuz, Türkiye’nin neredeyse
yüzyıllık geçmişi olan olayları nasıl değerlendireceğine bağlı kalacak.
(Rus gazetesi, 13 Ağustos 2003)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: