İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

yög: Ermeni kadınlar Kürt kadınları uyardı

ŞİLAN ÇİYA (MHA)

ERİVAN – Ermenistan Kadın Kurumu temsilcisi Nora Hakobyan ile kadınların yaşadığı sorunlar üzerine konuştuk. Ermenistan’da yaşanan göçün, ekonomik krizin en çok kadınları etkilediğini belirten Hakobyan, kadın kurumları arasında bir platform oluşturulduğunu, tespit ettikleri sorun ve çözüm projelerini içeren bir programı Eylül’de devlet yetkililerine sunacaklarını ifade etti.

Ermenistan Kadın Kurumu, Adalet Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışan bir sivil toplum örgütü. Kurum temsilcisi Hakobyan, “Ermenistan’da 10 yıldır kadın haklarını korumak için çalışma yürütüyoruz. Yaşamın tüm alanındaki eşitsizliğe son vermeyi, kadın ve erkeğin eşit koşullarda yaşayacağı bir sistemin yaratılmasını amaçlıyoruz” dedi.

Devletle işbirliği içinde çalışan bir platform oluştuğunu ve burada kadın kurumları, halktan ve devlet yetkililerinden temsilcilerin yer aldığını getiren Hakobyan, “Kadınların sorunlarını tespite yönelik araştırmalar yapıyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdik. Eylül’e kadar sorunlar ve çözüm önerilerini içeren bir programı devlet yetkililerine, gerekli mercilere sunacağız” diye konuştu.

Sivil toplum örgütleri desteklenmiyor

Sivil toplum örgütlerinin Ermenistan devleti tarafından yeterince desteklenmediğinden şikayetçi olan Hakobyan, “Devlet kadın kurumlarına yeterli desteği sunmadığı için birçok çalışmayı kendimiz yapmak zorunda kalıyoruz. Ama çalışmalarımızı yürütürken bizi aşan maddi zorluklar oluyor. Sivil kurumların devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor” dedi.

Reel sosyalist sistem yıkılmadan önce kadın haklarının kısmen güvence altına alındığını söyleyen Hakobyan şunları belirtti: “Sovyetler döneminde kadın şu işte, şu kadar saat çalışacak, bu kadar sene okuyacak biçiminde kararlar vardı. Kadın her çalışma sahasında erkekle birlikte çalışma hakkına sahipti. Kadınların üniversiteye kadar okuma zorunluluğu vardı, belli bir yaşta ise çalışması zorunluluktu. Reel sosyalizmin yıkılışı Kafkasya’da en fazla kadını etkiledi. İşsiz kalan, ekonomik sıkıntılardan dolayı okuyamayan ve yaşam alanı daraltılan kadın oldu.”

Ermenistan’da ekonomik nedenlerden ötürü yaşanan göçe de dikkat çeken Hakobyan, “Ermenistan’da dışarıya giden daha çok erkekler. Kadınlar ise çocuklarıyla baş başa kalıp, tarlada çalışmak, evi geçindirmek, çocuklarına bakmak zorunda kalıyor. Kadınlar özellikle de köylerde ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Hastanelerde doğum yapamayıp düşük yapan, doğumda ölen kadın sayısı yüksek” dedi. Bu konudaki istatistikleri de veren Hakobyan şunları belirtti: “1997 yılında tek başına yaşamak zorunda kalan kadınların oranı yüzde 4.5 iken, 1999 yılında yüzde 8.2’ye yükseldi. Aynı zamanda hastane dışında gerçekleşen doğum oranı yüzde 10.7’den, yüzde 15.3’e ulaşmış. Toplumda işsiz kadınların sayısı ise yüzde 70.”

Geri düzey kadına reva görülüyor

Ermenistan’da da erkek egemen sistemin varlığına dikkat çeken Hakobyan, “Ermenistan’da kadın yaşamın tüm alanlarında ikinci planda, eşit olmayan koşullarda varlığını sürdürüyor. En çok çalışan kadındır. Ancak toplumun en yoksul kesimi de kadındır. En sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi veren kadındır” diye konuştu.

Siyasette kadın renginin olmadığını vurgulayan Hakobyan, “Parlamentoda, devlet dairelerinde kadın sayısı çok az. Kadın siyasette yer almak istese de dezavantajları çok fazla. Sistem, toplumsal değer yargıları, kadının ekonomik bir güce sahip olmaması, dolayısıyla aynı kulvarda eksik silahlarla koşması gibi birçok neden bunda etkili oluyor” diye konuştu.

Kürt kadınları kurumlaşmalı

Hakobyan, Ermenistan’da yaşayan Kürt, Asuri, Ukraynalı gibi çeşitli halklardan kadınların da Ermeni kadınların yaşadıklarına benzer sorunlar içinde olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Ermenistan’daki en büyük azınlık olan Kürt halkı için yaşam koşulları daha zor. Kürtler, ağırlıklı olarak köylerde yaşıyor. Tüm hayatını köyde geçirmeye mahkum edilen Kürt kadınının yaşadığı sorunlar daha katmerli.”

Bu noktada kurumlaşmanın ve hak mücadelesini büyütmenin önemine dikkat çeken Hakobyan, “Kürt kadınları daha fazla örgütlenmeli, kurumlaşmalı, dernek kurmalı, gazete çıkarmalı. Devletin yasalarında azınlık halkların parlamentoya girmesini öngören bir kanun yok belki, ama bunu da istemeli. Hiçbir şey kendiliğinden olmayacaktır. Kürt kadınları kendi hakları istemeli, talep etmeli” diye konuştu. Tüm halklardan kadınlar için hak mücadelesi içine girme ve güç birliği yapmanın önemli olduğunu belirten Hakobyan, “Tarihte de kadın hep kendi mücadelesiyle bir yerlere gelmiştir. Kadın ancak kendi haklarını isteyerek özgürlüğünü elde edebilir” dedi. Kadının birçok devrim hareketlerinde yer aldığını, mücadele ettiğini ancak özgürlüğünü kazanamadığını hatırlatan Hakobyan, “Kürt kadını da kendi özgürlüğü için mücadelesinin en önünde yer alıyor. Bu tehlikeye düşmemesi için cins mücadelesini büyütmesi gerekiyor” diye konuştu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: