İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

şalom: Mel Gibson, ilahi adalete mi soyundu?

Mel Gibson’un hem yönetmenliğini hem de yapımcılığını yaptığı “The Passion” (Tutku) adlı film, gösterime girmesine aylar kala, tartışmaları da beraberinde getirdi.

İsa’nın ölümünde Yahudilerin suçlu olduğuna inanan gelenekçi Katolik bir aileye mensup Mel Gibson, bu film girişimi ile Amerikan akademisini karşısına aldı.

Yaklaşık 35 trilyon liraya mal olan filmde İsa’yı Jim Caviezel canlandırıyor. Filmin çekimleri Kanada’daki Cinecıtta Stüdyolarında ve İtalya’nın Matera’da çekildi. Filmin gerçekçiliğini arttırmak için filmde Aramca ve Latince dilleri kullanıldı.

Oldukça iddialı bir çıkış yapacak olan filmde İsa’nın ölümüne dair gerçeklerin fark edileceği savunuluyor. Amerikan medyasında ağır eleştirilere maruz kalan “The Passion”, antisemit öğeler içeriyor. Katolik ve Yahudi akademisyenlerden oluşan bir komite filmle ilgili uzun bir rapor hazırladı. Rapora göre Katolik öğretisi hakkında yeterince bilgisi olmayan izleyiciler için, film Yahudi düşmanlığını körükler nitelikte.

Filmin antisemit nitelikte olduğunu reddeden Mel Gibson “Film sadece gerçeklerden bahsediyor. Bir suçlu arayanlar, öncelikle kendilerine ve kendi kabahatlerine baksınlar” şeklinde konuştu.

Mel Gibson’un aşırı muhafazakar babası Hutton Gibson hem antisemit, hem de Holokost inkarcısı bir profil çiziyor. Açıkça ölüm kamplarının varlığını reddeden Hutton Gibson, aynı zamanda 11 Eylül olaylarının El Kaide tarafından değil, uzaktan kumanda sisteminin uçakları çarpıştırıldığını iddia ediyor.

Mel Gibson ve babasının bağlı bulunduğu Roman Katolik Kilisesi, Papa’nın 1965 yılında İsa’nın ölümünden Yahudilerin sorumlu olmadığına dair açıklamasını reddediyor. Bu tür görüşlere sahip, gelenekçi bir Katolik olan Mel Gibson’un, İsa’nın son 12 gününe ait bir filmde ne kadar tarafsız olabileceği büyük bir tartışma konusu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: