İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Lraper: Balat Kilisesi´nde İbadete Devam

9 Kasım Cumartesi sabahı Balat Srpots Hreşdagabedats Ermeni Kilisesi’nin isim günü Patrik Mesrob II Hazretlerinin riyaset ettiği görkemli bir törenle kutlandı.

Törene Episkopos Aram Ateşyan başkanlığındaki Ruhani Kurul üyeleri katıldılar. İlahiler Kıdemli Peder Hovhan İstanbulyan’ın yönetiminde bir grup kâhin tarafından seslendirildi. Surp Badarak’ı Peder Yeğya Kervancıyan sunarken, Rab’bin Sofrası’na Peder Goryun Fenerciyan ve Peder Drtad Uzunyan hizmet ettiler. Gazetelere ilan verilmemiş olmasına rağmen değişik semtlerden yaklaşık altmış cemaat üyesi dualara katıldılar.

“Melekler Bayramı”

Surp Badarak’ın sonunda konuşan Patrik Hazretleri, ilk önce Srpots Hreşdagabedats yortusunun anlam ve önemine değinen açıklamalarda bulundu. Kutsal Kitab’a göre melekler bedensiz varlıklardır, akılları ve özgür iradeleri bulunan, cinsiyetsiz, ölümsüz, varoluş nedeni Tanrı’ya hizmet olan varlıklardır. Kilise Babaları’na göre, nurdan oluşan melekler yaratılışın ilk gününde ışıkla birlikte yaratılmış olup, kendilerine Tanrı tarafından insanı kollama görevi verilmiştir. Melekler aynı zamanda Tanrı’nın elçileridir ve Tanrı’nin iradesini insanlara bildirdikleri de olmuştur. Kutsal Kitap’ta adı geçen iki başmelekten de bahseden Ruhani Reisimiz, bunların İsa Mesih’in doğacağını müjdeleyen Başmelek Gavriel (Gabriel>Kapriel>Cebrail) ile Vahiy kitabında kötü güçlere karşı savaşacağından bahsedilen Başmelek Mikayel olduğunu söyledi. Aziz Dionisios’un dokuz sınıf melek olduğunu öğrettiğine dikkat çeken Ruhani Reisimiz, meleklerden Tanrı’ya itaat ve insanlara yardım öğrendiğimizi söyledi.

Ruh’ta ve Gerçekte İbadet
Konuşmasının ikinci bölümünü ibadet konusuna ayıran Patrik Hazretleri şöyle dedi: “Kilisenin bir numaralı görevi, aynı meleklerin yaptığı gibi, Tanrı’ya ibadet etmek, O’nu yüceltmek, O’nun harika işlerini överek ikrar etmektir. İbadet, Ruh’ta ve gerçekte olmalıdır. İtaat ruhu olmayan ve yüreğinin en derin yerinde “Kez Dyarnıt hantsın yeğitsuk!” (Sana, Rabbimiz’e teslim oluyoruz!” demeyen, Tanrı’nın rablığını, egemenliğini, Hayat’ın Rab’bi olduğunu kabul etmeyen kişi ibadet de edemez. Kilise’nin iki numaralı görevi ise öğretmektir – Tanrı sözünü öğretmek. Ruh’ta ve gerçekte ibadet ile doğru öğreti birbirini tamamlarlar.”

Balat Kilisesi’nde yıllardan beri her türlü telkine rağmen engellenemeyen ve dinimizle ilgisi bile olmayan uygulamalara da üzülerek değinen Patrik Hazretleri, Patrikliğin artık bu gibi dindışı şeyleri kesinlikle önlemeye kararlı olduğunu bir kez daha belirtti. Mabedde yemek yemek, içki içmek, döşekler getirerek yerlerde yatmak; düzensiz ve garip şekillere girerek, titreyerek, ayılıp-bayılarak sözde ibadet etmek; hayvan uzuvlarını keserek kilisede veya avlularında kan akıtmak; yetkili ve rütbeli din görevlisi olmadan içten edilen şahsi dualar dışında, yüksek sesle dua etmek, ve benzeri cüretkarlıkların kesinlikle önlenmesi gerektiğini söyleyen Ruhani Reisimiz, “Bu gibi görüntülerin 2000 yıllık Kilisemiz’in mabedlerinde yeri yoktur, bir daha görecek olursam bu kilisenin Türkiye’deki bir numaralı hizmetkarı olarak sivil ya da ruhani ilgilileri sorumlu tutacağımdan, gereken müeyyideleri anında alacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın” dedi. Ruhani Reisimiz, “Batıl inançlar, falcılık, büyücülük, kurşunculuk, incik-boncuklar, sözde uğurlu olduğuna inanılan kurutulmuş hayvan uzuvları insan onuruna yakışmayan şeylerdir. Sizleri önlerinde dize getirmeye çalışan, sözde tövbe ayinleri düzenleyen, kendilerinde peygamberlik olduğunu ileri süren, şifa vermek içinde ellerinde özel ruhani enerji olduğunu iddia eden yerli ve yabancı düzenbazlara inanmayınız, itibar etmeyiniz. İnancınız ve ibadetiniz temiz olsun. Tanrı’ya makbul olsun. İnanç dünyanızın temeli Tanrı’nın Kutsal Kitab’ı ve 2000 yıllık Kiliseniz olmalıdır” diyerek sözlerine söz verirken, herkesin Kutsal Kitap okuyarak aydınlanmasını ve bereket almasını diledi.


Tören bittikten sonra, Patrik Hazretleri, Ruhani Kurul üyeleriyle birlikte Balat Kilisesi’nin yan şapellerini, ayazmasını ve diğer bölümlerini tek tek gezerek teftiş etti. Kiliseden ayrılmadan önce de avludaki kilise üyeleriyle ve çocuklarla bir süre sohbet etti.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: