İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

D’Estaing: Türkiye’nin üyeliği Avrupa Birliği’nin sonu olur

AB’nin geleceğini şekillendirecek olan Avrupa Kurultayı’nın Başkanı D’Estaing, Türkiye’nin üyeliğinin AB’nin sonu olacağını öne sürdü. AB Komis-yonu, ‘Türkiye’nin adaylığını tartışmaya açtırmayız.’ derken, Ankara bu görüşlerin AB’yi yaralayacağını açıkladı.

Geçtiğimiz hafta Papa 2. John Paul ile görüşmesinde AB Anayasası’na Hıristiyanlığa atıfta bulunan ibarelerin gireceği sözü veren Avrupa Kurultayı Başkanı Valery Giscard D’Estang, Türkiye’nin üyeliğinin Avrupa Birliği’nin sonu olacağını öne sürdü. D’Estang’e sert tepki gösteren AB Komisyonu, ‘Türkiye’nin adaylığını tartışmaya açtırmayız.’ açıklamasını yaptı. Türkiye aleyhtarı görüşleriyle bilinen Fransa eski Cumhurbaşkanı D’Esting Fransız Le Monde gazetesine verdiği demeçte Türkiye’nin bir Avrupa ülkesi olmadığını, Brüksel’de Türkiye’nin adaylığını destekleyenlerin AB’nin düşmanları olduğunu öne sürdü. Türkiye’ye adaylık statüsünü veren 1999’daki Helsinki Zirvesi kararlarına da şiddetle karşı çıkan D’Estaing, Türkiye’nin bir gün AB’ye üye olması durumunda birliğin sonunun geleceğini iddia etti.

‘Yüzde 95’i Avrupa dışında’

Ülkenin başkentinin Avrupa kıtası dışında halkının yüzde 95’inin başka bir kıtada yaşadığını söyleyen D’Estaing, “Türkiye Avrupalı değildir.” dedi. D’Estaing, Türkiye’nin AB’ye üyeliği halinde nüfus bakımından en büyük AB üyesi olacağını ve Avrupa Parlamentosu’nda en fazla sandalyeye sahip ülke konumuna geleceğini belirtti. “Türkiye ile üyelik müzakerelerine başladığımızın ertesi günü Fas da üyelik için başvurur. Fas Kralı zaten uzun zamandır bunu söylüyor.” diyen D’Estaing, AB’nin Türkiye ile, üyelik yerine Ukrayna ile yaptığı gibi özel bir ortaklık anlaşması yapması gerektiğini savundu. Gözlemciler, D’Estaing’in “Türkiye’nin adaylığını destekleyenler AB’nin düşmanıdır.” sözüyle özellikle ABD’yi işaret ettiğini savunuyor.

D’Estaing’in açıklamaları devam etmekte olan kurultay toplantısına bomba gibi düştü. Tepkilerden çekinen D’Estaing basın toplantısını iptal ederken, D’Estaing’in açıklamalarına Avrupa Komisyonu ve dönem başkanı Danimarka sert tepki gösterdi.

Komisyon’un genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen’in sözcüsü Jean–Christophe Filori, D’Estaing’in Le Monde’da çıkan yorumlarının “şahsi kanaatleri” olduğunu ve Komisyon ya da Konsey’in Türkiye’nin adaylığını hiçbir şekilde sorgulamadıklarını aksine adaylığın ülke için çok yararlı olduğunu düşündüklerini belirtti. Türkiye’nin adaylığına ilişkin 1999’daki Helsinki Zirvesi’nde katılım öncesi stratejisinin tespit edildiğine dikkat çeken Filori, “Şimdiye kadar bu strateji gayet iyi çalıştı. Özellikle idam cezasının kaldırılması, Türkçenin dışındaki dillerde eğitim ve yayın hakkının verilmesi stratejinin ne kadar iyi çalıştığını gösteriyor.” dedi.

D’Estang, Papa’ya söz verdi

Bu arada D’Estaing’in Papa II. John Paul’e AB Anayasası’na Hıristiyanlığa ait atıfların gireceği konusunda söz verdiği bildiriliyor. Basına yansıyan haberlerde D’Estaing’in görüşme sırasında Papa’ya hazırlanmakta olan Anayasa’ya Hıristiyanlığa ait doğrudan atıfların yer alacağına dair söz verdiği belirtilirken, atfın ne şekilde olacağı konusunda ayrıntı bulunmuyor. Görüşmede Papa’nın D’Estaing’e “Eğer Anayasa’da Allah’ın yeri belirtilmezse bu çok büyük tehlikelere yol açar.” dediği kaydediliyor.

Hıristiyanlığa ait bir atfın ayrımcı olacağına işaret eden gözlemciler, metinde muhtemelen Hıristiyanlıkla ilgili referanslar yerine her dinde bulunan “manevi ve ahlaki değerler” türü bir cümlenin yer alacağını söylüyor. 28 Ekim’de ilk taslağı açıklanan Anayasa metninin son hali 2003 yılı ortalarında şekillenmeye başlayacak. Kurultay’a Türkiye’nin de yer aldığı 28 ülkeden 105 delege katılıyor.

Prodi: Üyeliğe engel değil

Bu arada, son günlerde Türkiye’ye ilişkin çelişkili açıklamaları ile gündeme gelen AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi de İspanyol El Pais gazetesine verdiği demeçte Hıristiyanlığın AB Anayasası’na sokulması düşüncesinin var olmasına karşın, Hıristiyan olmayan ülkelerin birliğe girmesinde engel oluşturmadığını söyledi. Prodi, gelecekte Türkiye’nin AB’ye üye olup olmayacağı şeklindeki bir soruya ise “Bilmiyorum.” cevabı verdi.

Selçuk Gültaşlı / Brüksel

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: