İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Radikal: Kilisesiz cemaat

Türkiye’deki çok sayıda kilise, benzer gerekçelerden dolayı kapatılma tehdidi altında.


AHMET ŞIK

İSTANBUl- İskenderun’da faaliyet gösteren Protestan İncil Kilisesi, haziran ayında ‘din, mezhep, tarikat ayrımcılığını körüklediği, dini ve milli duygulara zarar verdiği ve toplumda infial yarattığı’ gerekçesiyle kapatıldı. Hatay Emniyet Müdürlüğü’nün, yasadışı eğitim-öğretim verildiği ve İmar Kanunu’na aykırı hareket edildiğini ileri sürerek aldığı bu kapatma kararıyla İskenderun’deki 100 kişilik cemaat kilisesiz kaldı.

‘Hâkim ‘Yapın’ dedi’

Sahip oldukları Osmanlı döneminden kalma kiliselerinin okul yapma gerekçesiyle istimlak edildikten sonra 1970’te yıkıldığını belirten kilisenin emektar papazı Yusuf Yasmin “İnancımıza göre bize ait bir kilise olması gerekiyor. Ama 25 yıl boyunca Ermeni kilisesinde misafir
olarak ibadet ettik. Bu arada kilisemizle ilgili dava da açmıştık. Defalarca kazanmamıza karşın Ankara’da üst mahkemede bozuldu karar. Nihayetinde hâkim bize, ‘Böyle olmayacak siz en iyisi bir yer alın ve kilise yapın’ dedi. Biz de öyle yaptık” dedi.

İşyeri kilise oldu

1963’ten bu yana İskenderun’da toplanan Protestan kilisesi cemaati 1995’te kendi imkânlarıyla Piri Reis semtinde bir apartmanın zemin katını satın alarak kiliseye çevirdi. Yasmin’in konuyla ilgili Antakya Valiliği’ne gönderdiği bilgilendirme yazısına üç yıl boyunca yanıt verilmedi. Cemaat, 1998’e dek ibadetlerini rahatça yaparken Antakya Valiliği’nden gönderilen bir yazıda, kilise olarak kullanılan yerin Kat Mülkiyeti Kanunu’ na tabi olduğu ve bu nedenle komşuların noter tasdikli onayı alınmadan kilise olarak kullanılamayacağı belirtildi.

Komşularıyla konuşan Yasmin hiç bir sorunla karşılaşmadan istenilen evrakı toplayarak valiliğe gönderdi. Bu yılın 14 Haziranı’nda ise Hatay Emniyet Müdürlüğü kiliseyi kapatma kararı aldı.

Kilisenin İmar Kanunu’na aykırı olduğu ve eğitim verildiği de belirtilen karar yazısında, “İbadet yerlerinin açılışıyla ilgili olarak yasalarımızda mabet yapımı ve kullanımıyla ilgili bir hüküm bulunmadığı ancak 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre ibadet yerlerinin gelişigüzel yerlere yapılmasının mümkün olmadığı belirtildi. Karar yazısında, kilise olarak kullanılan yerin işyeri olarak kayıtlı olduğu ve kilisede eğitim verildiği belirtilerek, “Yukarıda sayılan nedenler din, mezhep, tarikat ayrımcılığını körükleyeceği, dini ve milli duygulara zarar vereceği ve toplumda infial yaratacağından 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesi gereğince kilisenizin kapatılmasına karar verilmiştir” denildi.

‘Biz de Türküz’

Ancak Yasmin, kilisede sadece ibadet yapıldığını belirterek şunları söyledi: “Eğitim dedikleri ise çocuklarımıza dini kurallarımızı öğrettiklerimizden ibaret. Çocuklarımıza temel dini kurallarımızı da öğretiyoruz. Okul faaliyeti de yapmıyoruz. Yedi yıldır bu yapılıyor ve hiç şikâyet olmadı. Bizim zaten kilisemiz vardı burada. Yani Müslüman mahallesinde salyangoz satmadık. Kilisemizi istimlak
edin diye biz mi söyledik, gelip yıktılar. O zaman bize kilisemizi geri versinler.”

Kilisemiz olmadığı için vaftizleri, düğünleri erteliyoruz. Cenazemiz olsa ne yapacağız bilmiyoruz. Biz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Askerlik yapıyoruz, vergi veriyoruz. Lütfen herkesin dinine saygılı olunsun” dedi.

Avukat Cengiz: Türkiye ceza alır

Yurt çapındaki birçok kiliseye benzer tebligatlar yapıldığını belirten Türk Protestan Kiliseleri Birliği Hukuk Danışmanı Orhan Kemal Cengiz kapatma kararına karşı, “Anayasal dini ibadet özgürlüklerinin engellendiği” gerekçesiyle yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtı.

Türkiye’de gayrimüslimlerin dini ibadet yerlerine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığını belirten Cengiz, “Bir kilisenin nasıl kurulacağı yasalarda belirtilmemiş. Kapatma kanununa gerekçe gösterilen İmar Kanunu cami yapılacak yerleri düzenler. Bu hükmün kıyas yoluyla kiliseler için de uygulanabileceği kabul edilse bile, müftüden izin alınmasının Hıristiyanlar için geçerli olamayacağı açıktır. Böylesi bir uygulama bir dini başka bir din üzerinde otorite olarak kabul etmek anlamına gelecektir ki; bu da Anayasa’ya ve Lozan Anlaşması’na aykırıdır” dedi.

Kapatma kararının AİHM’de Türkiye’nin mahkûm olmasına neden olacağını belirten Cengiz, “Bulgaristan ve Yunanistan’ın Müslüman azınlıklara yönelik tutum ve davranışları nedeniyle mahkûm oldukları bir dizi dava bu açıdan oldukça fikir vericidir” diye konuştu.

Yorumlar kapatıldı.