İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Melih Aşık: Peki sinagog nereden çıktı..?

Yazının tamamı şöyle.

Salkım Hanımın Taneleri filminin senaryo yazarı Etyen Mahçupyan:
– Filmdeki Yahudileri neden Ermeni yaptınız?"
sorusuna,
– Yahudi cemaati sinagogda çekim izni vermeyince
Yahudileri mecburen Ermeni yaptık, demişti…
Peki "sinagogda çekim" zorunluğu
nereden çıktı?
Romanı tekrar okuyunca ilk akla gelen soru bu
oluyor?
Çünkü romanda sinagog ve Yahudi mezarlığından
bahis yok…
Filmin kahramanlarından Musevi Nora (Hülya Avşar),
Balıklı Rum Hastanesinde ölüyor ve ortadoks ayiniyle toprağa veriliyor…
O bölümü kitabın 160’ıncı sayfasından
okuyalım:
"Nora’yı Ortodoks Merasimi ile gömdüler
… Musa’nın kollarına atılmak isteyen inançlı Yahudi kızı, İsa’nın
ellerine teslim edildi…"
Varlık Vergisi üzerine araştırmalar yapan
"Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları" adlı kitabın yazarı
Doçent Ayhan Aktar 1999’da Radikal’de yazdığı yazıda diyor ki:
"Eğer Nora’nın cenazesi romana uygun
olarak filme çekilmek isteniyorsa, izin için Yahudi cemaatine değil Rum
cemaatine başvurulması gerekiyordu!"
Sayın Aktar’ın yazısından bir bölüm daha:
– Filmde azınlıklardan bir tek Musevi Moiz var,
hiç Rum yok! Bu işlerden hiç anlamayan birisi, filmi görüp kolayca "Bu
vergi Ermenileri ezmek için çıkarılmış herhalde" sonucuna
varabilir…
Sayın okurlar… "Film romana birebir uymak
zorunda değil.. Yönetmen ve senarist romanı yorumlamakta özgürdür…
Tarihimizle yüzleşmeliyiz" gibi görüş ve düşüncelere katılıyoruz.
Gerçekleri tarihin mezarlığından çıkartalım, geçmişimizle yüzleşelim.
Ama bu filmin gerçeklerle ilgisi yok. Senaryo belli bir maksada yönelik olarak
kafadan yazılmış. Konu saptırılmış. Elbette tarihimizle yüzleşelim. Ama
ortada tarih yok. Düzmece bir senaryo var… Önce bunu görelim…

Yorumlar kapatıldı.