İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hürriyet: ´Demir kilise´ Haliç’e kayıyor

19. yüzyılın sonlarında Viyana’da prefabrike olarak üretildikten sonra Haliç kıyısına monte edilen ve ”demir kilise” olarak da adlandırılan tarihi Sveti Stefan Bulgar Kilisesi, Haliç’e kayıyor.

Kilise hakkında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Yüksek Mühendis Mimar Prof. Dr. Mete Tapan ile Yüksek Mimar Hasan Kuruyazıcı tarafından inceleme yapılarak ”Bir YapıMonografisi” isimli kitap hazırlandı.

Çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Mete Tapan, mimarlık tarihi açısından öneminin yanı sıra prefabrikasyon teknolojisinin ilk örneklerinden biri olması nedeniyle büyük önem taşıyan ve 1898 yılında hizmete açılan kilisenin İstanbul’un mimari mirası açısından korunması gereken çok önemli bir yapı olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Tapan, incelemeleriyle ilgili olarak şunları söyledi:

”Binanın çevresinde ve özellikle kazıklara oturmayan bölümlerinde Haliç’e doğru büyük bir kayma söz konusu. Dolayısıyla bunun zemin açısından sağlıklı duruma getirilmesi lazım. Gerekli enjeksiyonların yapılması lazım. Bu bina artık bundan sonra kaymamalıdır. Bunun çarelerinin aranması lazım.”

Kaymaların üst yapıyı da etkilediğini, kilisenin batı ve doğu cephesinde yırtılmalar olduğunu, bu çatlak ve yırtılmaların 2-3 santime ulaştığını anlatan Prof. Dr. Tapan, ”Bu binanın deneyim sahibi uzmanlar tarafından en kısa sürede onarılması lazım. Bu İstanbul’un kültür mirası açısından çok önemli” dedi.

Bölgenin deprem bölgesi olduğunu ve küçük yer sarsıntılarının bile binayı etkilediğini anlatan Prof. Dr. Tapan, büyük tonajlı kamyonların da buradan geçirilmemesi gerektiğini kaydetti.

KİLİSENİN ONARIMI

Bulgar Ortodoks Kiliseleri Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Georgi Kostandov da, kilisenin onarımının Türk ve Bulgar kültür bakanlıkları arasında imzalanan işbirliği anlaşması çerçevesinde yapılmasını istediklerini belirterek, ancak gerekli izinlerin verilmesi için yaptıkları başvuruya bir yıldır yanıt alamadıklarını söyledi.

Bu anlaşmaya işlerlik kazandırılmasını isteyen Kostandov, Bulgar cemaatinin İstanbul’da bu binayı restore edecek maddi imkanlarının bulunmadığını, ancak Bulgar hükümetinin buranın restorasyonu için maddi destek sağlayacağını belirtti.

Asıl sorunun burada yaşandığını anlatan Kostandov, vakıfların mevcut mevzuatları çerçevesinde yurtdışından teknik ve parasal yardım almalarının izne bağlı olduğunu belirterek, bu iznin kendilerine verilmesi halinde restorasyon sorunun çözümlenebileceğini kaydetti. (aa)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: