İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Barış İçinde Yaşamak İstiyoruz’

Çanakkale’ye bağlı Gökçeada ilçesinde, 1. Yeşil Balkan Ağı atölye çalışmaları kapsamında gerçekleşen toplantıda Rum asıllı Türk vatandaşı Yorgo Zarbozan “Barış içinde yaşamak istiyoruz” dedi.

Ege’ye dostluk ağı attılar

Geçtiğimiz yıl oluşturulan ve Balkan ülkelerinde yaşayan çevre ve ekolojik denge ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının kurduğu “Yeşil Balkan Ağı Topluluğu” Gökçeada’da yaşayan Rum asıllı Türk vatandaşları ile görüşüp, karşılıklı fikir alışverişinde bulundu.

MHP’li Belediye Başkanı da katıldı

Yeşil Balkan Ağı Topluluğu dün (17.06.2001) öğle saatlerinde Kefaloz Koyu’ndan teknelerle denize açılarak, Ege’de barışı, kardeşliği ve dostluğu pekiştirmesi için suya yeşil renkli balık ağı bıraktı. Etkinliğe adanın Milliyetçi Hareket Partili (MHP) Belediye Başkanı Halil Akgün de katıldı.

“Yunancayı sokaklarda konuşamıyorduk”

Adanın Tepeköy’ünde restoran işleten Rum asıllı Türk vatandaşı Yorgo Zarbozan (67), Ege’deki barışa ilişkin sözlerinde, faturayı siyasetçilere çıkardi. Zarbozan, 10-50 yıl önce Yunanca’yı sokaklarda konuşamadıklarını hatırlatarak, şöyle konuştu.

*Şimdi böyle bir şey söz konusu değil. İstanbul’da sokaklarda dolaşırken, Yunanca konuştuğumuzu görenler yanımıza yaklaşıp bizlerle sohbet ediyorlar.

*17 Ağustos felaketi ardından Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan barış rüzgarının devam etmesini istiyorum. Bizler barış içinde yaşamaya devam etmek istiyoruz.

Siyasetçileri bir sandala koyup..

*Bu konuyu espri ile anlatmak istiyorum. Her iki ülkenin de sivil politikacılarını bir kayığa koyup Ege denizine götüreceksiniz. Burada kayığı suyun 5 metre dibine batırıp anlaşıyor musunuz, anlaşmıyor musunuz diye soracaksınız. Eğer anlaşmıyoruz derlerse bu kez kayığı on metre dibe batırıp yeniden soracaksınız. Anlaşmayı kabul edene kadar bunu sürdüreceksiniz. Çünkü bizler barış içinde yaşamak istiyoruz.

“Ahmet de Mehmet de bilsin!”

*Kısa bir süre önce tekrar doğup büyüdüğüm topraklara döndüm. Bizler doğduğumuz topraklarda yaşamalıyız. Daha önce buradan göç eden diğer arkadaşlarıma da çağrıda bulunarak, tekrar adaya gelmelerini, yatırım yapmalarını istedim.

*Bugün Yorgo bilsin ki, Türkiye’de yaşarken Türkiyelidir. Burada Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunlarına uymak zorundadır. Aynı zamanda Ahmet ve Mehmet de bilmelidir ki, Yorgo Türkiye Cumhuriyet vatandaşıdır.

“Potansiyel suçlu görmek yanlış”

*Onu potansiyel suçlu gibi görmek yanlıştır. Birlik ve beraberlik içinde uyum halinde olunduğu takdirde, bu barış ortamı sürer.

Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gertrude Durusoy , “Avrupa Diller Yılında Balkanların Dil Mozağiyi”, İstanbul Üniversitesinden Gediz Akdeniz “Smülasyon ve Bir Balkan Ütopyası”, Şair Neşe Yaşın , “Bölünmeyi aşmak: Kıbrıs’ta Yurttaş Diplomasisi” Sinemacı Enis Rıza ‘da “Balkanlarda çok kültürlülük ve belgeseller” konularında bilgiler verdiler.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: