İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Sözde’

İsmet Berkan

Radikal’in internet sitesini izliyor musunuz, bilmiyorum. Ben herkese tavsiye ediyorum. Sanıyorum, Radikal’in internet gazeteciliğine getirdiği en büyük yeniliklerin başında, okuyucuların istedikleri her haber ya da yorumla ilgili kendi görüşlerini de web sitemize yazabilmeleri geliyor. Bu okur görüşleri biz Radikal çalışanları için çok önemli. Bir anlamda buradan okurlarımızın nabzını tutmuş, onların düşünce ve eğilimlerini öğrenmiş oluyoruz.
Önceki gün Radikal’in manşet haberi, Ermeni asıllı bir Amerikan vatandaşının 6 yıldır yaşadığı ve bir kilim dükkânı işlettiği Van’da bir otel satın aldıktan sonra başına gelenlerle ilgiliydi.

Viktor Bedoyan isimli girişimci, satın aldığı iki yıldızlı bir oteli, kendi iddiasına göre 1 milyon dolar harcayarak elden geçirmiş, yenilemiş ve ismini de Vartan olarak değiştirdikten sonra Turizm Bakanlığı’ndan işletme belgesi istemişti. Bakanlık önce otele iki yıldızlı turistik işletme belgesini vermiş, sonra da belgeyi herhangi bir gerekçe göstermeden iptal etmişti.

Radikal’i her gün okuyanlar belki fark etmiştir, biz gazetemizde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili haberlerde, resmi söylemde sık sık kullanılan ‘sözde’ sıfatını hiç kullanmıyoruz. 1915 ile 1923 arasında yaşanan olayların soykırım olup olmadığı zaten tartışılan bir konu. Bunu ‘sözde’ sıfatıyla birlikte görmek, üstelik ‘sözde Ermeni soykırımı iddiası’ diyerek çift dikiş gitmek, bizce pek anlamlı değil. Üstelik, soykırım gibi çok ciddi bir konunun ‘sözde’ mi, yoksa ‘gerçek’ mi olduğuna karar vermenin gazetelerin işi olmadığını düşünüyoruz, evrensel gazetecilik ilkeleri bize bunu söylüyor.

Şimdi bu ‘sözde’ kelimesiyle ilgili minik açıklamayı yaptıktan sonra Van’daki otel vakasına geri dönebilirim. Radikal, haberi ‘Sözde otele baskın’ başlığıyla verdi. Yapmak istediğimiz, bir ironiydi. Evet, masum, küçük bir ironi. Turizm Bakanlığı’nın işletme belgesini iptal etmesini eleştirmekti amacımız.

Ama gelin görün ki, Radikal.com.tr adresine yazılan okur görüşleri, bizim bu ironimizin hiçbir biçimde anlaşılmadığını, hatta anlaşılmamanın da ötesinde yanlış anlaşıldığını gösteriyor. Radikal’i ırkçılıkla suçlayanlar mı istersiniz, Radikal okuduğu için utanç duyduğunu söyleyenler mi, Radikal’i ‘Sözde Radikal’ diye niteleyenler mi, beni (en hafif deyimle) kınayanlar mı…

Ben, internet sitesinde bunları okuduktan sonra kendi kendime çeşitli dersler çıkardım. İlk dersi söyleyeyim: Bundan sonra ironi yok. Eğer yapacaksak bile bunu göstere göstere yapacağız.
Çünkü en kötüsü yanlış anlaşılmak.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: