İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kimseye Etmem Şikayet….

KİMSEYE ETMEM ŞİKAYET AĞLARIM BEN HALİME
TİTRERİM MÜCRİM GİBİ BAKTIKÇA İSTİKBALİME

Bugünlerde Kemani Sarkis Efendinin başlıktaki şarkısına takıldım. İçimden hep onu söylemek geliyor, onu mırıldanıyorum. Takıntı bu, elimde değil, atamıyorum da. Şarkıyı sizde bilirsiniz. Güzel bir şarkı. Sözleri de güzel müziği de. “ Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime. Titrerim mücrim (suçlu) gibi baktıkça istikbalime.”

Kimi zaman unutur gibiyim. Bazen de düşündüklerim, işittiklerim takıntımı çoğaltıyor.

Yakında seçimler var. Her şey belirsiz , toplum alabildiğine ilgisiz, bilgisiz . Kime sorarsanız aynı yaklaşım, aynı yanıt. İnsanlarımız “bana ne” noktasında birleşmiş. 300 kişilik elit bir grubun oluşturduğu sanal tartışma forumunda ısrarla gündeme taşımamıza karşın, seçimlere ilgi duyanların, konu hakkında bir şeyler söylemek isteyenlerin sayısı 3-5 kişiyi geçmiyor. Şöyle bir çevrenize bakın gençlere sorun. Yönetimlerin nasıl oluştuğundan haberleri olmayanlar bile var. 50 yıldır süregelen “ben atar-seçer, ben yönetirim” mantığı bu sonucu doğurdu. Bu sonuç şimdilerde “ insanlarımız nötrleşti” sözcükleriyle tanımlanıyor. Ne yazık ki görünen resim bu hale geldi. Bu seçimlerde de değişen bir şey yok. Atamalar yapıldı. Listeler tamamlanmak üzere. Toplum mu? Rahatına baksın . Kendilerini kanıtlamış nice gençlerimiz mi? Onlar da kendi geleceklerini düşünsün. Onların da toplumun da ilgisi gerekmez. Nasıl olsa onlar adına ilgilenenler var.

Nüfusumuz hızla eriyormuş, (Ölüm ve Vaftiz oranlarını Lraper’den lütfen izleyin.) Karma evlilikler doruk noktaya çıkmış. Vakıf taşınmazlarımızın, değerli emanetlerimizin dünkü ve bugünkü sayıları hala bilinmiyormuş. Okullarımızın genel eğitim düzeyleri olması gerekenin çok gerisine düşmüş. Diğer okulları tercih eden veliler içerisinde okul yöneticileri de varmış. Fonlar ve hayırseverlerin bağışlarıyla hastanemizde görülür bir değişim olmuş. Ancak hastanemiz Sağlık açısından toplum hastanesi olma özelliğini de sağlık sorunlarımızda ilk akla gelen kurum olma özelliğini de yitirmiş. Vs..

– Olsun, önemli değil. Biz kurumlarımızı yılar yılı gözümüz gibi koruyup, bu günlere getirdik ya.

Geleceğe yönelik plan- program olmalıymış. Kurumlarımızın amaçlarına yönelik misyonları doğrultusunda reform yapılmalıymış. Mesela insanlarımız neden hastanemizi daha az tercih ediyorlar beklentileri araştırılmış mı? Seçimler herkesin katılımıyla yapılmalıymış. Yeni isimlere ve gençlere yönetimlerde görev verilmeliymiş. Her adaya eşit seçilme şansı veren seçim sistemi olmalıymış. Seçim yapılacak kurumdan atanan üyelerle tarafsız tanımına uygun “seçim komisyonu” olmazmış. Vs..

– Bu sistemi biz oluşturmadık. Bizden önceki yönetimler zamanında da böyleydi. Ne planı, biz devlet yönetmiyoruz ki. Seçim sisteminin de nesi varmış. Milletvekili mi seçiyoruz ki katılım olsun. Yönetimlerde farklı sesler yanlışı düzeltmez. Muhalif ses olursa o yönetimler çalışmaz, işler aksar. Denetim kuruluda neymiş bizim her şeyimiz açık. İnsanlarımız dağıldı uzak semtlerden hastanemize gelmiyorlar. Sonra bir kısmı lükse meraklı. Vs..

Yazımın sorular, cevaplar tarzındaki bölümü, dostlarla söyleşilerimizden aklımda kalan klasik sonuçlar. Belki sizlerde sordunuz yada belki sizlerde böyle düşünüyor olabilirsiniz.

Her şeyimizle erozyona uğramış durumdayız. Nüfusumuz hızla azalıyor. Bu bir sosyal olgu. Değiştiremeyiz. İlerde ne seçen ne seçilen bulacağız. Bu güvensizlik neden? İnsanlarımız Toplumla ve Kurumlarımızla bağlarını alabildiğine gevşetmişler. Kimi yerde de kopartmışlar. Etrafımıza “ Bizden başka birileri var mı?” Diye baktığımızda bunu çok iyi görebiliyoruz. Toplumsal sorunlarımızı ve yönetim anlayışımızı birkaç kişinin sorumluluğuna bırakmışız. Toplumu her anlamda yönetimlerden ve sorumluluklardan soyutlamışız. Bu durum zincirleme olumsuzlukları beraberinde getiriyor. Bunu belki değiştirebiliriz. Ama bu yapıyla bu mantıkla bu sistemle değil. Çünkü bu sistem şimdiye dek hep dışladı. Şimdide Yönetimlere hatır gönül için bilinen daracık bir çevreden aday arıyoruz. Yönetimlerdeki umut olan birkaç kişiyle ileriye dönük umutlarımızı korumaya çalışabilir miyiz ? Göreceğiz.

“ Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime. Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime.”…

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: