İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Geçen hafta sonu Hye-Tert’in konuğu Dr.Raffi Kantian’dı.

Geçen hafta sonu Hyetert’in konuğu Dr.Raffi Kantian’dı. Kendisi kısa bir süre için İstanbul’da bulunmasına rağmen bizi kırmadı ve yayın kurulumuzla görüşmeyi kabul etti. Dr.Kantian, 23-25 Mart tarihlerinde Almanya’nın Mülheim kentindeki Protestan Akademisi’nde düzenlenmiş olan “Türk-Ermeni Diyalogu” konferansını gerçekleştiren Alman-Ermeni Cemiyetinin Başkanı, hem de kurulduğu tarihten bu yana ilk Ermeni başkanı. Kendisinden ilk olarak Başkanlığını yürüttüğü cemiyet hakkında bazı bilgiler aldık…

-Cemiyet Johannes Lepsius isimli bir Alman papaz tarafından kurulmuştur. Lepsius’un Ermenilere olan ilgisi ise 1895-96 olaylarına dayanır. O tarihlerde Anadolu’da öksüz kalan Ermeni çocukları ile ilgilenmiş, Ermenilerin durumunu görüp,onlara yardım etmek amacı ile böyle bir cemiyet kurma çalışmalarına başlamıştır. Cemiyetin kuruluş tarihi 16.8.1914 dür.

-Lepsius daha sonra 1914-1918 Alman-Ermeni Diplomatik Raporları adı altında, o tarihlerde cereyan etmiş olayları anlatan, Osmanlı topraklarındaki Alman konsoloslukları ile Alman hükumeti arasındaki yazışmaları ve konsolosluk dökümanlarını biraraya toplamıştır. Cemiyet kendisinin ölümünden sonra da çalışmaya etmiştir.

-Cemiyetin en önemli çalışmalarından biri de ikinci dünya savaşı sırasında olmuştur. O tarihlerde Almanya’da yaşayan Ermeniler de Yahudi soykırımından paylarına düşeni almışlardır. Çünkü Nazi tezine göre Ermeniler Yahudileşmiş bir ırktır…
İste cemiyet bu noktada yaptığı ıncelemelerle ve hazırladığı dökümanlarla bu tezi çürütmeye çalışmıştır. Ama yine de bir miktar Ermeninin kamplarda ölümüne engel olamamıştır.

-Cemiyet 1956-1972 tarihleri arasında kapalı kalmıştır.Ermenilerin cemiyette faal olarak çalışmaya başlamaları 1972 yılından sonraki yeniden açıldığı döneme rastlar.

-Cemiyetin yönetim kurulu 4 kişiden oluşur. Bunların ikisi Alman,ikisi Ermenidir. Dr.Raffi Kantian şu anki cemiyet başkanıdır. Aynı zamanda kurumun tarihindeki ilk Ermeni başkan da kendisidir.

Dr.Kantian Cemiyetin şu anki çalışmaları hakkında ise aşağıdaki bilgileri verdi.

“Cemiyetimizin şu an çıkardığı bir dergi bulunmaktadır. Tirajı 700 olmakla birlikte okuyucu kitlesi oldukça fazladır, zira birçok kutuphaneye, üniversiteye ve parlementolara yollamaktayız.”

“Çeşitli seminerler dizenlemekteyiz. Bunlar yalnızca geçmişte olmuş acı olaylar üzerine olmamaktadır;mesela 1996 yılında düzenledigimiz seminerin konusu ‘Günümüzde Türkiyedeki hristiyan azınlıkların durumu’idi.”

“Seminerlerin daha çarpıcı ve katılımın fazla olması için eyalet merkezleri seçiliyor ve parlementoların toplantı dönemleri dikkate alınıyor. Ayrıca, seminerlerimizi düzenlerken şu dört prensibi baz almaktayız;
a-Karşılıklı konuşma (karşıt tezlerin eşit olarak savunulması)
b-Halka açık olma ve dinleyicilerin sorularla katılabilmesi
c-Seminerlerin birkaç gün sürmesi.zaman kısıtlamasının olmaması
d- Toplantıların sakin bir ortamda yapılması”

Dr.Kantian son olarak da “Türk Ermeni Diyalog Toplantısı” hakkında bize açıklamalarda bulundu… Aslında bu açıklamalar Hürriyet Gazetesi Almanya baskısında yayınlanan haberleri de tekzip eder nitelikteydi.

“Bu son toplantıda müracaatlar oldukça fazlaydı, aşağı yukarı 600 kişi müracaatta bulunmuştu ancak bizim kontejanımız 150 kişi ile sınırlıydı bu nedenle birçok talebe cevap veremedik.Müracaatları değerlendirirken sadece müracaat tarihleri baz alınmıştır,bunun dışında herhangibir kriterimiz olmamıştır.”

“Katılımcıların isteği doğrultusunda toplantılar sırasında hiçbir şekilde film ve fotograf çekimi yapılmamıştır. Çekimler sadece Cumartesi gunu yapılan basın toplantısı sırasında serbest bırakılmıştır. Türk televizyonları ve basını bunu Türkler toplantılara sokulmadı olarak yansıttılarsa da bunun gerçekle bir ilgisi
Yoktur,zira Alman televizyonu da çekim yapamamıştır.”

“Toplantı boyunca Türk basını özellikle Almanya’daki Türk basını bu konu üzerinde yoğunlaşmıstı ve katılımcıları aşağılayan bir tutum sergiledi. Örneğin şöyle başlıklar kullandılar;
‘Türk isimli katılımcılar’ – bu tabiri toplantıya katılan Taner Akçam gibi şahısları kastederek kullandılar, ‘Hakiki katılımcılar-hakiki tezler’-yani devletin resmi tezlerini savunan malum kimselerin katılması gerektiğini vurgulamak için ve bunların içinden en tedirgin edicisi ise ‘Benzeri toplantılar sosyal sulhu tehdit edici haldedir’- ki bu Almanya’ya bir mesajdır. Geçmişte Almanya’da meydana gelen Kürt eylemleri hatırlatılmış ve bu toplantının benzer sonuçlar doğurabileceği kastedilmiştir.”

“Bunun dışında toplantı salonları dışında Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu’nun kurduğu standlar vardı, burada kendi tezlerini anlatan broşürleri dağıtıyorlardı.”

“Toplantı sırasındaki çarpıcı görüşlerden birini de emekli diplomat Lütem savundu, ‘bu tarz toplantılar Türkler ve Ermeniler arasında yapılmalıdır, ancak üçüncü ülkelerde değil.Türkiye ve Ermenistanda…’”

Aslına bakarsanız Dr.Kantian ile yaptığımız bu söyleşi daha çok uzardı, ancak zaman çok çabuk geçti ve bizler zaten kısıtlı olan vaktinden daha fazla almamak için sohbetimizi tamamlamaya karar verdik. Kendisine yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik ve teşekkür ettik, ayrılmadan önce bir dahaki sefere daha uzun ve kapsamlı bir sohbet sözü alarak…

Alman – Ermeni Cemiyeti web sitesi için http://www.deutsch-armenische-gesellschaft.de

Üstteki fotoğrafda Dr.Kantian, Murat Özkan ve Gugas Akbulut gözküyolar, altta ise Arman Artuç, Yervant Özuzun ve Dr.Kantian….

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: