İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABD’li Prof. McCarty: ‘Ermeni katliamı’ İngiliz propagandası

Ermenilerin, sözde soykırım iddiaları için kendilerine neredeyse yegane kaynak seçtiği ünlü “Mavi Kitap”ın, İngiliz hükümetince oluşturulan Savaş Propaganda Bürosu’nca yürütülen dezenformasyon faaliyetinin bir parçası olduğu belgelendi.

İngiltere’deki Ermeni lobisinin, kendilerini Yahudi Soykırımı kurbanları ile eşdeğer göstermek için kullandıkları ve dünya çapında Ermeni iddialarına başlıca “kaynak” olan Viscount Bryce ve Arnold Toynbee imzalı ünlü Mavi Kitap (Blue Book), aslında İngiliz istihbaratının yalan haber üretme makinesinin bir ürünü. Birinci Dünya Savaşı sırasında gerek Almanya’ya gerekse Osmanlı Hükümeti’ne karşı yalan ve karalama kampanyası yürüten ve bu amaçla İngiltere’de Wellington House’da özel bir Savaş Propaganda Bürosu (War Propaganda Bureau) kuran İngilizler, Anadolu’da faaliyet gösteren Amerikalı misyonerler ve İstanbul’daki Amerikan Büyükelçiliği’nin de işbirliği ile, “belge”ye dayanmayan ve tamamen “dedikodu” ve “düzmece” bilgilerle sözde Ermeni katliamları yarattılar.

İngilizlerin bu faaliyeti yürüttüğü Wellington House’un tüm belgeleri ise, savaş sonrasında yakılarak imha edildi. Tesadüfen sağlam kalabilen birkaç belgeden biri olan Mavi Kitap (ki bu mavi kitaplardan başka ülkeler ve başka olaylar için de çok sayıda üretildiği biliniyor) Ermeniler’in “üzerine atladığı” bir “belge” niteliğine büründü.

ABD’Lİ TARİHÇİ ORTAYA ÇIKARDI

Amerikalı ünlü tarihçi ve Osmanlı uzmanı Prof. Justin McCarthy, bir süre önce Londra’da SOAS’ta (School of Oriental and African Studies) verdiği konferansta, bakın bu “mide bulandırıcı” faaliyeti nasıl anlatıyor:

“… Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Wellington House’da gizli bir propaganda birimi kuruldu (2 Eylül 1914-Z.A.). Bu birimin amacı, İngiltere’nin düşmanlarını karalamak ve Amerika nezdinde, İngiliz görüşüne destek sağlayabilmekti ve İngiltere’de savaş sırasında moralleri yüksek tutmaktı. Wellington House’daki birimin başında Charles Masterman adlı bir Liberal Milletvekili vardı. Llyod George’un (David, İngiltere Maliye Bakanı-Z.A.) çok yakın bir danışmanıydı. Bu büroda çalışanlar arasında İngiltere’nin ABD Büyükelçiliği de yapan ve ABD’de çok sayıda dostu bulunan Viscount Bryce adlı bir entellektüel de vardı. Onun yardımcıların biri de Arnold Toynbee adında genç bir tarihçiydi.”

7 MİLYON BELGE

“Savaş sonunda Wellington House’ın çalışma kayıtları imha edildi ve hatta böyle bir birimin varolduğu bile 1935’e kadar gizlendi. Ancak, kaynaklara ilişkin bir defterin kazayla günümüze kalabilmesi sayesinde bu birimin kullandığı kaynakları öğrenebildik. Ayrıca, burada imal edilen yayınların neler olduğu ve o zamanın teknolojiyle inanılmaz bir çabayla ABD’ye sevkedilen 7 milyon adet belgenin varlığını ortaya çıkardık.

Zamanın önde gelen yazarları, ki aralarında Arnold Bennett, John Buchan gibi isimler de vardır, Wellington House’da çalıştılar. Çok sayıda yayıncı da bunlarla işbirliği yaptı. Kitaplar, broşürler, bildiriler yayınladılar. Bazı kitaplara da, savaşla ilgili görüşleri etkilemek için bölümler sokuşturdular. Bu referansları belirlemek genellikle mümkün olamıyor.”

ASIL HEDEF ALMANYA

“Wellington House’daki çalışmaların ana amacı Almanya’ya karşı faaliyetti. Ama Osmanlı İmparatorluğu da, hedef alınan başlıca yerlerden biriydi. Her ne kadar İngiliz Silahlı Kuvvetleri’ndeki subaylar, Osmanlı meslektaşlarına karşı sempatik duygular içinde idiyse de, asıl amaç, İngiliz subayların kafasında Türk subaylarının kötü, korku verici ve güvenilmez kişiler olduğu intibaını güçlendirmekti.”

HAYALİ İSİMLER

“Wellington House tarafından Osmanlılar konusunda yayınlanan kitapların listesi ve yazarları, çok sayıda asılsız bilgi ve ismi içeriyor. Örneğin Fa’iz isimli Suriyeli bir İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesinin anılarından sözediliyor. Böyle bir kişinin aslında hiçbir zaman varolmadığı da anlaşılıyor. Bu hayali kişinin, normalde bilmesinin mümkün bile olmadığı ve Talat Paşa’ya atfedilen düzmece özel konuşmalar kaleme alınıyor.”

“Wellington House, Amerikalılar ile İngilizler arasında o dönemde varolan çok iyi ilişkilerin ve İstanbul’daki ABD Büyükelçiliği’nin yanısıra Türkiye’de çalışan Amerikalı misyonerlerle olan çok iyi bağlantıları da ortaya koyuyor. Bu kişilerin ve kurumların Ermeni Milliyetçisi gruplar ve Osmanlı karşıtı çevrelerle çok yakın ilişkileri olduğu da anlaşılıyor. Elde edildiği öne sürülen bilgilerin çoğunun uydurulduğu da belli oluyor.”

MAVİ KİTAP, LLOYD GEORGE’UN SİPARİŞİ

“1915 yılında Doğu Anadolu’nan pek çok yerinde, savaş ve Ermeni ayaklanması sonucu kanun ve düzen bozuldu. Bryce ve Toynbee bu bölgelerde Türkler’in gerçekleştirdiği öne sürülen katliamları belgelemek amacıyla malzeme toplamaya başladılar. 1916 yılında Llyod George bunların Mavi Kitap adlı bir belgede toplanmasını istedi. Bu belge Parlamento’ya (İngiliz-Z.A.) sunuldu ve o gün bugün Ermeni radikal milliyetçilerinin klasik bir dokümanı haline geldi.”

“TOYNBEE TÜRK KARŞITIYDI”

“Toynbee’nin misyoner kaynaklardan aldığı bilgilerin doğruluğuna inandığı anlaşılıyor. Ama kendisi de bunları kendince biraz da süsledi. Çünkü neticede, ülkesi savaşta olan bir kişiydi ve ülkesi için yalan söylemenin mübah olduğuna inanıyordu. Daha sonraki kariyerinin gösterdiği gibi Türk karşıtıydı ama 1916’da Anadolu’daki Ermenistan’daki olayların çok uzağındaydı.”

“Toynbee’nin bilgi aldığı kaynaklara bakıldığında, onların da olayların çok uzağında kişiler oldukları ve güvenilirlik derecelerinin ya abartıldığı ya da çarpıtıldığı görülüyor. Örneğin, pek çok anektod, genellikle Batılı gözlemciler kastedilerek kullanılan ‘gezgin’lere atfediliyor. Ama bunların çoğunun sadece birkaç kilometrelik seyahat eden bir yerel Ermeni’ye ait olduğu ortaya çıkıyor. Anektodların onda birinde ise hiçbir kaynak gösterilmiyor. Diğer kaynaklar ise genellikle tamamen söylenti bazında bilgiler aktarıyorlar ve görgü tanığı gösteremiyorlar.”

DAİRESEL “BİLGİ” DOLAŞIMI

“Belgelerin kaynaklandırılması genellikle ‘dairesel’ bir seyir izliyor. Yani, çok sayıda olayda bilgiler İstanbul’daki ABD Büyükelçiliği’ne geliyor, buradan yayınlanan bilgiler yeniden kendi içindeki şahıslar aracılığıyla buraya geri geliyor. Büyükelçi Morgenthau ve Lepsius’un (Osmanlılar’ın Ermenilere karşı katliam gerçekleştirdiğini savunan iki yazar) raporlarında da bu ‘dairesel’ dolaşım gözleniyor.”

“TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ YOK”

“Wellington House tarafından üretilen Almanya karşıtı propaganda kısa sürede unutuldu. Ama ne yazık ki Bryce-Toynbee belgeleri İngiltere ve ABD’de genel bir kabul gördü ve Ermeni milliyetçileri tarafından kendi davalarını daha da ileri taşımak için hep kullanıldı. Bunların etkilerini karşılamak için Türkiye’nin bir tepki gösterdiğine ilişkin bir bilgi yok. Söz konusu Mavi Kitap’ın yeni baskıları yayınlandı. Yakın zamanda üçüncü baskısı yapılan kitabın yayıncısı Ara Sarafyan, Wellington House’da hazırlandığına hiç değinmiyor ve kitaptaki kaynakların güvenilir olmadığı konusuna da hiç girmiyor. Sonuçta, İngilizlerin Birinci Dünya Savaşı propaganda faaliyeti, Türkiye’ye ve Türk halkına karşı zehirli etkisini hala sürdürüyor..”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: