İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İnsan Hakları

HAKLAR BİLDİRİSİ-(BILL OF RIGHTS)

1688-89 yıllarında İngiltere’de,soylular,din adamları ve Avam Kamarası tarafından hazırlanıp hükümdar William ve Mary’e sunulan bildiridir. Toplam 25 maddedir. İlk 12 madde ölen kral II.James’in yaptığı haksızlıklar dile getirilir .Sonra gelen 13 maddede istekler yer almıştır. İlk dört madde kralın parlamentodan onay almadan yasaları iptal etmesinin,bazı kişilerin yasadan muaf tutulmasının,özel mahkemeler kurulmasının ve parlamentonun onayı olmadan para toplanmasının kanun dışı olduğu belirtilmektedir.5.ci madde çok önemli bir madde olup modern hukukta yer alan dilekçe hakkını tanımlar.

Madde 5. Krala rica ve minnet mektupları yollamak uyruklarının hakkıdır. Bu mektupların Kralca sunulmasından dolayı yapılan tutuklamalar ve kovuşturmalar yasadışıdır.
6.cı madde parlamentonun onayı olmadan sürekli bir ordu kurulmasının yasal olmadığı;7.ci maddede Protestanların gerektiğinde silah taşıyabilmeleri ile ilgilidir. 8.ci maddede parlamento seçimlerinin serbest olacağı belirtilmiştir.9.uncu madde yasama dokunulmazlığını ele alan yine çok önemli bir maddedir.

Madde 9.Konuşma özgürlüğü vardır;Parlamentodaki tartışmalar ve görüşmeler,parlamentodan başka hiçbir yerde ya da mahkemede suçlama ya da soruşturma konusu yapılmamalıdır.
10.cu maddede abartılı güvenlik önlemleri alınmamsı,kefaletlerin yüksek olmaması ve korkunç ve olağandışı cezalar verilmemesi;11.ci maddede jüri üyelerinin yasal yoldan seçilmesi ve atanması istenmektedir.12.ci madde yargılanmadan önce kişilere kefalet ve ceza konusunda söz verilmesini yasadışı ilan etmektedir.13.cü ve son madde ise parlamentonun sık sık toplanmasını istemektedir. Bütün İngiliz belgelerinde olduğu gibi bu belgede de Magna Carta’nın etkileri görülebilir.

VIRGINIA YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRİSİ

İngiliz haklar bildirisinden yaralanılarak hazırlanan, İnsan ve yurttaş hakları bildirisinden önce yayımlanan en önemli belgedir. Kendinden sonra yayımlanan insan haklarıyla ilgili tüm belgeleri ve ABD Anayasası’nı büyük ölçüde etkilemiştir. Büyük bölümü George Mason tarafından kaleme alınan bildirge, 12 haziran 1776 tarihinde Virginia yasama meclisi tarafından kabul edilmiştir.

VIRGINIA YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRİSİ

Bu bildiri,Virginia halkının eksiksiz ve özgürce bir araya gelen temsilcileri tarafından ilan edilen bir haklar bildirisidir. Bu haklar Virginia halkı ve Virginia halkının gelecek temsilcileri için, yönetimlerinin temeli ve hukuki dayanağı olacaklardır.

1)Tüm insanlar doğuştan eşit derecede özgür ve bağımsızdırlar. Doğar doğmaz edindikleri bazı hakları vardır; siyasal bir topluluk kurdukları zaman,hiçbir anlaşmayla gelecek nesilleri bu haklardan yoksun bırakamaz, onları bu haklardan vazgeçmeye zorlayamazlar ; yaşama ve özgürlük haklarıyla,mülk edinme ve sahip olma, mutluluk ve güvenlik arama ve kazanma olanağı da bunlar arasındadır.

2)Tüm güç halkta toplanır ve halktan gelir;yetkili kişiler halkın vekilleridir;halk için çalışırlar;halka karşı her zaman sorumludurlar.

3)Yönetim,halkın,ulusun ya da kamuoyunun ortak yararı,savunması ve güvenliği için kurulmuştur bu amaçla kurulmalıdır ;çeşitli yönetimler ve yönetim biçimleri içinde en iyisi,en fazla mutluluğu ve güvenliği sağlayabilen ve iktidarın kötüye kullanılması tehlikesine karşı en etkin önlemleri alabilen yönetimdir; herhangi bir yönetim bu göreve layık olmadığını gösterir ya da bu görevi hiçe sayarsa, toplumun çoğunluğunun,kamu yararına en uygun gördükleri bir biçimde bu yönetimde ıslahata gitmek,yapısını değiştirmek ya da ilga etmek (ortadan kaldırmak) hakkı doğar,bu hak vazgeçilemez,devredilemez ve iptal edilemez bir haktır.

4)Herkese açık kamu görevinde bulunan hiçbir kişi ya da kişiler topluluğu,kamu yararına ters düşecek özel ve ayrı kazançlar ya da ayrıcalıklar sağlayamaz;bu görevler devredilemeyecekleri gibi,memurların milletvekillerinin ve yargıçların makamları da babadan oğula geçmemelidir.

5)Devletin yasama ve yürütme güçleri,yargılama gücünden ayrı ve bağımsız olmalıdır;bu ilk iki gücün üyeleri,halkın sıkıntılarını hissedebilmeli,bu sıkıntılara ortak olabilmeli ve belli aralıklarla, kendi seçim bölgelerine,özel yaşamlarına geri dönmelidirler ki,iktidarsızlık çekmesinler; kadrolardaki açıklar önceden kararlaştırılan,sürekli ve düzenli seçimlerle doldurulmalıdır;bu seçimlerde eski görevlilerin tamamı ya da bir kısmı,yasaya uygunluğa bakılarak yeniden seçilebilir.

6)Meclislerde halkın temsilcisi olarak çalışacak kişilerin seçimi serbesttir ;topluma bağlılık ve sürekli genel ilgi beslediğine dair yeterli delil olan herkesin oy hakkı vardır;kamu yararı için, kendinin seçtiği temsilcilerin rızası olmadan,ne vergi ödemeye zorlanabilir,ne de mülkü elinden alınabilir; aynı biçimde kimse,kamu yararını göz önünde bulundurarak kabul etmediği yasalara uymakla yükümlü değildir.

7)Herhangi bir yetkinin,herhangi bir makam tarafından kullanılması,yasaların icrası ya da sürüncemede bırakılmaları, halk temsilcilerinin onayı olmadıkça,halkın haklarına tecavüzdür;bu yüzden asla yapılmamalıdır.

8)Tüm ciddi yolsuzluk ve suç hallerinde,herkes kendisi hakkında yapılan suçlamaları gerekçesini ve niteliğini sormak,suçlamayı yapanlara,tanıklarla yüzleşmek,kendi lehine olan delileri göstermek, kendi çevresinden seçilmiş tarafsız bir jüri önünde hızla yargılanmak hakkına sahiptir. Kimse jüri oybirliği ile kara vermedikçe suçlu sayılamayacaktır. Hiç kimse kendi aleyhinde delil göstermeye zorlanamaz. Ülkenin bu konuda bir yasası ya da kendisine eşit kişilerin bir kararı olmadıkça kimsenin özgürlüğü elinden alınamaz.

9)Hiç kimseden aşırı kefalet akçesi istenemez;yüksek para cezaları ya da zülüm sayılabilecek, olağandışı cezalar verilemez.

10)Bir memura ya da özel görevliye,işlenen suç hakkında açık bir delil olmadan kuşkulu yerleri araması ya da tarif edilmemiş,suçu açıkça anlatıp,deliler gösterememiş kişi ya da kişileri yakalaması için verilen arama ve tutuklama müzakereleri haksız ve despotiktir;bu tür müzakerelerin verilmemesi gerekir.

11)Mülkiyetle ilgili ya da kişiler arasında özel davalarda,eski, jüriyle yargılama yöntemine dokunulmamalı ve bu yöntem diğer yargılama yöntemlerine yeğlenmelidir.

12)Özgürlüğün en güçlü kalelerinden birisi de basın özgürlüğüdür;despotik yöntemler dışında asla sınırlandırılamaz.

13)Vatandaşlar arasından seçilen,silahlı eğitim görmüş kişilerden kurulu,düzenli bir milis gücü özgür bir ülkenin en uygun,en doğal ve en emin güvenlik aracıdır;barış zamanında sürekli ordular bulundurmak, ülkenin iç özgürlüğü için tehlikeli sayılmalı ve bundan kaçınılmalıdır.;ordu her durumda , sivil gücün emri altında bulunmalı ve sivil güç tarafından yönetilmelidir.

14)Halkın bölünmez bir yönetim kurmaya hakkı vardır,bu yüzden bu sınırlar içinde Virginia yönetiminden ayrı,bağımsız bir yönetim kurulamaz ya da oluşturulamaz.

15)Ancak adalete,ılımlılığa,tutumluluğa,alçakgönüllülüğe ve erdeme sıkı sıkıya bağlı kalarak,her fırsatta temel ilkeleri anarak,bir halk özgür bir yönetime ve özgürlüğün nimetlerine sahip olabilir.

16)Yaradan’a borçlu olduğumuz görevimiz,dinimiz ve bunu yerine getirme tarzımız,şiddet ve baskıyla değil,ancak irade ve inançla belirlenebilir;bu yüzden herkes,dinin gereklerini,vicdanın buyruklarına göre yerine getirmek hakkına sahiptir;birbirine karşı Hıristiyan sabrını,sevgisini ve merhametini göstermek herkesin görevidir. 12 Haziran 1776.

HAKLAR BİLDİRİSİ-Bill Of Rights

Dünyanın ilk yazılı anayasası olan ABD Anayasası’nın,15 Aralık 1791 yılında kabul edilen,ilk ek 10 maddesidir. Virginia haklar bildirgesini hazırlayan,James mason tarafından hazırlanmıştır. En önemli özelliği bu hakların anayasal haklar haline gelmesi ve kongrenin bu yasalara aykırı yasa çıkaramamasıdır.

En önemli maddesi 1.ci maddesidir.

Madde 1.-Kongre bir dine resmi din statüsü verecek ya da bir dinin gereklerinin serbestçe yerine getirilmesini engelleyecek ya da söz ve basın özgürlüğünü,toplanma ve dilekçe hakkını kısıtlayacak hiçbir yasa çıkaramaz.

2 ve 3.cü madde silah taşıma ve asker yetiştirilmesi ;4.cü madde haksız arama ve tutuklama;

5.ci madde ağır suçlarda jüri kararını,aynı suçtan bir kez yargılanma ve kişileri kendi aleyhlerine ifade vermeye zorlanamaması, yasal usullere uyulmadan kimsenin can ve mal güvenliğine dokunulamayacağı;

6 ve 7.ci madde kişilerin en kısa sürede halka açık olarak yargılanması ve avukat tutmasına müsaade edilmesi;

8.ci madde ağır kefalet ve olağandışı cezalar;9.cu madde Tek tek sayılmayan diğer haklarla;

10.cu madde ise eyaletlerin yetkileri ile ilgilidir.

İNSAN VE YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRİSİ-Déclaration Des Droits De L’Homme Et Du Citoyen

Fransız insan ve yurttaş hakları bildirisi olarak da tanınır. Fransız ulusal meclisi tarafından hazırlanarak 26 ağustos 1789 tarihinde kabul ve ilan edilmiştir. Bildiri çağdaşlarının hiçbiri ile kıyaslanmayacak kadar büyük bir yankı uyandırmıştır. Bildiri Rönesans ve aydınlanma döneminin bütün düşüncelerinin özeti ve yansımasıdır. Burada liberal devlet,liberal ekonomi ve buna bağlı olarak bireysel girişim savunulur. Temel felsefesi akılcılık olan bildiride, pek çok çağdaş hukuk ilkesi yer alır. Bu bildiriyi diğer bildirilerden ayıran temel özellik ise, bildirinin evrensel ve anayasal nitelikte olmasıdır .Bildiri burjuva sınıfının soylulara ve din adamlarına karşı kazandığı kesin zaferin tescilidir. Bu nedenle de sosyalist düşünürler tarafından, devrim kan asaleti yerine para asaleti getirdiği için küçümsenecek; demokrasinin yerine zenginler yönetimi (plütokrasi) getirdiği için suçlanacaktır.

İNSAN VE YURTTAŞ HAKLAR BİLDİRİSİ.

Fransız halkının,Ulusal Meclisi oluşturan temsilcileri,halkın mutsuzluklarına ve hükümetlerin yozlaşmasına tek neden olarak,insan haklarının bilinmemesini,unutulmasını ve çiğnenmesini gördüklerinden,insanın doğal,vazgeçilmez ve kutsal haklarını resmi bir bildirge ile açıklamaya karar verdiler;ta ki bu Bildiri,bütün toplum üyelerinin zihninde yer ederek,onlara her an haklarını ve görevlerini hatırlatsın;ta ki,yasama gücü ile yürütme gücünün bütün tasarruflarının, her kurumun kendi amaçlarıyla kıyaslamaya her an olanak vererek bu tasarruflara daha iyi uyulmasını sağlasın;ta ki, bundan böyle yalın ve tartışılmaz ilkelere dayanacak olan yurttaş şikayetlerine,her durumda anayasanın korunması ve herkesin mutluluğu doğrultusunda bir çözüm getirilmesine ışık tutsun.

Dolayısıyla,Ulusal Meclis,Yüce Varlığın huzurunda,insan ve yurttaş haklarını şu şekilde saptar ve açıklar.

Madde 1.-İnsanlar,hukuksal olarak,doğuştan özgür ve eşittirler ve öyle kalırlar. Toplumsal farklılıklar ancak ortak yarara dayanabilir.

Madde 2.-Her siyasal topluluğun amacı insanın doğal ve vazgeçilmez haklarının korunmasıdır. Bu haklar özgürlük,mülkiyet,güvenlik ve baskıya karşı direnme haklarıdır.

Madde 3.-Her tür egemenlik ilkesi,temel olarak millete dayanır,hiçbir organ,hiçbir birey açıkça milletten kaynaklanmayan bir yetkiyi kullanamaz.

Madde 4.-Özgürlük,başkasına zarar vermeyen her şeyi yapabilmek demektir. halde her insanın doğal haklarının kullanılması ancak toplumun öteki üyelerinin sağladığı aynı nitelikteki haklarla sınırlanabilir. Bu sınırlar ancak yasayla belirlenir.

Madde 5.-Yasa,yalnızca topluma zarar verici eylemleri yasaklar. Yasa tarafından yasaklanmayan hiçbir şeye engel olunamaz ve hiç kimse yasanın emretmediği bir şey yapmağa zorlanamaz.

Madde 6.-Yasa genel iradenin ifadesidir,tüm yurttaşlar doğrudan ya da temsilcileri aracılığıyla, yasa yapmağa hakkı vardır,yasa ,korurken ve cezalandırırken,herkes için aynı olmalıdır. Yasa önünde eşit olduklarından,tüm yurttaşlar her türlü yüksek görev ,mevki ve kamu görevi almada eşit durumdadırlar;erdem ve yeteneklerden başka aralarında bir ayırım yapılamaz.

Madde 7.-Hiç kimse yasada belirlenen durumlar ve yasada öngörülen biçimler dışında suçlanamaz, tutuklanamaz ve alıkonamaz. Keyfi emirlerin verilmesini isteyen,bu emirleri veren, uygulayan ya da uygulattıran kişiler cezalandırılır;buna karşılık yasaya uygun olarak çağrılan ya da yakalanan her yurttaş hemen boyun eğmelidir,karşı koyarsa suçlu olur.

Madde 8.-Yasa ancak açık ve kesin olarak gerekli cezaları getirebilir,hiç kimse işlenen suçtan önce çıkarılarak ilan edilen ve usulüne göre uygulanan bu yasaya dayanmadan cezalandırılamaz.

Madde 9.-Bir insan suçlu olduğu açıklanıncaya kadar masum sayılır. Tutuklanması gerektiğinde elde tutmayı sağlamak için gerekli olmayan her türlü şiddet yasaca ağır bir biçimde cezalandırılır.

Madde 10.-Hiç kimse düşünsel inançları dahil,inançlarından dolayı rahatsız edilemez;Elverir ki bu inançların açıklanması yasa tarafından sağlanan kamu düzenini bozmasın.

Madde 11.-Düşünce ve inançların başkalarına özgürce iletilmesi insanın en önemli haklarından biridir,her yurttaş özgürce konuşabilir,yazabilir ve bunları basıp yayabilir;bu özgürlüğün kötüye kullanılmasından ancak yasaca belirtilen durumlarda sorumlu olur.

Madde 12.-İnsan ve yurttaş haklarının güvenceye altına alınması bir kamu gücünün varlığını gerektirir,bu güç,onları emaneten ellerinde tutanların kişisel yararları için değil herkes için kurulmuştur.

Madde 13.-Kamu gücünün sürdürülmesi ve idarenin giderlerini karşılamak için herkesçe ödenecek bir vergi zorunludur;bu vergi bütün yurttaşlardan ,zenginliklerine göre eşit olarak alınmalıdır.

Madde 14.-Tüm yurttaşlar,doğrudan doğruya kendileri ya da temsilcileri aracılığıyla,vergilerin gerekliliğini özgürce onamak,bunların nasıl kullanıldığını izlemek,vergi miktarını,matrahını, toplanışını ve süresini saptamak hakkına sahiptirler.

Madde 15.-Toplum,her devlet memuruna,yönetimin hesabını sormak hakkına sahiptir.

Madde 16.-Hakları güvence altına alınmamış,kuvvetler ayrılığı belirlenmemiş toplumların anayasası yok demektir.

Madde 17.-Mülkiyet,dokunulmaz ve kutsal bir haktır. Yasaca belirlenen kamu hizmetleri için açıkça gerekli görülmedikçe,adil ve peşin bir tazminat ödenmedikçe,hiç kimse bu haktan yoksun bırakılamaz.

18.ci yüzyıl sonlarında doğal hukuka karşı tepkiler başladı.Davit Hume ve bazı bilim adamları doğal hakların kaos yaratacağını ileri sürüyorlardı. Doğal hukuk ve doğal haklar gerçek dışı ve metafizik kavramlar olarak görülüyordu. Bütün bu tepkilere rağmen doğal hukuk kavramını 20.ci yüzyıla taşıyan Kant’ın doğal hak düşüncesidir. Kant “Aklın biçimsel çerçevesi içinde,geçerli bir hak sistemi elde edileceğini” belirtmektedir.

Fransız devrimiyle en yüksek noktasına varan politik ve ekonomik liberalizm düşüncesi ,ne yazık ki kısa bir süre sonra halk kitlelerinde hayal kırıklıkları yaratmıştır. Ekonomik liberalizm beklenen zenginlikleri yaratamadığı gibi,politik liberalizm de (özgürlük,eşitlik) sağlayamamıştır.1848 devrimi bu hayal kırıklıklarının sonucudur.

Bu dönemde Karl Marx,sosyalizmin kurucusu olarak gündeme girmektedir. Kapitalizmin alternatifi olarak ortaya çıkan sosyalizm ya da Marksizm,kapitalizmin özgürlük ve eşitliği sağlayamayacağını ileri sürmektedir. Marx’a göre alt yapı ekonomiktir, ancak üretim araçlarının kitlelere mal edilmesiyle sağlanacak ekonomik güç, politik eşitlik ve özgürlüğü sağlayacaktır. Bu düşünce 1917 Sovyet ve daha sonra Çin devriminin de temelini oluşturacak ,Evrensel Bildirgede ekonomik, sosyal ve kültürel hakların yer almasını sağlayacaktır.
Tepkiler 19 ve 20.ci yüzyılda da devam etti. Temel sav ,hakların yarara dayandığı ve kültür ve çevre gibi değişkenlere göre değiştiği için doğal hakların var olamayacağı düşüncesidir.

20.ci yüzyılın ilk yarısında doğal hukuk kavramı önemini yitirdi. Ancak doğal hukuk kavramı yerini insan hakları hukukuna bıraktı. Bu çıkışın nedeni doğal hukuk değil,insanların,tüm insanlar için geçerli ve insanların onurunu ya da değerini koruyacak ortak bir değer arama fikridir. İki dünya savaşında milyonlarca insanın ölmesi,yüz milyonlarca insanın sakat,aç ve sefil kalması;insanların tüm yasal haklarının çiğnenmesi,bu arayışın nedenleridir. Hakları çiğnenen hakların sosyal patlamalara neden olacağı fikri de diğer bir nedendir. Daha önemlisi savaştan bıkan ve korkan insanlığın kalıcı barışın insan haklarına saygı yoluyla sağlanabileceği düşüncesidir. Dinsel hukuk dogması yerine doğal hukuk dogmasının konulması,değişen ve gelişen toplumlara değişmez kurallar konmasının yanlışlığı insan hakları hukukunun temelidir. Bu hakların devletler üstü düzeylerde ele alınmasının temel nedeni ise bu hakları en geniş ölçüde ihlal edenlerin,bu hakları korumakla görevli devletler olmasındandır.

DÖRT ÖZGÜRLÜK

F.D.Roosevelt’in 6 Ocak 1942 tarihinde Kongrede yaptığı konuşma ,evrensel bildiri öncesi çok önemli bir belgedir.
“Güven altına almak istediğimiz gelecek günlerde,insanın dört temel özgürlüğü üzerine kurulmuş bir dünya bulacağımızı umuyoruz.
Bu özgürlüğün ilki,dünyanın her yerinde konuşma ve ifade özgürlüğüdür.
Bu özgürlüklerin ikincisi her yerde herkesin Tanrıya kendi istediği biçimde tapabilmesi özgürlüğüdür.

-10-

Bu özgürlüklerin üçüncüsü,yokluktan kurtulma özgürlüğüdür. Bu,dünyanın her yerinde,her ulusa halkı için sağlıklı bir barış ortamını sağlayacak evrensel bir ekonomik yakınlaşmanın kurulması anlamına gelir.

Bu özgürlüklerin dördüncüsü,endişeden kurtulma özgürlüğüdür. Bu,dünyanın her yanında her devletin komşusunu silah zoruyla istila edemeyecek duruma gelene değin sürdürülecek etkin ve genel bir silahsızlanma anlamına gelir.”

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRİSİ

26 Haziran 1945 tarihinde imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması ile,ikinci kez devletler üstü bir örgüt kuruluyordu. Antlaşmanın başlangıç bölümünde ve bazı maddelerinde insan haklarından söz edilmektedir. Ancak insan haklarını sayılmamış ve içeriğini açıklanmamıştır. Daha sonra Bayan Roosevelt başkanlığına kurulan İnsan hakları komisyonu ,bildirinin babası sayılan Fransız hukukçu René Cassin ‘in büyük katkısıyla bildirgeyi hazırlamıştır. Bildiri 10 Aralık 1948 günü Birleşmiş Milletler’e üye 56 ülkeden 48 ülkenin oyuyla kabul edilmiş, sekiz ülke çekimser kalmıştır.

Bildiri incelendiğinde,bildirinin o güne kadar çeşitli belgelerde yer alan bütün hakları kapsadığı gibi, bazı yeni hakları da ele aldığı görülür. Bildirinin başka bir özelliği de temelini doğal hukuktan değil ,insan hakları hukukundan almasıdır. Bildiri aydınlanmanın rasyonalizmi ve liberalizmin pragmatizmini,Sovyetlerin sosyalist düşüncesi ile bağdaştırmaya çalışmıştır.

İlk 22 maddede klasik haklar ,22-28 maddelerinde ise ekonomik,sosyal ve kültürel haklar ele alınmıştır. Son iki madde ise hakların kullanımı ile ilgili genel kuraları belirler. Yeni haklar ilki,13.cü maddenin a bendinde yer alan serbest dolaşım ve yerleşme hakkıdır .Maddenin uygulanabilmesi için devletlerin sınırlarını kaldırmaları gerekir. Bu nedenle bu hak,ütopik bir hak olarak tanımlanır. Yine başka bir yeni hak 14.cü maddede yer alan sığınma hakkıdır. Ekonomik,sosyal ve kültürel haklar arasında yeni haklar,Sosyal güvenlik, çalışma ve işsizlikten korunma ,sendika,ücretli tatil,dinlenme, eğlenme ve sağlık gibi haklardır.
29.cu maddede hakların sınırları ve hakların yanında yer alan ödevler belirtilir.30.cu maddede
ise bu hak ve özgürlüklerin,hak ve özgürlükleri yok etmek amacıyla kullanılamayacağı,yani
özgürlük ve hakları yok etme özgürlüğü olmadığını açıkça belirtilir.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

Başlangıç; İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin sahip olduğu onurun,eşit ve devredilmez haklarını tanımanın,
dünyada özgürlük,adaleti ve barışın temeli olduğunu;
İnsan haklarını göz ardı ederek hor görmenin insanlık vicdanını yaralayan barbarca eylemlerle sonuçlandığını ve insanlığın söz ve inanç özgürlüğüyle korku ve yokluktan arınma özgürlüğünden yararlanacağı bir dünyanın herkesin en yüksek beklentisi olduğunun ilan edilmiş bulunduğunu; İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda kalmaması için, İnsan haklarının hukuk düzeniyle korunması gerektiğini; Uluslararasında dostça ilişkiler geliştirmeyi özendirmenin temel olduğunu;
Birleşmiş Milletler halklarının , Anlaşmada, temel insanın haklarına,insan kişiliğinin onur ve değerine , erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan inancını yeniden belirttiğini ve daha geniş bir özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlamaya karar vermiş olduğunu; Üye Devletlerin Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde,insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini sağlamayı yükümlendiklerini; Bu hak ve özgürlükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın bu yükümlülüğün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını göz önüne alarak,
Genel Kurulu,
Toplumun her bireyi ve organının bu Bildiriyi sürekli olarak göz önünde bulundurarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye ve ulusal ve uluslararası geliştirici önlemlerle,gerek üye devlet halkları,gerekse bu devletlerin yargı yetkisi içindeki ülkelerin halkları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde tanınıp gözetilmesini sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ni ilan eder.

Madde 1.-Bütün insanlar özgür,onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdan sahibidirler; birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

Madde 2.-
a)Herkes,ırk,renk,cins,dil,din,siyasal veya başka herhangi bir inanış,ulusal veya toplumsal köken,servet,doğuş veya herhangi bir ayırım gözetilmeksizin bu bildiri ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.
b)Bundan başka,gerek bağımsız ülke uyruğu olsun,gerek bağımlı bulunan özerklikten yoksun veya başka bir egemenlik sınırlamasına bağlı ülke uyruğu olsun,hiç kimse hakkında , uyruğu bulunduğu devlet veya siyasal,hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayırım gözetilmeyecektir.

Madde 3.-Yaşamak,özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

Madde 4.-Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz;kölelik ve köle ticareti,her türlü
biçimiyle yasaktır.

Madde 5.-Hiç kimseye işkence yapılamaz ;acımasız,insanlık dışı,onur kırıcı ceza verilemez ve
böyle davranışlarda bulunulamaz.

Madde 6.-Herkesin,her nerede olursa olsun,hukuksal kişiliğinin tanınmasını isteme hakkı vardır.

Madde 7.-Herkes yasa önünde eşittir ve ayrımsız olarak yasanın korumasından eşitçe yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin,bu bildiriye aykırı her türlü ayrımlı işleme karşı ve böyle bir ayrımlı işlem için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.

Madde 8.-Herkesin anayasa veya yasa ile kendisine tanınan temel haklara aykırı işlemlere karşı, eylemli sonuç verecek biçimde,ulusal mahkemelere başvurma hakkı vardır.

Madde 9.-Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz,alıkonulamaz veya sürülemez.

Madde 10.-Herkes haklarının,borçlarının veya kendisine karşı ceza niteliği taşıyan herhangi bir
suçlamanın saptanmasında,tam bir eşitlikle davasının bağımsız ve yansız bir mahkemece,
hakseverlikle ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir.

Madde 11.-
a)Bir suç işlemekten sanık olan herkes,savunması için kendisine gerekli bütün düzenlemelerin sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama sonunda yasaca suçlu olduğu saptanmadıkça suçsuz sayılır.
b)Hiç kimse,işlendikleri sırada ulusal veya uluslararası hukuka göre suç olmayan eylem veya eylemsizliklerinden ötürü mahkum edilemez. Bunun gibi,kimseye,suçun işlendiği sırada (o suç için) uygulanmakta olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Madde 12.-
Hiç kimse özel yaşamı,ailesi,konutu veya yazışması konularında keyfi karışmalara, onur ve ününe karşı saldırılara uğratılamaz. Herkesin böyle karışma ve saldırılara karşı yasal korunma hakkı vardır.

Madde 13.-
a)Herkesin herhangi bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.
b)Herkesin kendi ülkesi de içinde olmak üzere herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkı vardır.

Madde 14.-
a)Herkesin,kıyım karşısında başka ülkelere sığınma ve ülkelerce kendisine mülteci olarak davranılmasını isteme hakkı vardır.
b)Bu hak,adi bir suça veya Birleşmiş Milletler ilkesi amaçlarına aykırı etkinliklerden dolayı açılan kovuşturmalar durumunda ileri sürülemez.

Madde 15.-
a)Her bireyin bir yurttaşlığa hakkı vardır.
b) Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılmaz.

Madde 16.-
a)Evlilik çağına varan her erkeğin ve her kadının,ırk,yurttaşlık veya din bakımlarından hiçbir kısıtlamaya uğramaksızın,evlenme ve aile kurma hakkı vardır.
b)Evlenme sözleşmesi,ancak evleneceklerin özgür ve tam iradeleriyle yapılır.
c)Aile,toplumun doğal temel öğesidir;toplumca ve devletçe korunma hakkı vardır.

Madde 17.-
a)Herkesin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa mal ve mülk edinme hakkı vardır.
b)Hiç kimse mal ve mülkünden yoksun bırakılamaz.

Madde 18.-Herkesin düşün,vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır;bu hak,din veya inanışını
değiştirmek özgürlüğünü,dinini veya inanışını tek başına veya topluca,açık olarak veya özel
biçimde,öğrenim,uygulama,tapınma ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü kapsar.

Madde 19.- Herkesin düşün ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek,ülke sınırları söz konusu olmaksızın,bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerektirir.

Madde 20.-
a)Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma , dernek kurma ve derneğe katılma özgürlüğü vardır.
b)Hiç kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz.

Madde 21.-
a)Herkesin doğrudan doğruya veya serbestçe ,seçilmiş temsilciler aracılığıyla ile ülkenin kamu işleri yönetimine katılma hakkı vardır.
b)Herkesin,ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır.
c)Halkın iradesi,hükümet gücünün temelidir;bu irade,gizli olarak veya serbestliği sağlayacak benzeri bir yönteme uyularak genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve belirli aralıklarla yinelenecek olan dürüst seçimlerle belirlenir.

Madde 22.-Herkesin,toplumun bir üyesi olarak,sosyal güvenliğe hakkı vardır. Herkesin onuru ve kişiliğinin serbestçe gelişimi için gerekli olan ekonomik,toplumsal ve kültürel hakların,ulusal çaba ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgüt ve kaynakları ile orantılı olarak gerçekleştirilmesi hakkı vardır.

Madde 23.-
a)Herkesin çalışmaya,işini serbestçe seçmeye,adaletli ve elverişli çalışma koşullarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.
b)Herkesin,hiçbir ayırım gözetilmeksizin ,eşit çalışma karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.
c)Herkesin,çıkarlarının korunması ,için sendikalar (meslek örgütleri) kurma ve bunlara katılma hakkı vardır.

Madde 24.-Herkesin dinlenmeye,eğlenmeye,özellikle çalışma süresinin makul ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izine çıkmaya hakkı vardır.

Madde 25.-
a)Herkesin,gerek kendisi,gerek ailesi için yiyecek,giyim,konut,doktor bakımı ve gerekli sosyal hizmetleri de içermek üzere,sağlığını ve refahını sağlayacak elverişli bir yaşam düzeyine ve işsizlik,hastalık,sakatlık,dulluk,ihtiyarlık durumlarında veya kendisini geçim olanaklarından iradesi dışında yoksun bırakacak başka durumlarda güvenceye hakkı vardır.
b)Anaların ve çocukların özel bakım ve yardım görmeye hakları vardır. Bütün çocuklar
evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olsunlar,aynı sosyal güvenceden yararlanırlar.

Madde 26.-
a)Herkesin eğitilme hakkı vardır. Eğitim parasızdır;hiç değilse ilk ve temel eğitim
evrelerinde böyle olmalıdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve meslek öğretiminden herkes
yararlanabilmelidir. Yüksek öğretim,yetenek ve becerilerine göre,herkese tam ve eşitlikle açık olmalıdır.
b)Eğitim,insan kişiliğinin tam gelişmesi ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygının güçlenmesi amacına yönelik olmalıdır. Bütün uluslar ırk ve din toplulukları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletler’in barışın sürekli olması yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
c)Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek,öncelikle ana babanın hakkıdır.

Madde 27.-
a)Herkesin,toplumdaki kültürel yaşama serbestçe katılma,güzel sanatların zevkini tatma, bilimsel alandaki ilerleyişe katılma ve bundan yararlanma hakkı vardır.
b)Herkesin,sahibi bulunduğu her türlü bilim,edebiyat veya sanat yapıtlarından doğan
manevi ve maddi çıkarların korunmasına hakkı vardır.

Madde 28.-
Herkesin bu bildiride öngörülen hak ve özgürlüklerin tümüyle uygulanmasını sağlayacak toplumsal ve uluslararası bir düzen hakkı vardır.

Madde 29.-
a)Herkesin,kişiliğinin serbest ve tam gelişmesi,ancak içinde yaşaması ile olanaklı bulunan topluluğa karşı ödevleri vardır.
b)Herkes haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken,ancak yasanın salt
başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamak ve
demokratik bir toplumda ahlakın kamu düzeninin ve genel refahın haklı gereklerini yerine getirmek amacıyla,koymuş olduğu kısıtlamalarla bağlı olur.
c)Bu hak ve özgürlükler hiçbir yoldan Birleşmiş Milletler’in amaç ve ilkelerine aykırı
olarak kullanılamaz.

Madde 30.-Bu bildirgenin hiçbir kuralı,onda açıklanan hak ve özgürlüklerin,bir devlet,topluluk
veya kişi tarafından yok edilmesi amacını güden bir girişime geçme ya da böyle bir işi eylemli
olarak yapma hakkını oluşturduğu anlamında yorumlanamaz.

Evrensel bildirinin en önemli özelliği bağlayıcı olmaması ve insan hakları ihlallerin karşı herhangi bir yaptırımının da bulunmamasıdır. Bu nedenle B.M. İnsan hakları komisyonu görevini bırakmamış ve bildirinin saydığı hakları koruyacak bağlayıcı bir sözleşme yapmak için görevini sürdürmüştür.18 yıl süren uzun bir çalışmadan sonra, ikiz sözleşmeler olarak da anılan iki sözleşme hazırlanmıştır. Sözleşmeler 16 aralık 1966 yılında B.M. tarafından kabul edilmiştir. Ancak sözleşmelerin yürürlüğe girebilmesi için gereken 35 ülkenin onayı ,1976 yılında tamamlanabildiğinden bu tarihte sözleşmeler yürürlüğe girmiştir.

INTERNATIONAL COVENANT ON ECONOMIC, SOCIAL AND CULTURAL RIGHTS

“Ekonomik,Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme”.
Sözleşme 31 maddedir. Evrensel bildirgede yer alan haklar daha geniş ve ayrıntılı olarak sayılmıştır. Denetleme mekanizması olarak ayrı bir organa yer verilmemiş,sadece üye devletlerden belli dönemlerde rapor vermeleri istenmiştir

INTERNATIONAL COVENANT ON CIVIL AND POLITICAL RIGHTS

“Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme”.

Sözleşme 54 maddedir. İnsan Hakları Komitesinin çalışmasını düzenleyen 14 maddelik Kişisel Ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi Seçmeli Protokolü de bu sözleşmenin bir parçasıdır. Bu sözleşmede,evrensel bildiride yer alan bazı kişisel haklara yer verilmemiştir. Bunlar evrensel bildirinin ütopik kabul edilen,kişilerin başka ülkelerde serbestçe dolaşabilme ve yerleşmeleri hakları ile,sığınma hakkıdır. Buna karşılık bu sözleşmede evrensel bildiride bulunmayan bazı haklara yer verilmiştir. Bu yeni haklar,ulusların kendi kaderlerini belirleme (self determination) hakkı; Ulusların kendi doğal kaynaklarına ve zenginliklerine sahip olma ve bunları serbestçe kullanabilme hakkıdır. Sözleşmenin başka bir önemli farkı savaş propagandasının ve ulusal,ırksal ve dinsel düzeyde kin ve nefret yaratacak görüşlerin yayılmasının yasaklanmasıdır.

Sözleşmenin en önemli yeniliği ise bu haklara uyulup uyulmadığını denetleyen İnsan Hakları Komitesinin kurulmuş olmasıdır. Yine bu komiteye,üye devletin kabul etmesi koşuluyla kişisel ve devletlerarası başvurma hakları tanımıştır. Yazık ki komitenin yetkisi uzlaştırma ve aracılıkla sınırlıdır.
Alwin Diemer ,Evrensel Bildiri ile ikiz sözleşmeleri karşılaştırırken gelecekte beklenen sentezden söz etmektedir. 1948 bildirisinin önkoşulları geçmişte yaşanan barbarlıklar,savaş ve milyonlara karşı yapılan korkunç davranışlar ile diğer taraftan özgür dünya özlemidir. Bu bildiri aydınlanma geleneğine uygun bir bildiridir.

1966 sözleşmelerinde ise koşullar farklıdır.1948 bildirisi “Bütün insanlar ” kelimesiyle başlar ve
neredeyse her madde herkes ,kimse gibi kelimeler kullanılır.1966 Sözleşmeleri ise Tüm halklar kelimesi ile başlar,diğer maddelerinde de genel olarak halklar ya da devlet kelimeleri yer alır. Burada, insanın insanlık dışı davranışlardan kurtarılması isteği değil,devletlerin kendilerine bir anayasa koymaları isteğidir. Burada evrensellik değil,kültürlerin özerkliğine ilişkin çoğulculuk belirleyici rol oynamıştır.
Sonuç olarak ,
1948 Bildirisi tezdir. 1966 Sözleşmeler ise antitezdir. Gelecekte bir sentez için çalışılmalıdır.
1948 Bildirisinin temel özelliği evrenselliği ve temel insan anlayışının aydınlanmanın akılcı felsefesine dayanmasıdır.
1966 Sözleşmeleri ise,insanın bu soyut ve tek yanlı olduğu söylenen ve eleştirilen ana özelliğini ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.
Gelecekte sentez için ilk cümle şöyle olmalıdır.”Bütün insanlar dünya kültürünün üyeleridir.”

İnsan hakları ile ilgili uluslararası sözleşme,protokol ve benzeri belgeler yüzlerce sayfayı doldurmaktadır. Burada ilk çağdan,evrensel bildiriye kadar geçen dönemde,insan haklarıyla ilgili gelişmeler genel olarak incelenmeye çalışılmıştır. Bu konudaki diğer gelişmeler ayrı bir yazı konusu olarak ele alınabilir.

KAYNAKÇA

Anabritanica. Meydan Larousse. Felsefe Ansiklopedisi-O.Hançerlioğlu.
Belgelerle İnsan Hakları-Muzaffer Sencer. Hürriyet Bildirgeleri-Derleyen Janko Musulin,çevri Necmi Zeka .
Felsefe Tarihi-Prof.Macit Gökberk. İnsan Haklarının Felsefi Temelleri-1982 uluslararası seminer notları-Hazırlayan İ.Kuçuradi. İnsan Hakları-Jacques Mourgeon,çeviri A.Ekmekçı,A.Türker.
İnsan Haklarının Uluslararası Boyutları-Prof.Münci Kapani.Türkiye’nin İnsan Hakları Sorunu 1/2 – Prof.Bülent Tanör.İnsan Hakları ve Kamu Özgürlükleri-Prof.Ahmet Mumcu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: