İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Azinlik Haklari

ULUSLARARASI BELGELER

LOZAN ANTLASMASI – AZINLIKLARIN KORUNMASI

Madde 37.-Türkiye, 38. maddeden 44. maddeye kadar olan maddelerin kapsadigi hükümlerin , temel yasalar olarak taninmasini hiçbir kanunun, hiçbir yönetmeligin (Tüzügün) ve hiçbir resmi islemin bu hükümlere aykiri ya da bunlarla çelisir olmamasini ve hiçbir kanun, yönetmelik (tüzük) ve hiçbir resmi islemin söz konusu hükümlerden üstün sayilmamasini yükümlenir ( taahhüt eder).

Madde 38.-Türk Hükümeti , Türkiye ‘de oturan herkesin dogum, bir ulusal topluluktan olma (milliyet, nationalité ) dil, soy ya da din Ayrimi yapmaksizin hayatlarini ve özgürlüklerini korumayi tam ve eksiksiz olarak saglamayi yükümlenir.
Türkiye’de oturan herkes, her dinin ,mezhebin ya da inancin kamu düzeni ve genel ahlaka aykiri olmayan gereklerini ,ister açikça ister özel olarak, serbestçe yerine getirme hakkina sahip olacaktir.
Müslüman olmayan azinliklar ,bütün Türk vatandaslarina uygulanan ve Türk Hükümeti tarafindan milli savunma ya da kamu düzeninin korunmasi için ülkenin tümü ya da bir parçasi üzerinde alinabilecek tedbirler sakli kalmak sartiyla, dolasim ve göç etme ( yerlesme) hakkindan tam olarak yararlanacaklardir.

Madde 39.-Müslüman olmayan azinliklara mensup Türk vatandaslari,Müslümanlarin yaralandiklari ayni yurttaslik ( medeni hukuk ) ve siyasal haklardan yararlanacaklardir.
Türkiye’nin oturan herkes din Ayrimi gözetilmeksizin kanun önünde esit olacaklardir.
Din,inanç ya da mezhep farki ,hiçbir Türk vatandasinin yurttaslik haklariyla (medeni haklar) siyasal haklarindan yaralanmasina ve özellikle kamu hizmet ve görevlerine kabul edilme , yükselme , onurlanma ya da çesitli mesleklerde ve is kollarinda çalismasina ,sanayii ile ugrasmasina engel olmayacaktir.
Bütün Türk vatandaslarinin, gerek özel gerek ticari iliskilerinde, din, basin ve her çesit yayin konusunda ve açik toplantilarda diledigi bir dili kullanmasina karsi hiçbir kisitlama konulmayacaktir.
Resmi dil mevcut olmakla birlikte,Türkçe’den baska dille konusan Türk vatandaslarina, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri için uygun kolayliklar saglanacaktir.

Madde 40.-Müslüman olmayan azinliklara mensup olan Türk vatandaslari hem hukuk bakimindan hem de uygulamada diger Türk vatandaslarina uygulanan ayni muamele ve ayni güvencelerden (garantilerden) yararlanacaklardir. Bunlar özellikle giderleri kendilerine ait olmak üzere her türlü hayir kurumuyla ,dinsel ya da sosyal kurumlar ,her türlü okullar ve buna benzer ögretim ve egitim kurumlari kurmak,yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dini ayinleri serbestçe yapmak konularinda esit hakka sahip olacaklardir.

Madde 41.-Genel (kamusal) egitim konusunda ,Türk Hükümeti, Müslüman olmayan Türk vatandaslarinin önemli oranda oturduklari il ve ilçelerde, bu Türk vatandaslarinin çocuklarinin ilk okullarda kendi dilleriyle egitim yapmalarini saglamak amaciyla uygun kolayliklar gösterecektir. Bu hüküm Türk hükümetinin söz konusu okullarda Türk dilinin ögrenimini zorunlu kilmasina engel olmayacaktir.
Müslüman olmayan azinliklara mensup Türk vatandaslarinin önemli oranda bulunduklari il ve ilçelerde,söz konusu azinliklara devlet bütçesi,belediye ya da diger bütçelerce ,egitim,din ya da hayir için ayrilan tutarlardan ,hak gözetirlige uygun ölçülerde pay ayrilacaktir.
Sözü geçen tutar ilgili kurumlarin yetkili temsilcilerine ödenecektir.

Madde 42.- Türk Hükümeti, Müslüman olmayan azinliklarin aile durumlariyla (statüleriyle,aile hukukuyla) kisisel durumlari (statüleri, kisi halleri) konularinda, bu sorunlarin adi geçen azinligin görenek ve geleneklerine göre çözülmesine elverecek tedbirleri almayi kabul eder.
Bu tedbirler,Türk Hükümeti ile ilgili azinliklardan her birinin esit sayida temsilcilerden kurulu bir özel komisyonlarca düzenlenecektir. Anlasmazlik çikarsa Türk Hükümeti ile Milletler Cemiyeti Avrupa hukukçulari arasindan birlikte seçecekleri bir hakemi , üst hakem olarak atayacaklardir.
Türk Hükümeti sözü geçen azinliklara ait kiliselere ,havralara ,mezarliklara ve diger dini kurumlara her türlü korumayi saglamayi taahhüt eder. Ayni azinliklarin hali hazirda Türkiye’de bulunan vakiflarina dini ve hayir kurumlarina her türlü kolaylik saglanacak ve izin verilecektir. Ve Türk Hükümeti yeni dini kurum ve hayir kurumu kurulmasi için, bu nitelikteki öteki özel kurumlara saglanmis gerekli kolayliklardan,hiç birini esirgemeyecektir.

Madde 43.-Müslüman olmayan azinliklara mensup Türk vatandaslari ,inançlarina ya da dinsel ayinlerine aykiri herhangi bir davranista bulunmaga zorlanamayacaklari gibi, hafta tatili ( dini istirahat) günlerinde mahkemelerde bulunmadiklari ya da kanunun öngördügü herhangi bir islemi yerine getirmemeleri yüzünden haklarini yitirmeyeceklerdir.
Ancak bu hüküm,söz konusu Türk vatandaslarini ,kamu düzeninin korunmasi için diger Türk vatandaslarina yükletilen yükümler disinda tutar anlamina gelmeyecektir.

44.- Türkiye bu Kesimin yukaridaki maddelerinin Türkiye’nin Müslüman olmayan azinliklariyla ilgili oldugu ölçüde ,uluslararasi nitelikte yükümler meydana getirmelerini ve Milletler Cemiyeti’nin güvencesi (garantisi) altina konulmalarini kabul eder. Bu hükümler ,Milletler Cemiyeti Meclisinin çogunlugunca uygun bulunmadikça degistirilemeyecektir. Büyük Britanya Imparatorlugu, Fransa, Italya ve Japon Hükümetleri, Milletler Cemiyetinin Meclisi’nin çogunlugunca razi olunacak herhangi bir degisikligi reddetmegi, bu antlasma uyarinca kabul ederler.
Türkiye Cemiyeti Akvam Meclisi üyelerinden her birinin ,bu yükümlerden (taahhütlerden) herhangi birine aykiri herhangi bir davranisi ya da böyle bir davranista bulunma tehlikesini Meclise sunmaga yetkili olacagini, Meclisin duruma göre uygun ve etkili kabul edilecek bir hareket tarzi seçebilecegini ve gerekli görecegi yönergeleri ( talimatlari) verebilecegini kabul eder.
Bundan baska Türkiye bu maddelere iliskin olarak , hukuk bakimindan ya da uygulamada, Türk Hükümeti ile imzaci öteki devletlerden herhangi biri ya da Milletler Cemiyeti Meclisine üye herhangi bir baska devlet arasinda görüs ayriligi çikarsa ,Milletler Cemiyeti Misakinin (Nizamnamesinin) 14.cü maddesi uyarinca uluslararasi nitelikte sayilmasini kabul eder. Türk Hükümeti böyle bir anlasmazligin , öteki taraf isterse , uluslararasi Daimi Adalet Divanina götürülmesini kabul eder. Divanin karari kesin Milletler Cemiyeti Misakinin (Nizamnamesinin) 13.cü maddesi uyarinca verilmis bir karar gücünde ve degerinde olacaktir.

Madde 45.-Bu Kesimdeki hükümlerle Türkiye’nin Müslüman olmayan azinliklarina tanimis oldugu haklar, Yunanistan tarafindan kendi ülkesinde bulunan Müslüman azinlik için de taninmistir.

KAYNAKÇA:
Lozan Baris Konferansi -Tutanaklar Belgeler Takim II Cilt 2 PROF. SEHA L. MERAY -A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayinlari 1970.

– Antlasmanin yürürlüge girmesinden sonra, Ermeni ve Rum Patrikleri ile Hahambasi , Lozan Antlasmasini kendilerine sagladigi haklardan feragat ettiklerini açiklamislardir. Nitekim bu açiklama, bazi yargi kararlarinda da yer almistir . (Yargitay 7.ci Hukuk Dairesinin 10.4.1962 gün ve 2775/ 3567 sayili kararinda Lozan Antlasmasinin 42.ci maddesi ile ilgili olarak: “Davali kiliselerin temsil ettikleri ekalliyetlerin mümessilleri isbu maddede derpis edilen bir kisim haklardan feragat etmislerse de bu feragat, aile hukuku ile ahkami sahsiye hakkinda hususi hükümler konulmasina dair salahiyetlere münhasirdir.” denmektedir. Bu kararda iki temel hata bulunmaktadir: Önce , azinliklar bu antlasmada taraf degildirler ve Antlasma kosullarinin nasil degistirilebilecegi de , antlasmada, ayrica belirtilmistir.
Kaldi ki bir azinligin ya da bir grubun ,toplumsal, politik ya da ekonomik etkilerle ,uluslararasi belgelerle saglanan haklardan feragat etmesini kabul etmek ,uluslararasi sözlesmenin amacina
tamamen aykiridir. )

Lozan Antlasmasinda Patrikhane ile ilgili herhangi bir hüküm yoktur. Ancak Lozan tutanaklarinda ve TBMM gizli oturum tutanaklarinda , Patriklerin “Millet Basi ” unvani ile sahip olduklari temsil yetkisinin ortadan kaldirildigi açik olarak ifade edilmistir. Milletler Cemiyeti ile ilgili bölümler ise, Cemiyetin sona ermesiyle geçerliligini yitirmistir. Çünkü Milletler Cemiyeti yerine kurulan Birlesmis Milletler Teskilati’nin kanununda ,Cemiyet ile baglanti kurulmamistir. Sonuç olarak, Lozan Antlasmasi’nin azinliklarla ilgili maddelerinin ,-Milletler Cemiyeti ile ilgili maddeleri hariç-, yürürlüktedir ve azinliklar tarafindan kabul edilip edilmemesinin de hiçbir önemi yoktur.

AZINLIKLAR VE ULUSLARARASI DIGER BELGELER

GENEL OLARAK

Türkiye azinliklarini ilgilendiren üç uluslararasi organizasyon:
A) Birlesmis Milletler;
B) Avrupa Konseyi ;
C) Avrupa Güvenlik Ve Isbirligi Teskilati.

Azinliklarla ilgili bütün uluslararasi belgelerde yer alan ,önemli ortak noktalar:

1.- Insan haklari ve ulusal azinlik sorunu ,devletlerin iç sorunu degildir. Ulusal azinliklarla ilgili
sorunlara, diger devletlerin müdahale hakki, müdahale görevi haline gelmektedir. Bir devletin,
baska bir devletin ulusal azinliklari ile ilgili sorunlara müdahalesi ,içislerine karisma sayilmaz.

2.- Azinliklarla ilgili sorunlar, genel insan haklari içinde çözümlenemez,özel düzenlemeler gereklidir.

3.- Örgütlü terörizmi içeren ulusal azinlik sorunlari, terörizm ya da siddet uygulayan ya da bunlari
kamuya açik olarak mazur gören kisi ve kuruluslara iliskin sorunlar ulusal azinlik sorunu
sayilmaz.

4.- Insan haklari ve azinliklarla ilgili bir sorunun, uluslararasi herhangi bir kurulusa götürülebilmesi
için,ön sart , tüm iç hukuk yollarinin tüketilmis olmasidir.

5.- Insan haklari ile ilgili her uluslararasi belgede ,taraf devletler belirlenen tüm haklarin ,irk ,renk, dil,
din ,cinsiyet, ulusal ya da toplumsal köken ayrimi gözetmeksizin uygulanmasini saglamayi garanti
ederler.

6.- Toplumlarin yasamina ulusal azinliklarin zengin katkisini dikkate alarak ,azinlik haklarinin , çocuk
ve kadin haklari gibi grup haklari haline getirilmesi ,beklenen yeni asamadir.

AZINLIKLAR

” Uluslararasi hukukta insan haklarindan çok daha önce düzenlenmeye baslayan azinliklar sorunu , Milletler Cemiyeti döneminde çok sayida antlasmaya konu olmustur. BM döneminde ise, önceki dönemlerden farkli olarak, azinliklar sorunun yerel ya da bölgesel degil ,insan haklari baglaminda evrensel bir sorun oldugunu kabul edilmis ,bu nedenle de azinlik haklarinin ayrica düzenlenmesine gerek görülmemisti. Özellikle son yirmi yilda ise, bu görüsün yerini, azinliklara, insan haklarindan tam olarak yararlanmalarini saglamak üzere özel bazi haklar taninmasi gerektigi görüsü almaktadir. Hatta , artik Milletler Cemiyeti’nin azinlik haklari sisteminden ulusal grup haklari sistemine geçilmesi ,ulusal gruplara uluslararasi hukuk kisiligi taninmasi ve ulusal gruplarin uluslararasi hukuk yükümlülükleri ve haklari ile donatilmasi savunulmaktadir.”

Bu nedenle “…son dönemde bu konuda bir dizi uluslararasi belge kabul edilmistir. Bunlarin basinda ‘Ulusal ya da Etnik ,Dinsel ve Dilsel azinliklara Mensup Kisilerin Haklarina Iliskin Bildirge ‘ (18 Aralik 1992 tarihinde ,47/135 sayili BM Genel Kurulu karari ile kabul edilmistir) gelir. Avrupa Konseyi çerçevesinde ise ‘Bölgesel Dillere ya da Azinlik Dillerine Iliskin Avrupa Yasasi’ni ; Ulusal Azinliklarin Korunmasina Iliskin Çerçeve Sözlesme’ izlemistir.

AGIK belgeleri ise, kabul edildikleri dönemde oldugu gibi bugün de azinliklar konusundaki
uluslararasi yükümlülüklerden daha ileri ve çok daha ayrintili üstlenimler getirmektedir. Daha Sonuç Belgesi’nde ,VII. Ilke kapsaminda azinliklara yer verilmis ,Viyana Belgesi ise esitlik ve Ayrim gözetmeme ilkelerinin ötesine geçerek azinliklara ek haklar tanimasiyla bir dönüm noktasi olusturmus, daha sonraki belgeler de azinlik haklarini son derce ayrintili düzenleyerek bu konuda kapsamli bir basvuru kaynagi niteligini kazanmistir.”

(Agik Sürecinden Agit’e Insan Haklari -Gökçen Alpkaya,Kavram Yayinlari 1996)

A) BIRLESMIS MILLETLER

INSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESI (10 Aralik 1948)

Madde 2.-a)Herkes ,irk ,renk, cins, dil, din, siyasal veya baska herhangi bir inanis, ulusal veya toplumsal köken , servet ,dogus veya herhangi bir Ayrim gözetilmeksizin bu bildiri ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.

b)Bundan baska, gerek bagimsiz ülke uyrugu olsun,gerek bagimli bulunan özerklikten yoksun veya baska bir egemenlik sinirlamasina bagli ülke uyrugu olsun,hiç kimse hakkinda , uyrugu bulundugu devlet veya siyasal, hukuksal veya uluslararasi statüsü bakimindan hiçbir ayrim gözetilmeyecektir.

Madde 26.-a)Herkesin egitilme hakki vardir. Egitim parasizdir; hiç degilse ilk ve temel egitim
evrelerinde böyle olmalidir. Ilkögretim zorunludur. Teknik ve meslek ögretiminden herkes
yararlanabilmelidir. Yüksek ögretim,yetenek ve becerilerine göre,herkese tam ve esitlikle açik olmalidir.

b)Egitim ,insan kisiliginin tam gelismesi ve insan haklariyla temel özgürlüklere sayginin güçlenmesi amacina yönelik olmalidir. Bütün uluslar irk ve din topluluklari arasinda anlayis, hosgörü ve dostlugu özendirmeli ve Birlesmis Milletler’in barisin sürekli olmasi yolundaki çalismalarini gelistirmelidir.

c)Çocuklara verilecek egitimin türünü seçmek, öncelikle ana babanin hakkidir.

– Evrensel bildirinin en önemli özelligi, baglayici olmamasi ve insan haklari ihlallerine karsi herhangi bir yaptiriminin da bulunmamasidir. Bu nedenle B.M. Insan haklari komisyonu uzun bir çalismadan sonra, ikiz sözlesmeler olarak da anilan iki sözlesme (Ekonomik,Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararasi Sözlesmesi- Kisisel ve Siyasal Haklara Uluslararasi Sözlesmesi ) hazirlanmistir.( Ayrica
AGIT Belgeleri’nde ,bu bildirilere göndermeler yapilarak, genel bir baglayicilik saglanmistir).

-KISISEL VE SIYASAL HAKLAR ULUSLARARASI SÖZLESMESI
(Kabul 16.12. 1966, yürürlük 23.3.1976)

Madde 20.1.Her türlü savas propagandasi yasayla yasaklanir.
2.Ayrimciliga ,düsmanlik ve siddete yol açan ulus,irk ya da din karsitligi yasayla yasaklanir.

Madde 27.-Etnik ve dinsel azinliklarla ,dil azinliklarinin bulundugu devletlerde bu azinliklardan olan kisilerin , gruplardaki öteki üyelerle birlikte topluluk olarak kendi kültürlerinden yaralanmak, kendi dinlerini açiklamak ve uygulamak ya da kendi dillerini kullanmak hakki yadsinamaz.

– Sözlesmenin önemli farklarindan biri savas propagandasinin ve ulusal, irksal ve dinsel düzeyde kin ve nefret yaratacak görüslerin yayilmasinin yasaklanmasidir. Sözlesmenin en önemli yeniligi ise, bu haklara uyulup uyulmadigini denetleyen Insan Haklari Komitesinin kurulmus olmasidir. Yine bu komiteye, üye devletin kabul etmesi kosuluyla kisisel ve devletlerarasi basvurma haklari tanimistir. Yazik ki komitenin yetkisi uzlastirma ve aracilikla sinirlidir.

EKONOMIK, SOSYAL VE KÜLTÜREL HAKLAR ULUSLARARASI SÖZLESMESI
(Kabul ,16.12.1966 ,yürürlük 03.01.1976)

Madde 13. 1. Bu sözlesmeye taraf devletler ,herkese egitim hakki tanir. Egitimin , insan kisiliginin ve onur duygusunun tam gelismesine yönelik olmasini ve insan haklari ve temel özgürlüklere olan saygiyi güçlendirmesini saglar. Ayrica egitimin herkesin özgür bir topluma etkin olarak katilmasina
olanak sagladigini ,tüm uluslar arasinda oldugu gibi ,irksal ,etnik ve dinsel gruplar arasinda anlayis, hosgörü ve dostlugu gelistirdigini ve BM barisi koruma etkinliklerini özendirdigini de kabul eder.
( Belgelerle Insan Haklari -Muzaffer Sencer;Beta yayinlari 1988)

BIRLESMIS MILLETLER BELGELERINDE, INSAN HAKLARININ GÜVENCELERI

KISISEL VE SIYASAL HAKLAR ULUSLARARASI SÖZLESMESI

Kisisel ve Siyasal Haklar Uluslararasi Sözlesmesinin 28.ci maddesinde, bu haklarin uygulanmasini ve taraf Devletlerin uymasini gözetlemek ve izlemek üzere bir “Insan Haklari Komitesi” kurulmustur.
Komite, taraf devletlerin önerdikleri uzman ve bagimsiz kisiler arasindan seçilen 18 kisiden olusur. Her yil Mart,Temmuz ve Ekim aylarinda toplanir.
Komite Sözlesmenin 40-45.ci maddeleri geregince , taninan haklarin kullanilmasi ve bu kullanimin
gelistirilmesi konusunda Taraf Devletlerin hazirladiklari raporlari ,uygun görecegi sekilde “genel yorumlar” hazirlayarak taraf Devletlere iletir.
Komiteye basvuru kosullari ,sözlesmenin 41.ci maddesinde düzenlenmistir. Taraf Devletler ,komiteye
yetki vermis olmak kosuluyla, sözlesmede yer alan haklari ihlal ettikleri için ,diger Taraf Devletler
tarafindan sikayet edilebilirler. Muhatap devlet 3 ay içinde bu sikayete, iç islemleri ve yargi yollarini da içeren yazili bir cevap verecektir. Eger mesele ilgili devletler tarafindan 6 ay içinde çözülemezse , her iki devlet de meseleyi Komiteye gönderme hakkina sahiptir. Komite tüm iç hukuk yollarinin tüketildigini arastirdiktan sonra meseleyi ele alir. Insan Haklari Komitesi bu tür devletlerarasi sikayetleri dostça çözüme ulastirmaya çalisir arabuluculuk yapar. Komite taraf Devletlerden mesele ile ilgili bilgi isteyebilir. Komite bildirimi aldigi tarihten sonra on iki ay içinde bir rapor sunar.

Dostça bir çözüme ulasilirsa ,Komite raporunu olgulari ve çözümü içeren kisa bir beyanla sinirlar. Dostça bir çözüme ulasilamazsa ,Komisyon mesele ile ilgili tüm bulgu ve belgeleri , konu ile ilgili sözlü ve yazili sunumlarin kaydini içeren bir rapor düzenler. Rapor ilgili Taraf Devletlere duyurulur.

41.ci madde uyarinca mesele çözümlenmemisse, Komite Taraf Devletlerin ön oluruyla, 5 kisiden olusan özel uzlastirma komisyonu kurabilir. Komisyon en geç 12 ay içinde bir rapor hazirlayip,taraf devletlere verilmek üzere, Komite Baskani’na sunar. Komisyon incelemesini 12 ay içinde bitiremezse , incelemenin hukuksal konumunu içeren kisa bir beyanla yetinir. Mesele dostça bir çözüme ulasirsa, Komisyon raporunu olgulari ve çözümü içeren özet bir açiklama ile sinirlar. Dostça bir çözüme ulasilamazsa , Komisyon mesele ile ilgili tüm bulgu ve belgeleri ,dostça çözüm olasiliklari ile ilgili görüslerini ve konu ile ilgili sözlü ve yazili sunumlarin kaydini içeren bir rapor düzenler. Taraf Devletler sunulan raporun içerigini kabul edip etmediklerini 3 ay içinde Komite baskanina bildirirler. ( Madde 42). Komite ,Ekonomik ve Toplumsal Konsey araciligiyla BM Genel Kuruluna etkinlikleri konusunda yillik bir rapor sunar. (Madde 45).

Komiteye bireysel basvuru hakki ise , daha sonra Sözlesmeye eklenen 1.Nolu protokol ile saglanmis, ancak bu basvurunun da Taraf Devletler tarafindan kabul edilmis olmasi kosulu getirilmistir. Bireysel basvuru için, Ek Protokolün 2.ci maddesi geregince, elverisli bütün iç hukuk yollarini tüketmis olmalari gerekir. Komiteye yazili olarak yapilan sikayeti ilgili Taraf Devlete bildirir ve basvuruyu alan devlet, alti ay içinde basvurulan konu ile ilgili hukuksal yolu netlestiren yazili açiklama ve degerlendirme sunar .(Madde 4). Komite bireysel basvurulari,Taraf Devletçin açiklamalari ile birlikte inceler. Konunun daha önce baska bir uluslararasi kurulus tarafindan sorusturulmadigina ve bireyin elverisli bütün iç hukuk yollarinin tükettigine kanaat getiren Komite konuyu inceler. Komite görüsünü Taraf Devlete ve sikayeti yapan kisiye bildirir. Komite gerek Taraf Devletlerin sikayetlerini ,gerekse bireysel basvurulari, Ekonomik ve Sosyal Konsey araciligiyla Birlesmis Milletler Genel Kurulu’na yillik rapor olarak sunar. (Madde 45-pro.M.6).

EKONOMIK TOPLUMSAL VE KÜLTÜRET HAKLAR ULUSLARARASI SÖZLESMESI

Ekonomik,Toplumsal Ve Kültürel Haklar Uluslararasi Sözlesmesinde yer alan,Ekonomik ve Sosyal Konsey ,1985 yilinda Ekonomik,Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi adini aldi .Komitenin görevi, taraf devletlerin sunduklari raporlari degerlendirmek ve taraf devletleri yükümlülükleri yerine getirmeleri konusunda “genel yorum” adini tasiyan kararlar üretmektir.
Sözlesmesinin 19.maddesine göre ,Komite, devletler ya da uzmanlar tarafindan insan haklari ile ilgili olarak verilen raporlari incelenmesi ve genel tavsiyesinin alinmasi ya da gereginde bilgi için Insan Haklari Komisyonuna iletebilir. Bu madde ile sözlesme , insan haklari komisyonuyla iliskilendirilmistir.

(Temel Belgelerde Insan Haklari Usul Hukuku 1 Derleyen M.S.Gemalmaz -IHD yayini 1995)

B) AVRUPA KONSEYI

“Avrupa Parlamenter Demokrasileri arasinda daha yakin bir birlik olusturmak üzere 5 Mayis 1949 yilinda kurulmustur. Merkezi Fransa’nin Strasbourg sehridir. Avrupa Konseyi’nin amaci , Avrupa Konseyi Statüsünün ( Statute Of The Council Of Europe ) 1.ci maddesinde açiklanmistir.

Madde 1.
a) Avrupa Konseyi’nin amaci ,ortak miraslari olan ülke ve ilkeleri korumak ve gerçeklestirmek , ekonomik ve toplumsal ilerlemesini kolaylastirmak üzere üyeleri arasinda daha güçlü bir birligi olusturmaktir

.

b) Bu amaç; ortak ilgi konusu olan sorunlarin görüsülmesi, ekonomik ,toplumsal ,kültürel, bilimsel , hukuksal ve yönetsel konularla insan haklari ve temel özgürlüklerinin korunmasi ve daha ileri düzeyde gerçeklesmesi konusunda sözlesmeler ve ortak eylemler yoluyla Konsey organlari eliyle izler

.

c) Üyelerin Avrupa Konseyi’ne katilmalari ,Birlesmis Milletler ve taraf olduklari öteki uluslararasi örgüt ya da birliklerin etkinliklerine katilmalarini etkilemez.

d) Ulusal savunmaya iliskin konular ,Avrupa Konseyi alani disindadir.

INSAN HAKLARI AVRUPA SÖZLESMESI.

” Insan Haklari Evrensel Bildirgesi’nin yani sira ,ikinci ana belge ,Insan Haklari Avrupa Sözlesmesidir.
3 Eylül 1953 tarihinde yürürlüge girmistir. Sözlesme Evrensel Bildirgeden daha dar kapsamli olmakla
birlikte, daha ileri düzeyde bir hukuksal belge niteligindedir. Bu Sözlesmeyle, insan haklarinin etkin
biçiminde korunabilmesi için bölgesel bir düzen kurularak üye devletler kimi yükümlülükler altina sokuldugu gibi , bireyin uluslararasi hukuktan dogan kimi haklarinin bulundugunu kabul etmistir.

Bunun da ötesinde ,adi geçen Sözlesme, temel hak ve özgürlüklerin Avrupa düzeyindeki toplu güvencesidir. Bu güvence sözlesmeci devletlerin saygi göstermek zorunda oldugu uluslararasi bir
yargi mekanizmasiyla desteklenmistir. Ancak söz konusu uluslararasi güvence, ulusal güvencelerin yerine almak üzere degil, onlara ek olarak kurulmustur. Bu amaçla olusturulan organlarin çalismasi,
ancak tüm iç çözüm yollarinin tüketilmesinden sonra olanaklidir.

INSAN HAKLARINI VE TEMEL ÖZGÜRLÜKLERI KORUMA SÖZLESMESI

(Convention For The Protection Of Human Rights And Fundamental Freedoms )

Madde 14.- Bu sözlesmede öne sürülmüs olan hak ve özgürlüklerden yararlanma; cinsiyet ,irk ,renk, dil, din, siyasal ya da baska bir görüs, ulusal ya da toplumsal köken ,bir ulusal azinliktan olma , mülkiyet , dogus ve benzeri baska bir statü ayrimi gözetilmeksizin herkes için saglanir.

Madde 19.- Yüksek Sözlesmeci Taraflarin bu Sözlesmeyle üstlenmis olduklari yükümlülüklerinin gözetlenmesini saglamak amaciyla,
a) Bundan böyle Komisyon olarak anilacak olan, bir Insan Haklari Avrupa Komisyonu,
b) Bundan böyle Divan olarak anilacak olan bir Insan Haklari Avrupa Divani kurulur.

Madde 20.-Komisyon,Yüksek Sözlesmeci Taraflarin sayisina esit sayida üyeden olusur. Komisyonda
ayni Devletin uyrugu olan birden çok üye bulunamaz.

Madde 25.-
1.Komisyon ,Yüksek Sözlesmeci Taraflardan biri tarafindan bu Sözlesmede taninmis haklarin çignendigini ileri süren herhangi bir birey ,resmi olmayan bir örgüt ya da bireyler grubundan
Avrupa Konseyi genel Sekreterligine yazilmis dilekçeleri alabilir. Ancak bunun için hakkinda sikayet bulunan Yüksek Sözlesmeci tarafin bu türlü dilekçeleri alma konusunda Komisyonun yetkisini tanidigini bildirmis olmasi gerekir. Böyle bir bildirimde bulunmus olan Yüksek Sözlesmeci Taraflar ,bu
hakkin etkin biçimde kullanmasini engellemeye kalkismamakla yükümlüdür.
2.- Bu bildirimi belli bir süre için yapabilir.

Madde 26.- Komisyon ,uluslararasi hukukun genel olarak belirlenmis kurallarina göre ,ancak tüm iç yargi yollari tükendikten sonra ve kesin kararin alindigi tarihten baslayarak alti ay bir süre içinde
bir konuyu ele alabilir.

Madde 27.-
1.- Komisyon 25.ci madde geregince sunulan herhangi bir dilekçeyi asagidaki hallerde kabul etmez.
a) Dilekçe imzasiz ise;
b) Dilekçe komisyon tarafindan daha önce incelenmis bir olayla ilgili ise ya da baska bir uluslararasi kurulus tarafindan incelenmis ve sonuçlandirilmis ve yeni olaylar yoksa.
2.-Komisyon dilekçeyi Sözlesme hükümleriyle telif edilemez bulmasi ,açikça mesnetsiz ya da sikayet hakkinin kötüye kullandigi kanaati dogdugunda dilekçeyi kabul etmez.
3.- Komisyon 26.ci maddede belirtilen kosullari yerine getirmeden yapilan basvurulari kabul etmez.

Madde 28.-
Komisyon verilen dilekçeyi kabul ettigi takdirde;
a) Olgularin dogrulugunu arastirmak üzere taraflarin temsilcileriyle dilekçeyi inceler ve gerek görürse
sorusturma yapar. Ilgili devletler komisyona bütün kolayliklari saglar.
b) Komisyon, inceleme sonuçlarini insan haklari temelinde konunun dostça çözümünü saglamak üzere ilgili taraflarin hizmetine sunar.

Madde 30.- Komisyon 28.ci madde uyarinca dostça bir çözüm bulmayi basarirsa ,ilgili devletlere , Bakanlar Komitesine ve yayimlanmasi için Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne gönderilmek üzere rapor hazirlar. Bu rapor olgularin ve varilan çözümün kisa anlatimiyla sinirlidir.

Madde 31.-
1.- Çözüme ulasilmazsa ,Komisyon olgulara iliskin bir rapor hazirlar ve saptanan olgularin ilgili devletin Sözlesmeyle üstlendigi yükümlülüklerine bir aykiriligi gösterip göstermedigi konusunda
görüsünü belirtir. Komisyon üyelerinin tümünün konuya iliskin görüsleri bu raporda yer alabilir.
2.- Rapor Bakanlar Komitesi’ne ve ilgili devletlere gönderilir. Ilgili devletler bu raporu açiklayamazlar.

Madde 32.-
1.- Komisyon raporunu Bakanlar Komitesi’ne verilis tarihinden baslayarak üç ay içinde konu Divana
sunulmazsa, Baskanlik Komitesi, Komiteye katilmaya yetkili üyelerinin üçte iki çogunluguyla , Sözlesmeye aykirilik bulunup bulunmadigina karar verir.
2.- Bakanlar Komitesi , aykirilik bulunduguna karar verirse ,Sözlesmeci Tarafa verdigi kararin gerektirdigi önlemleri almak zorunda oldugu bir süre tanir.
3.- Ilgili Yüksek Sözlesmeci Taraf taninan süre içinde doyurucu önlemler alamazsa , Bakanlar Komitesi
1.ci fikrada öngörülen çogunlukla ilgili kararina göre ne yapilacagini kararlastirarak raporu yayimlar.
4.- Yüksek Sözlesmeci Taraflar ,Bakanlar Komitesi’nin yukaridaki fikralarin uygulanmasi sirasinda alabilecegi herhangi bir karari kendileri için baglayici saymayi üstlenir.

Madde 38.- Insan Haklari Avrupa Divani ,Avrupa Konseyi Üyelerinin sayisina esit sayida yargiçtan olusur. Divanda ayni devlet uyrugu olan birden çok yargiç bulunamaz.

Madde 43.- Divan önüne getirilen her konuyu incelemek üzere yedi yargiçtan kurulu bir daire olarak olusur. ….

Madde 44.- Bir konuyu Divan önüne getirme hakki sadece Yüksek Sözlesmeci Taraflarin ve
Komisyonundur.

Madde 47.- Divan ancak Komisyonun dostça çözümünün basarisizliga ugradigini kabul etmesinden sonra ve 32.ci maddede öngörülen üç aylik süre içinde konuyu ele alabilir.

Madde 50.- Divan ,bir Yüksek Sözlesmeci Tarafin bir adli makami ya da baska makamlarinin aldigi bir karar ya da önlemi tümüyle ya da bir bakimdan bu Sözlesmeden dogan yükümlülüklere aykiri bulursa
ya da adi geçen Tarafin iç hukuku ,bu karar ya da önlemin sonuçlarini tümüyle kaldirmaya elvermiyorsa, gerektiginde zarar gören tarafa adil doyum saglayacak bir karar alir.

Madde 51.-
1.- Divanin yargisi gerekçeli olarak verilir.
2.-Yargi, tümüyle ya da bir bölümüyle yargiçlarin görüs birligini yansitmiyorsa , her yargiç ayri görüs bildirmege yetkilidir.

Madde 52.- Divanin yargisi kesindir.

Madde 53.- Yüksek Sözlesmeci Tadarlar ,taraf olduklari herhangi bir konuda karara uymayi üstlenir.

1 NO’LU EK PROTOKOL

Madde 1.-Her gerçek ya da tüzel kisi Mülkiyetinden yaralanmaya yetkilidir. Hiç kimse ,kamu yarari ya da yasayla ve uluslararasi hukukun genel ilkeleriyle belirlenen kosullar disinda mülkiyetinden yoksun
birakilamaz. Yukaridaki hükümler,mülkiyetin genel yarar uyarinca kullanilmasini denetlemek , vergilerin ya da mali yükümlülük ya da cezalarin yerine getirilmesini saglamak üzere devletin gerekli gördügü yasalari koyma hakkini zedelemez.

INSAN HAKLARI AVRUPA KOMISYONU IÇTÜZÜGÜ

Kural 37.-1.Sözlesmenin 24 ya da 25.ci maddelerine göre yapilan herhangi bir basvuru,yazili olarak sunulur ve basvuran ya da temsilcisi tarafindan imzalanir.
2.-Bir basvuru resmi olmayan bir örgüt ya da bireyler grubunca yapildiginda bu örgüt ya da grubu temsile yetkili kimseler tarafindan imzalanir. Bir basvuruyu imzalamis olan kimselerin buna yetkili olup olmadigina iliskin herhangi bir sorunu Komisyon karara baglar.

Kural 38.-
1. 25.ci Maddeye göre yapilan bir basvuruda,
a) Basvuranin adi, yasi, meslegi ve adresi;
b) Varsa,temsilcinin adi ,meslegi ve adresi;
c) Aleyhine basvurunun yapildigi Yüksek Sözlesmeci Tarafin adi;
d) olabildigi ölçüde basvurunun konusu ve Sözlesmenin çignendigi iler sürülen hükmü;
e) olaylarin ve dayanaklarinin anlatimi;
f) Ilgili belgeler ve özellikle basvuru konusuna iliskin karar yada baska edimler yer alir.
2.- Basvuruda bulunan ,Sözlesmenin 26.ci maddesinde öngörülen kosullarin yerine geldigini göstermeye yeterli bilgileri saglar.
3.-Basvurunun -özetle de olsun- basvuru konusunu dile getirdigi ilk duyurunun yapildigi tarih genel olarak basvurunun baslangiç tarihi sayilir.
4.- Basvuran adresindeki herhangi bir degisikligi Komisyona bildirir.

AVRUPA KONSEYI’NIN GÜVENCELERI

Sözlesme, öne sürdügü hükümlere aykiri uygulamalar konusunda bir devletin baska bir devlete
karsi basvuruda bulunmasi hak tanidigi gibi ,bireylere, birey gruplarina ya da resmi olmayan örgütlere
de yargi yetkisi içinde bulundugu devlete karsi Sözlesmede taninan hak ve özgürlüklerinden birinin
çignendigi gerekçesiyle sikayette bulunma olanagini vermistir.
…Devletler ve bireyler tarafindan verilen dilekçeler Insan Haklari Komisyonu eliyle isleme konur.
Komisyonun ilk görevi verilen dilekçenin kabul edilebilirligine karar vermektir. Kabul edilen dilekçenin
taraflari Komisyon tarafindan dinlenerek ve yakinma konusu olan durumu inceleyerek arabuluculuk
yoluyla konuya bir çözüm bulmaya çalisir.

Taraflar arasinda sorunu dostça bir çözüm yolu bulundugunda Komisyon hazirladigi raporu ilgili taraflara , Bakanlar Komitesine ve yayinlanmasi için Avrupa Konseyi Genel Sekreterine gönderir.
Durum dostça çözüme baglanamazsa , Komisyon Sözlesme’ ye aykiri bir durum olup olmadigina
iliskin bir rapor hazirlayarak ilgili devletlere ve Bakanlar Komitesin ‘e iletir. Raporun verilmesini izleyen üç ay içinde konu, Avrupa Insan Haklari Divani’na götürülebilir. …
Bir isin Divana götürülmesini ,ya Komisyon ya durumu Komisyona ileten devlet, ya Komisyona basvuran kisinin uyrugunda bulundugu devlet ya da aleyhine sikayette bulunulan devlet isteyebilir.
Divan tarafindan isin incelenmesi ve karar baglanmasi için yedi yargiçtan olusan bir daire kurulduktan
sonra , rapor ve belgeler incelenip durusma yapilarak karara varilir. Kara kesin oldugu gibi ilgili
hükümetleri baglayici niteliktedir.

Divan önüne getirilmeyen Komisyon kararlari , Bakanlar Komitesi’ne getirilebilir. Komite , Komisyon
kararini inceleyerek üçte iki çogunlukla insan haklarina aykiri bir durumun olup olmadigina kara verir.
Ilgili devletin insan haklarini çignendigi yolunda karar alinmasi durumunda, gerekli önlemleri almasi
için ilgili devlete bir süre taninir. Bu süre içinde gerekli önlemlerin alinmamasi durumunda ne yapilmasi gerektigi Bakanlar Komitesi’nce saptanir”.

-Türkiye ,22 Ocak 1987 tarih ve 87 /11439 sayili Bakanlar Kurulu Karari ve 21.4.1987 tarihli Disisleri Bakanligi’nin tebligi ile ,üç yillik bir dönem için bireysel basvuru hakkini kabul etmis ve her üç yilda bir yenilemistir. Türkiye bu basvurular için,sözlesmenin 64.cü maddesi geregince, alti özel çekince koymustur. Türkiye ,imza ve onay sirasinda Sözlesmenin ana metnine herhangi bir çekince düsmemistir. Ancak anlasildigi kadariyla,bireysel basvuru hakkini taniyan 25.ci maddenin öngördügü bildirimde bulunana kadar ,bu maddeye çekince düsme hakkini sakli tuttugu varsayimini benimsemistir. Bu nedenle bu çekincelerin hüküm tasimasi Komisyonun takdirine baglidir.

Devletlerarasi basvuru da bireysel basvuru da, dogrudan bir hak arama yolu olmaktan çok ,dolayli bir denetim yolu olarak islemektedir. Sözlesmenin öngördügü denetim (daha çok) maddi degil, moral bir yaptirim gücünü tasir.

C) AGIK / AGIT BELGELERI

1972 tarihinde Atlantik Konseyi , Avrupa’da bir Isbirligi ve Güvenlik Konferansi hazirlanmasi için
çalismalari basladi. Varsova pakti ve pek çok tarafsiz ülke de bu karari destekledi. Görüsmeler 1972
yilinda Helsinki’de basladi ve sonuçta Helsinki Sonuç Belgesi imzalandi. Toplantinin amaç degil bir asama oldugu kabul edilerek , Konferansin izleme toplantilari yoluyla sürdürülmesi öngörülmüstü.

Izleme toplantilarini izleyen Paris Sarti ile , 1989 yilinda Varsova paktinin çökmesi sonrasi kurumlasmaya dogru önemli adimlar atildi, konferansin temel organlari olustu.
5-6 Aralik 1994 tarihinde yapilan zirvede Budapeste Belgesi hazirlandi. Bu belge ile “Yeni Bir Dönümde Gerçek Bir Ortakliga Dogru ” adli belge kabul edildi .Bu belgeye göre , yeni isbirligi ve
güvenlik çagina uygun olarak, AGIK ismi AGIT Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Teskilati haline geldi.

Baslica AGIK yada AGIT kurumlari sunlardir.

a) Izleme Toplantilari ve Zirveler:Katilan devletlerin gelismeleri izlemek,atilacak yeni adimlara karar vermek ,yeni önlemleri incelemek amaciyla iki yilda bir devlet ya da hükümet baskanlarinin katilimi
ile yapilan toplantilardir.

b) Bakanlar Konseyi : Yilda bir kez ,Katilan Devletlerin disisleri bakanlarinin ,Konsey olarak yaptigi
toplantilardir. Konsey, AGIT’in merkezi karar ve yönetim organidir. AGIK’le ilgili konulari gözden geçirmek, izleme toplantilarinda alinan kararlari uygulamakla görevlidir. Dönem baskani, Konsey ve
Komite adina esgüdüm saglamak ve danisma ile yetkilidir.

c) Yüksek Konsey (Yüksek Memurlar Komitesi) :Yüksek Konsey,Gelecekteki çalismalari tasarlamak, Konsey toplantilari arasinda ki dönemde gözetim,yönetim ve esgüdümü saglamak ve Konseyin temsilcisi olarak karar vermekle görevlidir.

d) Sekreterya : Teskilatin sekreterya hizmetlerini saglar.

e) Çatisma Önleme Merkezi : Güven ve Güvenlik Artirici Önlemlerin uygulanmasina destek saglamak için ,askeri bilgilerin yillik degisimi, birliklerin yer degistirmesi ,askeri nitelikteki kazalar vb. konularda danisma ve isbirligi yapmakla görevlidir.

f) Demokratik Kurumlar ve Insan Haklari Bürosu (Özgür Seçim bürosu): Seçim ve seçim sonuçlari ile
ilgili çalismalar ,seminerler ve toplantilar yapmakla görevlidir.

g) Parlamenterler Meclisi : Paris Sarti, bütün katilan devletlerin parlamentolarindan gelecek üyelerden olusan meclistir.

h) Azinliklar Yüksek Komiseri : Ulusal azinliklarla ilgili olarak görev yapar.

i) Sürekli Konsey (Sürekli Komite): Katilan Devletlerin temsilcilerinden olusan,siyasi danisma ve karar almakla görevli konseydir.

HELSINKI SONUÇ BELGESI (NIHAI SENEDI) (1 Agustos 1975)

a) ILISKILERDE REHBER ILKELER BILDIRISI (10 temel ilke)
I. Egemen Esitlik, Egemenligin Niteligindeki Haklara Saygi;
II. Güç Tehdidinde Basvurmaktan ya da Güç Kullanmaktan Kaçinma;
III. Sinirlarin Çignenmezligi;
IV. Devletin Toprak Bütünlügü ;
V. Anlasmazliklarin Barisçi Çözümü;
VI. Iç Islerine Karismama;
VII. Düsünce,Vicdan Din ya da Inanç Özgürlükleri Dahil Insan Haklarina ve Temel Özgürlüklerine Saygi;
VIII. Halklarin Hak Esitligi ve Kendi Yazgilarini Belirlemeleri;
IX. Devletler Arasinda Isbirligi;
X. Yükümlülüklerin Uluslararasi Hukuka Göre Iyi Niyetle Yerine Getirilmesi.

HELSINKI SONUÇ BELGESI VE AZINLIKLAR

VII. Katilimci Devletler, irk, cinsiyet, dil yada din ayrimi olmaksizin,herkes için, düsünce , vicdan, din ya da inanç özgürlügü dahil,insan haklarina ve temel özgürlüklerine saygi göstereceklerdir. ….

Ülkelerinde ulusal azinliklar bulunan katilimci Devletler,bu tür azinliklara mensup kisilerin hukuk önünde esitlik hakkina saygi gösterecekler; onlara ,insan haklari ve temel özgürlüklerden etkin olarak yararlanmalari için olanaklari saglayacaklardir; ve bu biçimde,onlarin çikarlarini koruyacaklardir. …

Insan haklari ve temel özgürlükler alaninda , katilimci devletler,Birlesmis Milletler Sarti ve Evrensel Insan Haklari Bildirisi amaçlarina ve ilkelerine uygun olarak tasarrufta (act) bulunacaklardir. Onlar ayrica ,içlerinde Uluslararasi Medeni Ve Siyasal Haklar Sözlesmesi, ek Protokolü ve Uluslararasi Ekonomik ,Sosyal ve Kültürel Haklar Sözlesmesi de dahil bulunan ve baglanmis olabilecekleri bu alandaki uluslararasi bildiriler ve anlasmalardaki yükümlülükleri yerine getireceklerdir.

X. ….. Katilimci Devletler,kendi yasalarini ve düzenlemelerini (regulations) belirleme hakki dahil, egemenlik (sovereign) haklarini kullanirken, Uluslararasi Hukuktan dogan yasal yükümlülüklerine uyacaklardir; onlar ayrica, Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Konferansi Sonuç Belgesi’ndeki hükümleri göz önünde tutacak ve bunlari uygulayacaklardir.

“Azinliklara ilk kez yer verilen Sonuç Belgesi’nde uluslararasi yükümlülüklere uygun olarak esitlik ve ayrim gözetmeme ilkelerinin azinliklar bakimindan yinelenmesi ile yetinilmistir. Belgeye göre , ülkelerde ulusal azinliklari bulunan katilan devletler,bu azinliklara mensup kisilerin yasa önünde esitlik hakkina saygi gösterirler; bu kisilere, insan haklarindan ve temel özgürlüklerden etkili biçimde yararlanmalari için bütün olanaklari saglarlar ve bu yolla, bu alandaki çikarlarini korurlar. Üçüncü Sepette ise ,ulusal azinliklarin ya da bölgesel kültürlerin egitim ve kültür alanindaki katkisi kabul edilmekte ve üyelerinin mesru çikarlari göz önüne alinarak, bu katkinin kolaylastirilmasi üstlenimi getirilmektedir. Madrit Belgesi’nde de, katilan devletlerin, Sonuç Belgesi’nde tanidigi biçimiyle ,ulusal azinliklara mensup kisilerin haklarina saygi gösterilmesini ve bunlardan etkili biçimde yararlanilmasini saglamada oldugu kadar, onlarin mesru çikarlarini korumada da sürekli bir ilerlemenin önemini vurguladigi belirtilmektedir. ” (A.g.e. G.Alpkaya)

YENI BIR AVRUPA IÇIN PARIS SARTI (21 Kasim 1990)

YENI BIR DEMOKRASI , BARIS VE BIRLIK EVRESI INSAN HAKLARI DEMOKRASI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜGÜ.

Ulusal azinliklarin etnik, kültürel, dilsel ve dinsel kimliklerinin korunacagini ve ulusal azinliklara mensup kisilerin, hukuk önünde tam bir esitlikle ve hiçbir ayrim yapilmaksizin , bu kimliklerini özgürce ifade etme, koruma ve gelistirme haklari bulundugunu teyit ederiz.

Herkesin haklarini herhangi bir ihlaline karsi, ulusal ya da uluslararasi ,etkin basvurma yollarini kullanmasi bundan yararlanmasi garanti edilecektir. Bu rehber kurallara tam saygi gösterilmesi , yeni Avrupa kurulmasinda aradigimiz temel ilkedir. Devletlerimiz,demokratik kazanimlari geri dönüssüz kilmak amaciyla, isbirligi yapacaklar ve birbirlerini destekleyeceklerdir.

GELECEK IÇIN REHBER ILKELER

INSAN BOYUTU

insan haklarina ve temel özgürlüklerine duydugumuz sayginin kesin ve degistirilemez (irrevocable) oldugunu duyururuz. AGIK’nin insan boyutuyla ilgili hükümlerini tam olarak uygulayacagiz ve ona dayanacagiz.(build upon).

Insan Boyutu Konferansi Kopenhag Toplantisi Belgesinden devinerek,demokratik kurumlarin güçlendirilmesi ve hukukun üstünlügünün uygulanmasinin gelistirilmesi için isbirligi yapacagiz.

Toplumlarimizin yasamina ulusal azinliklarin zengin katkisini gelistirmeye yardimci olmak (foster) azmi ile , azinliklarin daha da iyilestirilmesini üstleniriz .Halklarimiz arasindaki dostça iliskilerin yani sira baris,adalet,istikrar ve demokrasinin de, ulusal azinliklarin etnik, kültürel, dilsel ve dinsel kimliklerinin ve bu kimligin gelistirilmesi kosullarinin yaratilmasini gerektirdigi hususunda derin inancimizi yeniden vurgulariz. Ulusal azinliklara iliskin sorunlarin sadece bir demokratik siyasal çerçeve içinde tatminkar biçimde çözümlenebilmesini duyururuz. Ayrica , ulusal azinliklara mensup kisilerin haklarina evrensel olmasinin yani sira bu konudaki is birliginin artirilmasi hususundaki acil gereksinimin farkinda olarak 1-19 temmuz 1991 tarihinde Cenevre’de ulusal azinliklar konusunda uzmanlar toplantisi düzenlemeyi kararlastirmis bulunuyoruz.

Herhangi bir kimseye karsi ,her biçimi ile ,irksal ve etnik nefret ,Yahudi düsmanligi (anti semitizm), yabanci düsmanligi (xenophobia) ve ayrimciligin yani sira dinsel ya da ideolojik temelde yapilan zalimlik (persecution) ile mücadele etmeye kararli oldugumuzu ifade ederiz.

“Paris Sarti’nda ulusal azinliklarin etnik, kültürel, dinsel ve dilsel kimliklerinin korunacagi, ulusal
azinliklara mensup kisilerin bu kimliklerini ,ayrimcilik yapmadan ve yasa önünde tam bir esitlikle , özgürce disa vurmaya ,korumaya ve gelistirmeye haklari oldugu dogrulanmakta, azinlik haklarinin , evrensel insan haklarinin bir parçasi olarak ,bütünüyle saygi gösterilmesi gerektigi kabul edilmektedir. ( Agik Sürecinden Agit’e Insan Haklari G.Alpkaya ;Kavram Yayinlari 1996)

AGIK INSAN BOYUTU KONFERANSI MOSKOVA TOPLANTISI BELGESI (3 Ekim 1991)

37.-

a) Katilimci Devletler,
i) Ulusal azinliklara ve bu azinliklara mensup kisilerin haklariyla iliskili sorunlarla ilgili olarak,
ii) Özellikle AGIK Insan Boyutu Konferansi Kopenhag Toplantisi belgesinde olmak üzere,
iii) Tüm AGIK belgelerindeki hükümleri ve söz verimleri ve,
iv) AGIK Ulusal Azinliklar Uzmanlar Toplantisi Cenevre Raporunu teyit ederler ve,
v) Bunlarin tam /eksiksiz ve ivedi öncelikli uygulanmasi çagrisinda bulunurlar.
b) Onlar /Katilimci devletler,özellikle,
i) Yeni ve gelismekte olan AGIK mekanizmalarinin ve usullerinin kullanilmasinin,
ii) Ulusal azinliklara mensup kisilerin haklarinin korunmasina ve gelistirilmesine daha da katki saglayacagina inanmaktadir.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: