İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bu işte bir gariplik var: Fener Rum Patrikhanesi Rusya-Ukrayna Barış Zirvesi’nde nasıl rol çaldı?

***Metinde yer alan görüşler yazar(lar)ına ait olup, HyeTert’in görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.***

Senem Görür Yücel 

İsviçre’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve Rusya’nın davet edilmediği “Ukrayna Barış Zirvesi”ne Türkiye’nin yanı sıra Fener Rum Patriği Bartholomeos’un katılması ve “ekümenik” sıfatıyla imza atması tepkilere yol açtı. “Vahim bir hata” diyenler de “ulusal vicdanımızın yok sayıldı” diyenler de var. Peki, Patrik “ekümenik” sıfatını kullanabilir mi? Lozan ve diğer anlaşmalar ne deniyor? Daha önce kimler Patrik’e “ekümenik” demiş? Senem Görür Yücel araştırdı.

İsviçre, 15-16 Haziran’da 90’dan fazla ülkenin temsilcileriyle bazı uluslararası kuruluşların katıldığı bir zirveye ev sahipliği yaptı. Zirvede, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi için temel ilkelerin tartışılması amaçlandı. Zirve sonunda ortaya çıkan Bürgenstock Bildirgesi’ne Türkiye dahil 80 ülke ve dört uluslararası kuruluş imza attı.

Ankara ile aynı masada Fener Rum Patriği Bartholomeos‘un olması ve önünde “ekümenik” isimliği ile oturması Türkiye’de tepkilere yol açtı.

Fener Rum Patriği Bartholomeos, önünde “ekümenik” isimliği ile Ukrayna konulu barış zirvesinde

Zirveye Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı. Bartholomeos ise “Ekümenik Patrik” sıfatıyla “gözlemci” olarak zirvede yer aldı. 

İşte kanıtı:

Zelenskiy’den teşekkür

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de sosyal medya platformu X hesabından Bartholomeos ile buluştuğu anların videosunu paylaştı ve “Küresel Barış Zirvesi bildirisine katıldığı için Ekümenik Bartholomeos’a teşekkür ediyorum. Ukrayna ve tüm Ukraynalılar olarak dualarıyla ülkemize, halkımıza gösterdiği sürekli ilgiden dolayı Kutsal Bartholomew I’e minnettarız” diye yazdı.

Pek çok siyasi isim ve siyaset bilimci, “Böyle bir hata nasıl yapılır?” diyerek Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama istedi. İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, ekümenikliğin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Lozan Antlaşması ile bağdaşmadığını belirterek, “Burada atılacak yanlış adımlar ya da diplomatik kabullenişler Türkiye’nin tarihsel kazanımlarına ve egemenlik haklarına da telafisi güç zararlar verecektir” dedi.

Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nden tepki: “Aleni olarak işlenmiş bir suç”

Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Ukrayna konulu zirveye “ekümenik” sıfatıyla katılmasına tepki gösterdi. Erenerol X hesabından konuya dair yaptığı açıklamada, “Anayasa ve Lozan’ın defaatle çiğnenmesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türk milletini derinden yaralamaktadır” dedi.

Fener Rum Kilisesi Başpapazı Bartholomeos’un “hiçbir tüzel kişiliği olmaksızın” Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanında “ekümenik” sıfatıyla gözlemci olarak katılmasını ve zirvenin sonuç bildirgesine imza atmasının suç teşkil edeceğini belirten Erenerol, açıklamasına şöyle devam etti:

“Rusya ve Ukrayna arasında çıkan savaşın müsebbiplerinden Fener Rum Kilisesi, kurumlarımız eliyle suç işlemeye devam ederek Batı’nın Türkiye Cumhuriyeti üzerinde kurduğu planları hayata geçirmesine de olanak sağlamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine ve devrimlerine açılmış bu topyekün savaş devam ederken bölünmez bütünlüğü, ulusal egemenliği, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruması gereken kurumlarımız bu mücadelede bulundukları saf ile Türk ulusunun geleceğini büyük bir bilinmezliğe sürüklemektedir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 5603K sayılı ilamında Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, TCK’ya ve Lozan Görüşmeleri’ne yapılan atıflarla Fener Rum Kilisesi’nin işlediği suçlar belirtilmiş olup, Ekümenik sıfatını kullanamayacağına ve başka kurumlara müdahale edemeyeceğine hükmedilmiştir. Anayasının 10. maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine aykırı davranan Fener Rum Kilisesi ve Başpapaz Bartholomeos, yurtiçinde veya yurtdışında bulunan hiçbir kuruma karışamaz ve üstünlük elde edemez.

Bütün bunlara rağmen, tüzel kişiliği ve hukuki tanınırlığı olmayan Fener Rum Kilisesi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Dışişleri Bakanlığı yanında imza hakkına sahip olup dünyaya Ekümenik olarak tanıtılması aleni olarak işlenmiş bir suçtur.”

Dışişleri’nden açıklama: “Devlet politikamızda değişiklik yok”

Fener Rum Patrikhanesi’nin barış konferansına devlet statüsünde katılımına dair gelen tepkilerin ardından Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli açıklama yaptı. Fener Rum Patrikhanesi’nin konumuna ilişkin Türkiye’nin devlet politikasında herhangi bir değişiklik olmadığının vurgulandığı açıklama şöyle:

“Fener Rum Patrikhanesi’nin, 15-16 Haziran 2024 tarihlerinde İsviçre’de düzenlenen Ukrayna Barış Zirvesi’ne devlet statüsünde katıldığı ve Sayın Bakanımızın Zirve marjında Fener Rum Patriği Bartholomeos‘la resmi bir ikili görüşme yaptığı yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

Zirve sonunda kabul edilen ve kamuoyuyla paylaşılan Ortak Bildiri’ye bilahare Fener Rum Patrikhanesi’nin isminin de imzacı olarak eklendiğine dair iddialarla ilgili olarak zirvenin organizatörleri İsviçre ve Ukrayna’dan izahat istenmiştir.

Öte yandan, Fener Rum Patrikhanesi’nin konumuna ilişkin devlet politikamızda herhangi bir değişiklik olmadığı da izahtan varestedir.”

“Bu işte bir gariplik var”

Emekli diplomat Engin Solakoğlu, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Ukrayna konulu zirveye katılmasının ardından başlayan tartışmaları ve Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamayı değerlendirdi. Bartholomeos’un Dışişleri’ne bilgi vermeden yurtdışı ziyareti yapmayacağını hatırlatan Solakoğlu, “Bu işte bir gariplik var” dedi.

Solakoğlu’nun değerlendirmesi şöyle:

“Fener Patriği Dışişleri’ne bilgi vermeden yurtdışı ziyareti yapmaz(dı). Nereye gittiği, görüşmeleri, programı bellidir. Patrik bir ülkeye gittiğinde oradaki Büyükelçilik merkezden bilgilendirilir(di). Patrikhane’yle bilistişare programın belirli bölümlerine Büyükelçilik’ten bir eleman eşlik eder(di). Katılımcı listesinde Patrik (gözlemci/observer) sıfatıyla eklenmiş. Gözlemcilerin nihai bildirileri imzalamaları pek adetten değildir. Patriğin katılımı bence ABD ile bilistişare kararlaştırılmış bir Türkiye eylemidir. Eşyanın tabiatına uygundur. O sebeple Dışişleri açıklaması da bir tür ‘enayi silkeleme’ girişimi gibi gözükmektedir.”

Selim Kuneralp’in 20 yıl önceki anısı

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasını ölçülü olarak değerlendiren emekli büyükelçi Selim Kuneralp, son yıllarda Patrikhane’ye karşı bir yumuşama olduğu görüşünde.

2003-2005 yılları arasında Kore’de büyükelçilik yaptığı dönemde Patrik’in Seul’a geldiğini, Yunanlar ile Patrikhane arasında yapılan bir protokol gereği kendisine yemeğe geldiğini anlatan Kuneralp, “O dönemlerde öyleydi, Fatih Kaymakamı’nın muhatabısın sen denmezdi” dedi.

Öte yandan Kore’de bir restorasyon münasebetiyle yapılan törene katıldığını anlatan Kuneralp, “Gizli bir şekilde katılmadım. Ankara’ya hep rapor ettik. Çünkü dediğim gibi böyle bir protokol var” dedi. Türkiye’nin “ekümenik” ünvanını tanımadığını hatırlatan Kuneralp, “Davetiye gönderdiğimiz zaman ekümenik ünvanını kullanmazdık, Fener Rum Patriği yazardık. Ama herkes biliyordu onun öyle olduğunu” dedi.

“Tesadüf ya da sembolik değil, anlamlı”

Ukrayna’daki nüfusunun yarısının Katolik, yarısının Ortodoks olduğunu ve Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin Moskova ile bağlarını kopardığını ve İstanbul Patrikhanesi’ne bağlandığını hatırlatan Kuneralp, şunları söyledi:

“Patrik’in İsviçre’deki toplantıya gitmesi tesadüf ya da sembolik değil, anlamlı. Ukrayna nüfusunun yarısının mensup olduğu kilisenin bağlandığı üst makamın çağrılmasını muhtemelen Amerikalılar istemiştir, Türkiye de sesini çıkarmamıştır. 300 milyon kadar Ortodoks’un kabul ettiği dini lider. Bunu da yok farz etmeye devam etmenin bir manası yok.”

Patrik “ekümenik” sıfatını kullanabilir mi?

30 Ocak 1923’te imzalanan Türk ve Yunan Nüfuslarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme olarak da bilinen Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi’nde Patrikhanenin durumu ve statüsü ile ilgili bir hükme yer verilmedi. Bu anlaşma ile Türkiye’den Yunanistan’a yaklaşık bir buçuk milyon Hıristiyan Rum’un ve Yunanistan’dan Türkiye’ye 400 bin Müslüman’ın nakline (mübadele) onay verildi.

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nda azınlık hakları ile ilgili düzenlemeler yer aldı. Türkiye’de yaşayan gayrimüslimler azınlık olarak tanımlandı, Batı Trakya’daki Türk toplumuna da azınlık statüsü verildi. 

Lozan’a katılan Türk heyeti

Lozan Antlaşması‘nın “Azınlıkların Korunması” başlıklı III. Kesimi’nin 40. maddesinde, “Her türlü yardım, dinsel ya da sosyal kurumları, her türlü okul ve benzeri öğretim ve eğitim kurumları kurma, yönetme ve denetleme ve buralarda kendi dillerini özgürce kullanma ve dinsel ayinlerini serbestçe yapına bakımından eşit bir hakka sahip bulunacaklardır” denildi.

Lozan’ın ilgili bölümünde de Patrikhane ile ilgili bir hükme yer verilmedi.

15 Ağustos 2022’de Sümela Manastırı’nda düzenlenen ayin için Trabzon’a gelen Fener Rum Patriği Bartholomeos’a arkasında “Ekümenik Patrik Bartholomeos” yazılı bir forma hediye edilmesinin ardından İstanbul – Fatih Kaymakamlığı’nın yayımladığı basın açıklamasında, “Fener Rum Patrikhanesinin ‘ekümeniklik’ iddiası hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır” denildi.

“Ekümenik” mi, değil mi?

Azınlık haklarına dair çalışmalarıyla tanınan siyaset bilimci Prof. Dr. Baskın Oran, 18 Ağustos 2022’de Agos’ta yayımladığı “Yazması olup okuması olmayanlara son defa: Patrikhane ve Ekümeniklik” başlıklı köşe yazısında Lozan müzakerelerinde “ekümenik” denildiği zaman TBMM heyetinin hiçbir yerde itiraz etmediğini yazdı.

Oran, aynı yazıda, 2010’da Yunanistan’a giden dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Fener Rum Patriği’nin Ekümenik olarak nitelenmesi sizi rahatsız ediyor mu?” sorusuna “Rahatsız etmez” yanıtını verdiğini hatırlatarak, “Biliyor muydunuz, soruyorum çünkü devletimiz bilmiyor, Türkiye Devleti Fener’in ekümenik olduğunu resmen tanımış vaziyette” ifadelerini kullandı.

Patrik Bartholomeos ve Erdoğan

Bir diğer örnek ise 26 Kasım 2020’den. 

Prof. Dr. Elçin Macar‘ın Kasım 2021’de Doğan Kitap’tan çıkan İmroz’dan İstanbul’a Patrik Bartholomeos adlı kitabında Cumhurbaşkanlığı’ndan İstanbul Rum Patrikhanesi’ne gönderilen davetiyenin fotoğrafı yer alıyor. Bu davetiyede “Sayın Ekümenik Patrik I. Bartholomeos, Rum Ortodoksları Patriği” diye hitap ediliyor.

Ukrayna konulu barış zirvesinden ne çıktı?

Rusya’nın olmadığı 93 ülkenin katılımıyla yapılan Ukrayna Barış Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, savaşın sonlanması için Kiev’in Moskova ile diyaloğa girmesi gerektiği belirtildi. 

Hindistan, Brezilya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de aralarında bulunduğu 13 ülke ise bildirgeye imza atmadı. 

Bildirgede, “Barışa ulaşılmasının, tüm tarafların sürece dahil edilmesi ve taraflar arasında diyaloğun sağlanmasından geçtiğine inanmaktayız” denildi.

https://medyascope.tv/2024/06/20/bu-iste-bir-gariplik-var-fener-rum-patrikhanesi-rusya-ukrayna-baris-zirvesinde-nasil-rol-caldi/

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın