İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bu rezalete sessiz kalanlar Lozan’dan haberiniz var mı? Fener Rum Patriği Ekümenik sıfatıyla katıldı

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***

İsviçre’de gerçekleştirilen Ukrayna Konferansı’na Fener Rum Patrikhanesi’nin “ekümenik” sıfatıyla katıldığı ortaya çıktı. Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından temsil edildiği konferansa, Fener Rum Patriği’nin “ekümenik” sıfatıyla katılıp konuşma yapması, Lozan tartışmalarını da beraberinde getirdi.

İsviçre’de düzenlenen ve Dışişleri Bakanlığı düzeyinde olan Ukrayna Konferansı’na Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin “ekümenik” sıfatıyla katıldığı ve Fener Patriği’nin bu sıfatla konuşma gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Türkiye, söz konusu konferansta Dışişleri Bakanı tarafından temsil edilirken Patriğin, konferansa ekümenik sıfatıyla katılarak konuşma yapması ve masada bayrağının bulunması akıllara Lozan Anlaşması’nı getirdi.

gqymtufw4aeb0lg.jpegFener Patriği’nin söz konusu bayrağı yaptığı gezilerde de kullandığı bilinirken, Patrikliğin bu sıfatı kullanarak uluslararası bir konferansa katılmış olması tepkilerin odağı haline geldi.

gqyedfjweaa7dmb.png

ATATÜRK “HIYANET OCAĞI” DEMİŞTİ

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, Osmanlı Devleti içerisinde “ekümenik” bir statüye sahipti. Bütün dünya Ortodokslarının liderliğini üstlenen bir evrensel bir kurum niteliğinde kabul ediliyordu. Aynı zamanda, Patrikhane, Osmanlı Devleti’nin son 60 yılında 1861-1865 Nizamnâmesine göre idare edildi. Sultan Abdülaziz tarafından onaylanan bu Nizamnâmeye göre Patrikhane, Patriğin yönetiminde, sivil işler için dört metropolit ve sekiz kişiden oluşan St. Synode meclisi tarafından idare ediliyordu.

Buna karşılık, Patrik ve Patrikhane görevlilerinin 1453 yılıyla Lozan Anlaşması’nın imzalanmasına kadar geçen süre boyunca yürüttüğü zararlı faaliyetler, devleti parçalama ve Türk unsurunu yok etme ve dinsel bir hakimiyet kurma çabaları nedeniyle Patrikhane’nin statüsünü değiştirilmiş ve Patrikhane siyasi faaliyetlerden uzak tutulmuştur.

4715.jpgLozan görüşmeleri devam ederken Türk heyeti Patrikhane’nin yurt dışına çıkarılmasını istemiştir.20 Ocak 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk, Patrikhane hakkında, “Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlıklar yaratan, Hıristiyan hemşehrilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluğa ve felakete sebep olan Rum Patrikhanesini artık topraklarımız üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir?” ifadelerini kullanmıştı.

Lozan Antlaşması’nın maddelerinde, Birinci Meclis’in en çok tepki gösterdiği noktalardan biri Batı Trakya Türklerinin Yunanlıların eline bırakılması ve Patrikhane’nin İstanbul’da kalmasının kabul edilmesi olmuştur.

1200x675-cmsv2-891c54b5-bf01-5d94-8a70-2316970d1c33-4456246.webpLozan Antlaşmasının “Azınlıkların Korunması” başlığı altındaki maddelerinde Rum Patrikhanesi ne ismen, ne de özel bir şekilde zikredilerek yer almıştır. Söz konusu maddeler, , Müslüman olmayan Türk vatandaşlarının din ve ibadet hürriyetleri, din ve ibadet yerleri vs. ile ilgilidir. Ortodoks Patrikliğinin bir dini kurum olarak Lozan Antlaşmasında adı anılarak herhangi bir teminat ve koruma altına sokulmamıştır..

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bu-rezalete-sessiz-kalanlar-lozandan-haberiniz-var-mi-turkiyenin-disisleri-bakani-810824h.htm

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın