İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Dünya, azınlık haklarını koruma taahhüdünü yerine getirmekte yetersiz kalıyor”

Azınlık haklarına dair BM bildirisinin imzalanmasının 30. yıldönümünde konuşan BM Genel Sekreteri Guterres, ülkelerin azınlık hakları konusunda verdiği taahhütlerin çok gerisinde kaldığını söyledi.

  • Fotoğraf: Canva

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ulusal veya Etnik, Dinsel veya Dilsel Azınlıklara Mensup Olan Kişilerin Haklarına Dair Bildiri’nin imzalanmasının 30. yıldönümü vesilesiyle dün (21 Eylül) ABD’nin New York kentinde düzenlenen etkinlikte konuştu.

Guterres, etkinlikte yaptığı konuşmada, dünyanın bundan 30 yıl önce bulunduğu taahhütlerin “çok gerisinde kaldığını” söyledi. Guterres, devletlere çağrıda bulunarak “bu ihmale karşı somut eylem” talep etti.

UN News’ün aktardığına göre, “dünyanın azınlık haklarını koruma taahhüdünü yerine getirmekte yetersiz kaldığını” söyleyen BM Genel Sekreteri Guterres, “Acı gerçek şu ki dünya 30 yılın ardından [bu konuda] yetersiz kalıyor. Çok fazla yetersiz…” dedi.

Azınlıkların asimilasyon, zulüm, önyargı, ayrımcılık, klişeleştirme (stereotyping), nefret ve şiddet ile karşı karşıya bırakıldığını hatırlatan Guterres, azınlıkların aynı zamanda siyasi haklar ve vatandaşlık haklarından mahrum bırakıldığını, kültürlerinin bastırıldığını, dillerinin baskı ile karşı karşıya bırakıldığını ve ibadetlerinin kısıtlandığını ifade etti.

Dünyadaki “vatansız” kişilerin yüzde 75’ten fazlasını azınlıkların oluşturduğunu belirten BM Genel Sekreteri, yeni tip koronavirüs (COVID-19) pandemisinin de “kökleşmiş dışlama ve ayrımcılığın orantısız bir şekilde azınlık toplumlarını etkilediğini gösterdiğini” söyledi.

Azınlıkların karşı karşıya kaldığı hak ihlallerinin toplumsal cinsiyet boyutuna da değinen Antonio Guterres, “Azınlık gruplarından kadınlar, çoğunlukla en kötü durumda olanlar: Kadınlar, toplumsal cinsiyet temelli şiddette artış ile karşı karşıya kalıyor, pek çok kadın işini kaybediyor ve mali teşviklerden en az kadınlar yararlanıyor” uyarısında bulundu.

Uluslararası toplumun verdiği taahhütlere uymasının zamanının çoktan geldiğini söyleyen BM Genel Sekreteri Guterres, “Siyasi liderlik ve kararlı bir eyleme ihtiyacımız var. Her bir Üye Devleti azınlıkları ve kimliklerini korumak için somut adımlar atmaya çağırıyorum” dedi.

Bildiri hakkında
Ulusal veya Etnik, Dinsel veya Dilsel Azınlıklara Mensup Olan Kişilerin Haklarına Dair Bildiri’ şu şekildedir:

Madde 1:

  1. Devletler azınlıkların varlıklarını, ulusal ya da etnik, kültürel, dinsel ve dilsel kimliklerini bulundukları bölgeler içinde koruyup bu kimliklerin gelişmesini destekleyici koşulları teşvik ederler.
  2. Devletler bu sonuçlara ulaşmak için uygun yasal ve diğer tedbirleri alırlar.

Madde 2:

  1. Ulusal ya da etnik, dinsel ve dilsel azınlıklara mensup kişiler (buradan sonra azınlık mensubu kişiler olarak tanımlanacaklardır) kendi kültürlerini sürdürme, kendi dinlerini açıkça ifade etme ve uygulama, kendi dillerini özel yaşamlarında ve kamu alanında özgürce ve hiçbir müdahaleye veya ayrımcılığa maruz kalmaksızın kullanma hakkına sahiptirler.
  2. Azınlık mensubu kişilerin kültürel, dinsel, toplumsal, ekonomik ve kamusal hayata etkin bir şekilde katılma hakları vardır.
  3. Azınlık mensubu kişilerin ulusal düzeyde ve gerektiğinde bağlı bulundukları azınlıkla ilgili veya yaşadıkları bölgeler hakkında alınan kararlara, bölgesel düzeyde ve ulusal yasalara ters düşmeyecek bir biçimde etkin olarak katılma hakları vardır.
  4. Azınlık mensubu kişilerin kendi kurumlarını kurma ve bu kurumları sürdürme hakları vardır.
  5. Azınlık mensubu kişiler, mensubu oldukları grubun diğer üyeleriyle ve başka bir azınlığa mensup kişilerle olduğu kadar ulusal ya da etnik, dinsel ya da dilsel bağlarla bağlı oldukları başka devletlerin vatandaşı olan kişilerle de, herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın, sınırlar ötesi, özgür ve barışçıl ilişkiler kurmak ve bu ilişkileri sürdürmek hakkına sahiptirler.

Madde 3:

  1. Azınlık mensubu kişiler, bu Bildirgede yer alan haklar da dahil olmak üzere, diğer bütün haklarından bireysel olarak veya mensubu oldukları grubun diğer üyeleriyle birlikte, herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın yararlanabilirler.
  2. Azınlık mensubu hiçbir kişi için, bu Bildirgede yer alan hakları kullanma veya kullanmama nedeniyle hiçbir dezavantaj söz konusu olamaz.

Madde 4:

  1. Devletler gerektiğinde, azınlık mensubu kişilerin, hiçbir ayrımcılığa maruz kalmaksızın ve yasalar önünde tam bir eşitlik içinde, insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam ve etkin bir şekilde yararlanmalarını güvence altına alacak tedbirler almakla yükümlüdürler.
  2. Devletler, ulusal hukuku ihlal eden ve uluslararası standartlara aykırı olan bazı özel durumlar hariç, azınlık mensubu kişilerin kendi özelliklerini ifade etmeleri ve kendi kültürlerini, dillerini, dinlerini, gelenek ve göreneklerini geliştirebilmeleri için uygun koşulları yaratacak tedbirler alacaklardır.
  3. Devletler, azınlık mensubu kişilerin, uygun durumlarda, anadillerini öğrenmeleri veya ana dillerinde öğrenim görmeleri için yeterli olanakları yaratacak uygun tedbirleri almalıdırlar.
  4. Devletler, uygun durumlarda, kendi sınırları içerisindeki azınlıkların tarih, gelenek, dil ve kültürleri konusundaki bilgilerini teşvik amacıyla, eğitim alanında uygun tedbirler almalıdırlar. Azınlık mensubu kişiler, topluma ait tüm bilgilere ulaşabilecek yeterli olanaklara sahip olmalıdırlar.
  5. Devletler, azınlık mensubu kişilerin, ülkenin ekonomik gelişme ve kalkınma sürecine tam katılımını sağlayıcı nitelikte uygun tedbirler düşünmelidirler.

Madde 5:

  1. Ulusal politika ve programların planlanması ve uygulanmasında azınlık mensubu kişilerin meşru hakları gözetilecektir.
  2. Devletlerarası işbirliği ve yardım programları, azınlık mensubu kişilerin meşru çıkarları gözetilerek planlanmalı ve uygulanmalıdır.

Madde 6:

Devletler, azınlık mensubu kişilerle ilgili sorunlarda, karşılıklı anlayış ve güveni geliştirmek amacıyla, bilgi ve deneyimlerin alışverişi dahil olmak üzere, her konuda işbirliği yapmalıdırlar.

Madde 7:

Devletler bu Bildirgede yer alan haklara saygıyı geliştirmek amacıyla işbirliği yapmalıdırlar.

Madde 8:

  1. Bu Bildirgedeki hiçbir şey, devletlerin, azınlık mensubu kişilerle ilgili uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmelerini engelleyemez. Devletler, özellikle, taraf oldukları uluslararası sözleşmeler ve anlaşmalarla üstlenmiş oldukları yükümlülükleri ve taahhütleri iyi niyetle yerine getireceklerdir.
  2. Bu Bildirgede yer alan hakların kullanılması hiç kimsenin, evrensel olarak kabul edilmiş insan haklarından ve temel özgürlüklerden yararlanmasını engelleyemez.
  3. Devletlerin, bu Bildirgede yer alan hakların etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak üzere aldıkları tedbirler, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yer alan eşitlik ilkesine hiçbir biçimde aykırılık taşıyamaz.
  4. Bu Bildirgedeki hiçbir şey, devletlerin egemen eşitliği, toprak bütünlüğü ve siyasi bağımsızlığı da dahil olmak üzere, Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı hiçbir faaliyete izin verecek biçimde yorumlanamaz.

Madde 9:

Birleşmiş Milletler sisteminin uzman kuruluşları ve diğer organizasyonları, kendi ilgi alanları içerisinde, bu Bildirgede belirtilen hakların ve prensiplerin tam olarak gerçekleşmesine katkıda bulunacaktır.

Türkçe bildiri kaynağı: İnsan Hakları Derneği (İHD)

(SD)


bianet

Yorumlar kapatıldı.