İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kod N82: Protestan Hristiyanlar Türkiye’ye sokulmuyor

KEMAL GÖKTAŞ

Protestan Kiliseler Derneği’nin hazırladığı hak ihlalleri raporuna göre 2019 yılında yabancı uyruklu din adamlarına ve topluluk üyelerine karşı sınırdışı edilme, Türkiye’ye girişe izin verilmeme ve oturum izni veya vize vermeme vakaları yoğunlaştı. Dernek raporunda “Herhangi bir suç delili olmadan, sadece dini inançlarından dolayı insanların maruz kaldığı bu durum sonlandırılmalı”dendi. Raporda ayrıca Protestan Hristiyanlara yönelik nefret suçu ve nefret söyleminde azalma olduğu belirtildi ancak bu suçların cezasız kalması nedeniyle şikayet etme ve rapor etme isteğinde azalma görüldüğü de vurgulandı.

100 kişi alınmadı

Fotoğraf: unitedprotestantchurch.org

Türkiye Protestan Hristiyan toplumu, çoğu İstanbul, Ankara ve İzmir’de olmak üzere irili ufaklı yaklaşık 170’ten fazla kilise ve topluluktan oluşuyor.

Protestan Kiliseler Derneği’nin raporuna göre 2019 yılında uzun yıllardır Türkiye’de ailesiyle yaşayan ve herhangi bir suç kaydı bulunmayan 35 yabancı uyruklu Protestan Türkiye’ye giremedi. Bu kişilerin 17’si ABD, altısı İngiltere, üçü Almanya, üçü Güney Kore, ikisi İran, biri İspanya, biri Finlandiya, biri Meksika ve biri de Brezilya vatandaşı idi. Aile üyeleriyle Türkiye’ye giremeyenlerin sayısı yaklaşık 100. 

Kod N82 

Raporda “Bu durum büyük bir insani sorun da ortaya çıkarmıştır. Aileden birine verilen ön habersiz bu giriş yasağı aile birliğini bozmuş, tüm aile fertlerini büyük bir kaos ile baş başa bırakmıştır” dendi. Bu kişilerin N82 (Türkiye’ye girişi ön izne bağlı) kodu aldığı belirtildi: “N82 hukuken giriş yasağı olmamakla birlikte pratikte Türkiye’ye giriş yasağı olarak uygulanmaktadır.”

Raporun ilgili bölümü şöyle:

Association of Protestant Churches

“Açılan davalarda bu kişilerin Türkiye aleyhine faaliyet yürüttüğü, misyonerlik yaptığı ve bazılarının tarafımızca organize edilen yirmi yıldır, her yıl düzenlenen Aile Konferansı’na katılmaları gerekçe gösterilmiştir. Aile Konferansı, Türkiye’de bulunan yerli ve yabancı kilise önderlerinin aileleriyle katıldıkları, hiçbir gizli gündem maddesi olmayan, tamamen şeffaf merkezi otellerde her yıl aynı tarihlerde yapılmaktadır. 

Kilise birliğimizin suç işliyormuş gibi gösterilmesi ve bu toplantılara katılmanın suç olmamasına rağmen, toplantıya katılımın gerekçe gösterilerek katılan yabancıların hayatlarının alt üst edilmesi bizi derinden üzmüştür.

Yabancı uyruklu Protestan Toplumu üyelerinin büyük bir şok ile ani şekilde ülkemize sokulmama uygulanması kaldırılmalıdır. Herhangi bir suç delili olmadan, sadece dini inançlarından dolayı insanların maruz kaldığı bu durum sonlandırılmalıdır. Ülkemize kalması uygun görülmeyen kişilerin objektif, hukuka dayalı herkes için geçerli uygulamalara tabi tutulması gerekmektedir.”

Nefret suçları azaldı ama sürüyor

Raporda Protestan Hristiyanlara yönelik nefret suçu ve nefret söyleminde 2018’e göre ciddi bir azalma olduğu belirtildi ancak şu not düşüldü: “2019 yılında da Protestan toplumu üyelerinde, nefret söylemi ve suçlarında faillerin cezasız kalması, soruşturmalardan sonuç alınmaması, çoğu zaman faillerin tespit edilememesi nedeniyle şikâyet veya rapor etme isteğinin azaldığı gözlenmektedir.”

En büyük sıkıntı Noel’de

Hristiyanların ibadet yerleriye ilgili sorunlarının devam ettiği belirtilen raporda en büyük sıkıntının Noel döneminde yaşandığı da şöyle anlatıldı: “Noel ve yılbaşı döneminde Noel ve yılbaşının kutlanmasına yönelik nefret söylemleri içeren billboard reklamları, afişler, sokaklarda dağıtılan nefret söylemli broşürler, gazete haberleri ve televizyon programları, kutlamalar döneminde tedirginlik yaşanmasına neden olmaktadır.”

İhlallerden örnekler

Raporda bazı hak ihlalleri şöyle sıralandı:

• Üsküdar Belediyesi, İstanbul Cankurtaran Kilisesi Derneği’nin tabelasını büyük, büyük ve dikkat çekici olduğu gerekçesiyle indirdi.

• 14 Temmuz 2019 tarihinde İzmit’in Gebze ilçesinde iki kişi bir Hristiyan gencin boynundaki Haç şekilli kolyeyi kopartmış, küfür, hakaret ederek ve tokat atarak kaçtı.

• Malatya Bölge idare Mahkemesi, 18 Nisan 2007 tarihinde inançlarından dolayı öldürülen 3 Protestan Hristiyan’ın öldürülmesinde Malatya valiliği ve İç İşleri Bakanlığı’nı kusursuz bulup mağdur ailelere ödenen tazminatın faiziyle birlikte geri alınmasına hükmetti. Karara itiraz edildi. Hukuki süreç devam ediyor.

• Trabzon’un Akçaabat ilçesinde turistler için inşa edilen birkaç evin ön görüntüsü Haç sembolüne benzediği için gelen tepkiler üzerine binaların ön cephesi yıkıldı. 

• 11 Ekim 2019 tarihinde, Malatya’da Kilisenin önünde duran içinde İncil ve Hristiyanlık içerikli kitapların bulunduğu stant gençler tarafından dağıtılıp, İncil ve diğer kitaplar çöpe atıldı.  Gençlerin ve ailelerinin özür dilemesi ile Kilise şikayetini geri çekti.

• 19 Kasım 2019 tarihinde Diyarbakır’da Güney Kore vatandaşı Protestan Hristiyan Jinwook Kim bıçaklı bir saldırı sonrası hayatını kaybetti. Cinayet zanlısı 16 yaşındaki genç polise teslim oldu ve gasp amaçlı saldırıyı düzenlediğini ifade etti. 

*Antalya İncil Kilisesi 17.12.2019 tarihli dilekçesi ile daha önce defalarca kullandıkları halka açık bir mekânda Noel Bayramı için stant açma isteği 2019 yılında da reddedildi. Son 3 yıldır güvenlik/terör gerekçesiyle verilmeyen izin bu yıl turist yoğunluğu gerekçe gösterilerek verilmedi.

* İlköğretim 8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük’ kitabının, Ulusal Tehditler kısmında yer alan ‘Misyonerlik Faaliyetleri’başlığı, başta Anayasal bir hak olmak üzere, ceza kanununda herhangi bir suç olarak nitelendirilmemesine ve inanç yayma hakkının ulusal ve uluslararası yasalar ile koruma altında olmasına rağmen, inanç yayma hakkı ulusal tehdit olarak yer almaya devam ediyor. 

*Aydın Kuşadası ilçesinde bir Hristiyan öğretmen inancının medyaya yansıması ve aleyhinde misyonerlik yapıyor iddiası ile haber çıkması nedeni ile açığa alındı. 

* Ankara’da Devlet Tiyatrolarında ve Antalya’da Devlet Opera ve Balesinde sözleşmeli memur olarak çalışan iki Protestan Hristiyan haklarında herhangi bir olumsuz durum, rapor vs. yokken aynı dönemde işlerine son verildi.

Özellikle ifade özgürlüğü kapsamının sınırlarını aşan bireysel sosyal medya paylaşımları ve Hristiyanlık ve Hristiyanlarla ilgili haber ve paylaşımların altına yazılan yorumlarda nefret söylemi kapsamındaki ifadelerin yanı sıra küfür, hakaret ve aşağılamalar devam etti. Nefret söylemi içeren sosyal medya iletileri Twitter ve Facebook yönetimi tarafından çoğu zaman ‘ifade özgürlüğü’kapsamında değerlendirildi. Kapatılan hesapların sahipleri ise yeni hesaplar açarak nefret dozu daha da yüksek mesajlar atmaya devam etti.

* Nefret söylemi içerikli yazılar özellikle yerel gazetelerin köşe yazarları tarafından kaleme alındı. Ulusal basında yazı yazan köşe yazarlarının, birkaç gazete haricinde, nefret söylemine karşı bilinçlendiği gözlendi. 

* 2019 yılında da kiliseler en iyi iletişimi Emniyet güçleri ile gerçekleşti. Emniyet güçlerinin güvenlik konularında kiliselerle diyalog halinde olması, güvenlik önlemlerinin topluluğu rahatsız edecek veya taciz edecek şekilde uygulanmaması ve güven artırıcı önlemler neticesinde Protestan toplumu ibadet ve kutlamalarına sorunsuz devam edebildi.  

http://www.diken.com.tr/kod-n82-protestan-hristiyanlar-turkiyeye-sokulmuyor/

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın