İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İletişim Başkanı Altun: Barış Pınarı Harekatı’nda, sahadaki gerçekleri dünyaya anlattık

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İletişim Başkanlığı’nın 2019 Yılı Değerlendirme Programında yaptığı konuşmada, ülkenin ihtiyacı olan birçok önemli çalışmaya imza attıklarını söyledi.

Zorlu bir coğrafyada ve çetin bir zaman diliminde yaşanıldığını anlatan Altun, “Her ne kadar ülkemiz, çevremizdeki ve dış dünyadaki güvenlik krizlerinden, ticaret savaşlarından ve jeopolitik rekabetten etkileniyor olsa da yeni bir jeopolitik vizyon geliştirmek ve karşı karşıya kaldığı meydan okumaları aşmak için çok ciddi bir performans ortaya koyuyor. Bu ortamda kendimize alan açıyor, oyun kuruyor, oyun bozuyoruz. Bugün terörle mücadeleden, Suriye meselesinin çözümüne, Kıbrıs meselesinden Doğu Akdeniz’deki gelişmelere kadar birçok çetrefilli konuda kendi özgün siyasetimizi hayata geçiriyoruz. Geri adım atmıyoruz, kendi tezimizi bütün uluslararası platformlarda gür bir sesle savunuyoruz.” dedi.

Fahrettin Altun, şunları kaydetti:

“Bu zorlu konjonktürde ülkemiz, siyasi istikrarını koruyan ve bölgesinde aktif ve caydırıcı bir askeri güç olarak varlığını pekiştiriyor, böylelikle yeni vizyonunu daha da sağlam temeller üzerine oturtuyor. Elbette bu noktada sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinin, sahip olduğumuz siyasi iradenin ve milletimizin ferasetinin büyük bir önemi var. Nitekim bölgesel gücümüze bağlı olarak uluslararası alanda pazarlık gücümüz de artıyor. Sadece Barış Pınarı Harekatımız bile bu anlamda, bütün kuşatılma girişimlerine rağmen kendi oyunumuzu kurabildiğimizi, yabancı aktörlerin bir 100 yıl öncekine benzer jeopolitik mühendislik projelerini nasıl çökertebildiğimizi göstermiştir.”

‘Temel amacımız Türkiye markasını güçlendirmek’

İletişim Başkanlığı’nın Türkiye’nin hem ulusal hem uluslararası düzeyde nitelikli temsilini üstlendiğini ve bu doğrultuda çalıştığını belirten Altun, temel amaçlarını “Türkiye markasını güçlendirmek” olarak tanımladıklarını ifade etti.

Altun, “Derdimiz, bölgede ve dünyada söz sahibi olan ülkemizin yükselişine yakışır nitelikli ve değerli çalışmalar gerçekleştirmek ve milletimizin sesini, devletimizin haklı mücadelesini bütün dünyaya duyurmaktır.” dedi.

Türkiye’nin yükseliş hikayesini, değerlerini, küresel siyaset arenasında insanı ve adaleti temel alan yaklaşımlarını ülke ve dünya kamuoyuna en iyi şekilde anlatmakla mükellef olduklarını vurgulayan Altun, “Bunu yapıyoruz, daha da güçlü bir şekilde yapmalıyız, yapacağız. Hedef kitlelerimiz sadece karar alıcılar değil; düşünce kuruluşları, sanatçılar, fikir önderleri ve tabii ki ulusal ve uluslararası topluluklar.” diye konuştu.

‘Bütünlüklü ve stratejik bir iletişim yürütüyoruz’

İletişim Başkanlığı’nın kuruluşundan bugüne kayda değer adımlar attığını anlatan Altun, günlük krizlerle, aktüel konularla, dönemsel sorunlarla ve ülkenin itibarına yönelik meselelerle ilgilendiklerini söyledi.

Devletimizin söylem birliğini tesis etmek gibi bir görevleri olduğunu belirten Altun, şunları kaydetti:

“Son dönemde, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok önemli toplantı ve zirvelere, Başkanlığımızca pek çok dilde hazırlanan ve ülkemizin elini güçlendiren kitaplarla katılıyoruz. Toplantıların konusuna uygun olarak, ülkemizin mevcut durumunu, üstesinden geldiği zorlu çalışmaları ve bununla bağlantılı olarak beklentilerimizi liderlere ve ilgililere doküman olarak sunuyoruz. Bu kitaplar sadece basit dokümanlar değil; dersini iyi çalışan, ne yaptığını ve ne istediğini bilen güçlü Türkiye’nin vizyonunu ortaya koyan eserler. Kitaplardaki tezlerimizi, sosyal medya için hazırladığımız infografikler ve videolar ile destekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, uluslararası medyada konu ile ilgili makaleler kaleme alıyoruz. Bütünlüklü ve stratejik iletişim olarak ifade ettiğim mesele, tam olarak da bu. Sadece bir kitap hazırlayıp görevimizi tamamladığımızı düşünmüyoruz. Onu sosyal medyayla, geleneksel medyayla, uluslararası toplantılarla destekliyoruz. Tabi bu eserler, tez, söylem ve politikalarımızın üretimine katkıda bulunan güçlü kurumlarımızla eşgüdümlü bir şekilde çalışarak ortaya çıkıyor.”

‘Saldırıları savuşturmak için sürekli tetikte olmak zorundayız’

Altun, kamu diplomasisi alanında bir yandan yeni gelişmeler ve anlık krizler karşısında Türkiye’nin haklı pozisyonunu uluslararası kamuoyuna anlatmaya çalışırken diğer yandan kısa, orta ve uzun vadeli uluslararası stratejik iletişim kampanyaları düzenleyerek ve uluslararası alanda stratejik aktörleri kazanmaya çalışarak uzun vadeli yatırımlar yapmak durumunda olduklarını dile getirdi.

Fahrettin Altun, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu bağlamda ülkemizi sıkıştırmaya dönük saldırılara sistematik cevaplar üretmek ve bu saldırıları savuşturmak için sürekli tetikte olmak zorundayız. Ve bu süreçte, sadece güncel olayları doğru anlatmanın da yeterli olmadığını, tarihsel bilgiyi stratejik bir şekilde kullanmak gerektiğini de gördük. Örneğin sözde Ermeni soykırımı iftirası bazı aktörlerin ülkemizi uluslararası alanda her sıkıştırmak istediklerinde başvurdukları bir yalan. Bu yalan ve iftirayla sadece güncel siyasal analiz ve tezlerle başa çıkamayız. Yapmamız gereken aynı zamanda gerçek tarihsel bilgi ve verileri yardıma çağırmak, bu bilgi ve verileri uluslararası alana taşımaktır. Bu cümleden olmak üzere 1915.gov.tr isimli bir internet sitesini, yayına aldık. Bu site tarihsel bilgi ve verileri merkeze alarak, her fırsatta ülkemizin önüne konan sözde Ermeni soykırımı iftirasına uluslararası alanda cevaplar veriyor. Böylelikle konunun siyaset alanda bir “sopa” olarak kullanılmaması, tarihin siyasallaştırılmaması ve gerçek tarihsel bilginin açığa çıkarılması gerektiğine ilişkin tezimize katkıda bulunmuş oluyoruz. Yine sözde Ermeni soykırımı yalanıyla baş etmek üzere farklı dillerde hazırlanan infografik örneklerini sosyal medya ortamında dönem dönem dolaşıma sokuyor ve Türkiye’nin tezlerini anlatan yayınlara aracılık ediyoruz. Bunlara ek olarak paydaşlarımızla fikir alışverişinde bulunuyor, çalışmalarımıza temel oluşturacak çalıştaylar düzenliyoruz. Bu konuda önümüzdeki dönemde yine elbirliğiyle, sürekliliği olan, kaliteli işler üretmek arzusundayız.”

‘Terör örgütlerinin karanlıki kanlı ve gerçek yüzlerini dünya kamuoyuna anlatıyoruz’

Bugün dünyada, terör örgütleri ile Türkiye kadar mücadele eden başka bir ülke olmadığını belirten Altun, şu ifadeleri kullandı:

“FETÖ, PKK/YPG, DEAŞ gibi terör örgütleri ile aynı anda sahada amansız bir mücadele veriyoruz ve hamdolsun terörle mücadeledeki başarımız herkesçe kabul görmüş bir gerçek. Biz de hiçbir ayrım yapmaksızın tüm terör örgütlerine karşı verdiğimiz büyük mücadeleyi, bu terör örgütlerinin karanlık, kanlı ve gerçek yüzlerini dünya kamuoyuna en iyi şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Nitekim, Barış Pınarı Harekatı’nda, sahadaki gerçekleri dünyaya aktarma konusunda çok büyük yol kat ettik. Başkanlığımızda kurduğumuz koordinasyon merkezi, uluslararası medyayı anlık bilgilendirme mekanizması, basın toplantıları, gazetecilerin güvenliği için yaptığımız çalışmalar, günde iki kez ilgilileriyle paylaşmaya devam ettiğimiz Suriye’nin kuzeydoğuna ilişkin brifingler, kavram tanım çalışması, argüman-karşı argüman çalışması, bölgede basın turları, op-ed yazıları, canlı yayınlar, mülakatlar, sosyal medya çalışmaları başta olmak üzere sıkı koordinasyon gerektiren bir sürecin üstesinden başarıyla geldik. Ama hala yapacak çok işimiz var. Çünkü biz Türkiye’yiz. Çünkü iddialıyız. Çünkü iddiamız büyük.”


Sputnik Türkiye

Yorumlar kapatıldı.