İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kapalı Maraş kime açılıyor?

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***

Murat Çabas

Doğu Akdeniz krizi tüm hızıyla devam ederken, Kıbrıslı Rumların Batılı ülkeler ve İsrail’le birlikte çoğunluğu Türkiye’ye ait olan doğalgaz ve petrol kaynaklarını yağması tam gaz sürerken, Türkiye’den ilginç bir açıklama geldi. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay dün yaptığı açıklamada, “Kapalı Maraş, tarihi belgeler ışığında hakkaniyetli bir şekilde malların iadesi sağlanarak kullanıma açılacaktır” dedi.

“Hakkaniyetli bir şekilde malların iadesi” ifadesi elbette ki burada bulunan mülk ve arazilerin eski sahiplerine teslim edilmesi demek…

Kapalı Maraş bölgesi, 1974’teki savaş öncesinde büyük çoğunluğu Rum olmakla birlikte Yahudi ve Ermeni yerleşimcilerin bulunduğu bir bölge…

Dolayısıyla Maraş’taki malların eski sahiplerine iadesi, 1974 öncesi hiçbir Kıbrıs Türkünün yaşamadığı bu bölgenin tamamen Rumlara teslim edilmesi anlamını taşıyor.

Diğer bir ifadeyle kapalı Maraş’ın altın tepside Rumlara takdim edilmesi demek…

Dilerseniz kapalı Maraş konusunda bazı bilgileri aktaralım.

Maraş, Gazimağosa şehrinde bulunan bir mahalle… 13 Ağustos 1974 tarihinde İkinci Kıbrıs Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilmişti. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından denetlenen ve Kıbrıs adasını ikiye ayıran “Yeşil Hat” tampon bölgesindedir.

Yapılan anlaşmalar sonrası büyük bir kısmı yerleşim ve iskâna kapatılmıştır. İçerisinde BM’ye ait bir bina, TSK’nın 6 apartmanlık orduevi ve bir kız öğrenci yurdu bulunmaktadır.

Askeri kartı olanlar, yurtta kalanlar ve kayıtlı taksiler haricinde hiçbir şekilde sivil araç ve yaya kapalı Maraş Bölgesi’ne alınmamaktadır.

“Hayalet Şehir” olarak da adlandırılan Maraş 45 yıldır yerleşim ve iskâna kapalıdır.

Savaşın ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bölgeyi kendi sınırları içinde saydı. Birleşmiş Milletler ise eski yasal sahipleri dışında kimsenin Maraş’a yerleşemeyeceği yönünde bir karar aldı ve bölgeyi kendi kontrolü altında tutacağını açıkladı. 

Türk askeri yine de çekilmeyince kimse geri dönemedi ve bölge dikenli tellerle çevrildi.

Maraş bölgesi eskiden turizm merkezi olarak değerlendiriliyordu. 45 otel ve 60 apart otel işletiliyordu. Yaklaşık 3000 iş yeri ve eğlence merkezi vardı. 

“Akdeniz’in Las Vegas’ı” olarak tanımlandığına göre demek ki kumar ve eğlence merkeziydi.

4461 ev ve 143 resmi daire bulunuyordu. 

Bir mahallede bu kadar resmi dairenin bulunuyor alması da oldukça ilginç, herhalde o dönemlerin, bugünün Cayman Adaları, Britanya Virgin Adaları, Jersey ve Bermuda gibi vergi cennetleri olarak ifade edilen ve kara para aklanan merkezlerinden biriydi. 

Kıbrıs adasının toplam turizm gelirlerinin yüzde 53’ünün Maraş’tan gelmesi de bu bölgenin önemini gösteriyor.

BM nezdinde hazırlanan Annan Planı’na göre kapalı Maraş, Rum tarafının denetimine bırakılacaktı. Ancak yapılan referandumda Annan Planı Kıbrıs Türk’lerince kabul edilmesine rağmen, Kıbrıs Rumları tarafından reddedilince bu gerçekleşmedi. 

Rumların Ada’nın tamamı konusundaki aç gözlülüğü bugüne kadar kapalı Maraş’ın bizim kontrolümüzde olmasını sağladı. 

Ama yapılan son açıklamalara bakılırsa, kapalı Maraş hiçbir BM planına gerek kalmadan direkt olarak eski sahiplerine yani Rumlara verilmesi planlanıyor. Halbuki olması gereken bu değildir.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Rumlarının Yunanistan’ın desteği ve tahrikleriyle gerçekleşen taşkınlıklarının ve katliamlarının engellenmesi için garantörlük hakkı kullanılarak yapılan harekattır ve bu savaşı başlatan ne Türkiye’dir ne de Kıbrıs Türküdür.

Kapalı Maraş, bu savaşın neticesinde elde edilen ve Kıbrıs Türküne ait olan bir bölgedir. Ve bugüne kadar 45 yıldır Kıbrıs Türküne ait olmasına rağmen, BM hukukun dışına çıkarak Kıbrıs Türkünün tam anlamıyla burayı kullanmasına müsaade etmemiştir.

Dikkatinizi çekerim, adamlar Türkiye’ye ait olan doğalgaz ve petrol yataklarının Kıbrıs Rum kesimi tarafından talanına göz yumuyorlar, ama bize hakkımız olan Maraş’ı bile kullandırmıyorlar.

Bir savaş kazanımı olan Maraş, Kıbrıs Türkünündür ve eski sahiplerine iadesi doğru değildir. 

Aksi halde Türk milletinin de Yunanistan, Bulgaristan ve diğer Balkan devletlerinin sahip olduğu toprakları üzerinde “eski sahipleri olarak” hak iddia etmesi söz konusu olur.

Kıbrıs konusunda yaşadığımız bütün bu sorunlar ABD ve AB’ye bağımlı dış politikamızın bir neticesidir. Kıbrıs konusunda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın çözümü bellidir ve mutlaka uygulanmalıdır: KKTC tam bağımsız bir devlet olmalıdır ve Türkiye, KKTC’yi tüm dünyaya tanıtmak için mücadele vermelidir.

Türkiye bugün bu adımı atarsa, emin olun ki KKTC’yi hemen tanıyacak onlarca ülke var, en başta da Milli Ekonomi Modeli’ni uygulayan BRICS devletleri…

Eğer bu adımları atmazsak, bugün Maraş’ı altın tepside sunarız, yarın Ada’nın tamamını…

https://www.yenimesaj.com.tr/kapali-maras-kime-aciliyor-H1327070.htm

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: