İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hrant Dink 65 Yaşında

Agos gazetesinin genel yayın yönetmeni Hrant Dink bugün 65 yaşına girdi.
Hrant Dink 19 Ocak 2007’de Şişli’de Halâskârgazi Caddesi üzerindeki Agos Gazetesi’nin çıkışında, 14:54’de yakın mesafeden yapılan üç el silah atışıyla öldürüldü. Katil zanlısı olarak, 19 yaşındaki Ogün Samast adlı bir kişi, güvenlik kameralarından elde edilen görüntülerin yayınlanmasından sonra, kendi babası tarafından polise ihbar edilerek, Samsun otogarında sivil giyimli jandarma ve polis ekipleri tarafından yakalandı.
TIKLAYIN – Hrant Dink Cinayeti Davasının 12 Yıllık Kronolojisi
Hrant Dink, Türkiye’de 1909 yılından bu yana, suikast sonucu öldürülen 62. gazeteci oldu.
Sosyal medyada anılıyor
Sosyal medyada doğumunun 65. yılında anılan Dink için çok sayıda paylaşım yapıldı.
Pınar Aydınlar: Faşizme inat kardeşimsin, yoldaşımsın Hrant… İyi ki doğdun ahparig… 15 Eylül 1954, Malatya… Saygıyla #HrantDink
Elif Şafak: Bu memleketi yürekten seven, vicdanlı, iyi yürekli ve tanıyan herkesin kişiliğine saygı duyduğu gazeteci #HrantDink gaddarca susturuldu, katledildi. Bugün onun doğum günü, iyi ki doğdun #ahparig Ruhun şad olsun.
HDK: O örgütlü kurşunlar Hrant’ı aramızdan söküp alana kadar barış için çabaladı. Bizler de onun yaşamak istediği barış iklimini, kardeşlik iklimini kurmak için var gücümüzle çabalayacağız. Faşizme inat kardeşimsin Hrant!
Can Dündar: Bugün #HrantDink’in yaşgünü… Onun ve “altınlarını bırakıp kitaplarını götürenler”in hikayesini #TûbaÇandar’dan okuyun. Neyi kaybettiğimizi (katlettiğimizi)daha iyi anlayacaksınız.
Hrant Dink kimdir?
1954 yılının Eylül ayında Malatya’da dünyaya gelen Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de saat 15:00 sıralarında, genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin Şişli Halaskârgazi Caddesi üzerindeki binası önünde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetti.
Babası Sivas’ın Gürün ilçesinde, annesi Gülvart ise Sivas’ın Kangal ilçesinde doğup büyümüştü. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul’a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi’ne yerleştirildi.
Dink bu sırada Türkiye’de gelişmekte olan sol siyasetten etkilendi ve Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist çizgisinde siyaset yapmaya başladı. O yıllarda, örgüt ile Ermeni cemaatinin ilişkilendirilmesini önlemek amacıyla ismini mahkeme kararı ile Fırat olarak değiştirdi.
Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde zooloji eğitimi aldı. Bir süre sonra yetimhanede birlikte büyüdükleri Rakel ile evlendi.
Kardeşleriyle birlikte açtığı yayınevi ve kırtasiye işlerini sürdürürken, eşi Rakel’le kendileri gibi Anadolu’dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların yetiştiği Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başladı. Açılışından 21 yıl sonra kampa devlet el koydu. Askerliğini Denizli Piyade Alayı’nda sekiz ay kısa dönem er olarak yaptı.
Bazı gazetelerde kitap eleştirileri ile yazı hayatına başladı. Basında çıkan yanlış haberlere gönderdiği düzeltmeler ile adı duyulmaya başladı. İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne, “Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır” diyerek bu amaçla Türkçe ve Ermenice bir gazete çıkarmayı önerdi. 5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı yayınlanan Agos gazetesinin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendi. Agos dışında Zaman ve Birgün gazetelerinde yazdı. Yazılarında Türkiye’deki her etnik topluluğun barış içinde yaşaması gerektiğinin altını çizen Dink, aynı zamanda Ermeni cemaatinin patrikhane dışında sivil bir merkezi olması gerektiğini de söylüyordu.
Hrant Dink hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesini ihlal etmekten davalar açılmıştı:
Ermeni Diasporası’na 1915 olayları için soykırım kelimesini içermeyen daha yumuşak muhalefet yürütmeleri çağrısında bulundu. Bunlara karşılık 2002 yılında Urfa’da verdiği bir konferansta “Ben Türk değil Türkiyeliyim ve Ermeniyim” dediği için “Türklüğü aşağılamaktan” üç yıl yargılanarak, beraat etti. 13 Şubat 2004’te yayımlanan bir makalesindeki “Türk”ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur” sözleri nedeniyle 301. maddeden “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılandı ve aksi yönde verilen bilirkişi raporuna rağmen 6 ay hapis cezası aldı ancak cezası ertelendi. Dink, bu dava için AİHM’ye başvurmaya hazırlanmaktaydı. Dink’ in yargılanmakta olduğu iki dava daha vardı.
Reuters’a “Evet 1915’te olan bir soykırımdı çünkü dört bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halk ve onun uygarlığı artık yok” biçiminde bir demeç verdi. Bu, 1915-1918 yıllar arasında Osmanlı’da Ermeni Kırımı’ndaki olayları konusunda Ermeni diasporasına yakın tutum sergilediğini gösterdi; ancak onlardan ayrıştığı nokta şuydu: Bu iddiaların temelini oluşturan Vahakn N. Dadrian’ın, Ermeni toplumuyla Türk toplumunun arasının açılmasından Osmanlı yönetimini sorumlu tutmasına rağmen; Hrant Dink, bu durumun esas sorumlusunun Avrupa ülkeleri olduğunu iddia ediyordu. (TP)


bianet

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: