İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkçe kültürlerin ortak arşivi

***Metinde yer alan görüşler yazar(lar)ına ait olup, HyeTert’in görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.***
Klasik ve Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının örneklerinin görüleceği yaz okulu kapsamında katılımcılar, Türk edebiyatının seçkin yazarları ve şairleriyle bir araya gelerek seminerler, dersler ve atölyeler aracılığıyla farklı edebi türleri ve eserleri tanıma imkanı buluyor.

Farklı coğrafyalarda Türkoloji ve Tercümanlık eğitimi görmüş aralarında akademisyenlerin de bulunduğu bir grup üniversite mezunu genç Türkçe’nin başkenti İstanbul’da yazarlarla buluştu. Geçmişten günümüze Türk edebiyatının kalbinin attığı Babıali’yi gezen bu mekanlarda akademisyen ve yazarlarla Türk edebiyatı üzerine seminerlere katılan gençlerin katıldığı yaz okulu 4 Ağustos’ta sona erecek.

Gülhane’deki Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphanesi’ndeki edebiyat mekanları üzerine yapılan ilk derste öğrenciler ve akademisyenler iki gün boyunca Turgay Anar ve İbrahim Öztürkçü’nün rehberliğinde Babıali’deki yayıncılığın merkezi olan adresleri gezip bilgi aldılar.

GENİŞ BİR COĞRAFYAYI KAPLIYOR

Sultanahmet’teki Türk Edebiyatı Vakfı’nda “Türkçe’nin Kültür Tarihi” konulu seminer veren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Necmettin Turinay, Türkçe’nin geniş bir coğrafyayı kapladığını her dilden ve kültürden kelimeler barındırdığından bahsetti. Türkçe’nin bugün dünyada İngilizce kadar yaygın bir dil olmadığını fakat kendi coğrafyasında tahminlerin ötesinde derinlikli, her halkın, her milletin tarihini barındıran bir arşiv, bir edebiyat olduğunu vurgulayan Turinay, şunları söyledi: “Mesela Ermenilerin bütün arşivi burada, Balkanlar’da Boşnakların ve Sırpların kaynakları, arşivleri burada. Şam, Halep, Mekke, Medine, Tebriz ve Bakü arşivleri burada. Bunun içindir ki bu geniş coğrafyalardaki ülkelerin her biri kendi ülkelerinde Türkoloji bölümleri açmak mecburiyetinde kalıyorlar. Sadece bugünün Türkçesini tanımak ve öğrenmek amaçlı değil, kendi ulusal tarihlerini inşa edebilmek için de Türkçe onların en büyük kaynağı durumunda.”

REKLAM

İSTANBUL YAHYA KEMAL DEMEK

Gazeteci Yazar Beşir Ayvazoğlu ise Yahye Kemal üzerine bir seminer verdi. Türk edebiyatını kavramak için Yahya Kemal’i öncelikle iyi tanımak gerektiğinin altını çizen Ayvazoğlu, “İstanbul denilince ilk akla gelecek isim Yahya Kemal olmalıdır” dedi ve şöyle devam etti: “Yahya Kemal her şeyden önce bir İstanbul şairi. Aynı zamanda Türk modern şiirinin başında duran bu şiirin oluşmasında çok ciddi katkıları olan bir şair. Dublin’in Joyce’suz, St. Petersburg’un Dostoyevski’siz, Paris’in Balzac’sız kolay kolay düşünülemeyeceğini dile getiren Ayvazoğlu, “Yahya Kemal de yazdıklarıyla İstanbul’la öyle özdeşleşiyor ki artık İstanbul’u Yahya Kemal’siz düşünmek mümkün değil”

Bahtiyar Aslan Türk Edebiyatı dergisini Ali Ayçil ise Dergah’ı gençlere anlattı. Öğrenciler ayrıca Sevinç Çokum, Ömer Erdem, Handan İnci, Ahmet Ümit, Mario Levi gibi pek çok yazar ve akademisyenle buluştu.


Yeni Şafak

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: