İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Lobi gücümüzü çalıştıramıyoruz

Hakan Çelik

Dışişleri Bakanlığı Türkiye’nin en köklü ve değerli kurumlarından biridir. Son 10-15 yıl içinde kritik kadroların ağırlıklı olarak FETÖ’yle irtibatlı insanlar tarafından ele geçirilmesi, bakanlığın itibarı ve etkinliği açısından en üzücü gelişmeydi. Türkiye’nin haklarının korunması ve tanıtılması için devletin imkânlarının seferber edildiği yüzlerce ismin aslında Pensilvanya’ya çalıştığının anlaşılması yıllar aldı. 

Bu süreçte Türkiye’nin en hassas dosyaları çarçur edildi, zaman tüketildi, kritik bilgileri başka kurumlarla paylaşıldı. FETÖ’cülerin tespit edilmesi, bakanlıktan ihraç edilmeleriyle bazı başkentlerde ve hassas görevlerde oluşan boşluk hızlı şekilde doldurulmaya çalışılıyor. Ancak stratejik yerlere güvenilir ve iyi yetişmiş insan bulmak kolay değil.

Dışişleri Bakanlığı tam da bu dönemde Latin Amerika ve Afrika başta olmak üzere dünyanın belli coğrafyalarında daha fazla etkinlik gösterebilmek için yeni temsilcilikler açma kararı almıştı. Uygun diplomat ve meslek memuru bulmanın güçlüğü ortadayken bu dönemde Türkiye dış ilişkiler açısından muhtemelen tarihinin en ağır sorunlarıyla mücadele ediyor. 

★ 

Son yıllarda Türkiye ile ilgili bütün konulara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın el atmasını beklemek gibi bir kolaycılık oluştu. 

Küçük ve orta büyüklüklerdeki sorunları bile Erdoğan’ın çözmesi bekleniyor. Böyle bir beklenti ortaya çıkınca sorumlu insanların kendi dosyalarına yeterince asılmadıklarını ya da bekleme sürecine girdiklerine tanıklık ediyorum. Dünyada en fazla insani yardım yapan ülke olmamıza rağmen yurtdışındaki algımız hiç olmadığı kadar bozuk. Hiçbir yerde doğru dürüst lobi gücümüzü çalıştıramıyoruz. 

Avrupa’da 6 milyon Türkiye kökenli insan yaşıyor ancak etkinlik gösteremiyoruz. Türkleri bir araya getiren örgütler dağınık, aralarında iletişim yok. Örneğin Almanya gibi bir ülke bile Ermeni karar tasarısını parlamentosunda kabul edebiliyor. Türkiye’nin uluslararası alanda eğitim, askerî, tanıtım, din ve daha başka birçok alanda ataşelikleri ve müşavirlikleri bulunuyor.

Son dönemde TİKA, Maarif Vakfı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı gibi önemli kurumların da eklenmesiyle kâğıt üzerinde bakıldığında uzun bir liste çıkıyor karşımıza. Ancak somut sonuçları açısından bakıldığında istediğimizi elde edemiyoruz. Yumuşak gücümüzü yeterince hissettiremiyoruz. Türkiye’nin bu kadar haksızlığa uğraması ve hedef alınan ülke hâline gelmesi bu ülkenin bir vatandaşı olarak beni üzüyor, içimi acıtıyor. Uluslararası alanda bu yalnızlıktan ve sıkışmışlıktan çıkabilmek için ilgili kurumların etkin koordinasyonuna ve Dışişleri Bakanlığı’nın diplomasi birikiminden daha fazla yararlanmaya ihtiyacımız var.

https://www.posta.com.tr/yazarlar/hakan-celik/feto-ile-mucadele-cok-uzun-surecek-2182400

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: