İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kayalara oyulmuş tarih

Yaz aylarında Karadeniz Bölgesi gibi farklı bir tatil rotası denemeye ne dersiniz? Bir ay önce yeniden ziyarete açılan Sümela Manastırı ile Trabzon görülmeye değer

İDİL DEMİREL

Tatil beldelerinde yaz sezonu tüm hızıyla sürüyor. Ve karpuzun denize düşmesi gibi Instagram da ezbere bildiğimiz Çeşme, Bodrum ve Yunan adaları fotoğraflarıyla dolup taşmaya devam ediyor. “Yaz demek sadece deniz, güneş, kumsal demek” diyenlerdenseniz bu yazı pek sizlik değil. Ama tatil demek biraz da yeni yerler görmek ve öğrenmek diyenlerdensiniz bu yazı tam da sizlik… Ben her fırsatta yeni bir yer keşfetmeyi, yeni bir şey öğrenmeyi sevenlerdenim. Tam da bu yüzden bu kez rotamı hiç görmediğim bir yere, Karadeniz’e çevirdim. Ve size de seyahatin beni en heyecanlandıran kısmını, Trabzon’daki dünyaca ünlü Sümela Manastırı’nı ziyaretimi anlatacağım. İstanbul-Trabzon arası uçakla yaklaşık bir saat 20 dakika sürüyor. Biz beş kişilik bir ekip olarak şehre geldik. Gece şehirde konakladıktan sonra da ertesi sabah ilk iş olarak Sümela Manastırı’na doğru yola çıktık.

ZİYARETE AÇILDI
Yaklaşık 3.5 sene süren çok kapsamlı ve detaylı bir restorasyon çalışmasının ardından manastır yaklaşık bir ay önce yeniden ziyarete açıldı. Şehir merkezinden manastırın bulunduğu Maçka ilçesine arabayla seyahat yaklaşık bir buçuk saatinizi alıyor. Kıvrıla kıvrıla giden yol boyunca size eşsiz bir doğa eşlik ediyor. Arabayla yolculuğun ardından Altındere Vadisi’ne hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sümela Manastırı için yürüyerek geçilmesi gereken kısım başlıyor. Dağ eteğine ulaştıktan sonra taş merdivenlerden yürüyerek ağaçlar içinde manastırın bulunduğu noktaya kadar tırmanıyorsunuz. Gözünüz korkmasın tüm yol şimdiden çok rahat yürünebilecek hale getirilmiş durumda. Zaten tırmanış tamamlandığı an kendinizi geniş bir terasta buluyorsunuz. Altı katlı manastırın iki katı teras. 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda kayaların oyulmasıyla yapılan manastırın kuruluşu 13’üncü yüzyıla kadar uzanıyor. Ancak çeşitli rivayetlere göre M.S 365-395 yılları arasında manastırın bulunduğu yerde küçük bir kilise varmış, ardından burası yapılar eklenerek bir manastıra dönüştürülmüş. Sonuç olarak tarihi hayal bile edemeyeceğimiz kadar eskilere uzanan manastırda, hizmet birimleri, misafirhane, mutfak ve ayazmanın dışında toplam 72 oda bulunuyor.

2020’DE BİTECEK
Vadiden dar bir yol ve yaklaşık 100 basamaklık bir merdivenle çıkılan manastırın içinde yaklaşık 400 metre kadar alan bulunuyor. Restorasyonun tamamının 2020 yılında bitmesi planlanıyor. Yani tamamlanan sadece ilk etap olduğu için biz şu anda sadece teras kısımlarını ziyaret edebiliyoruz. Ve büyüleyici fresklerin olduğu esas binaya uzaktan bakabiliyoruz. “Değer mi içine girmeden oralara kadar gitmeye?” derseniz cevabım “Kesinlikle değer olur”… Muhteşem doğası, büyüleyici atmosferi ile adım attığınıza kesinlikle pişman olmayacaksınız.

?DÖRT BİN TON KAYA TEMİZLENDİ
Sümela Manastırı’nı ziyaretimiz sırasında Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu ile karşılaşıp sohbet etme şansı yakaladım. Ayvazoğlu yapılan çalışmaları “Çalışmalar üç aşamada, 79 bin metrekare alanda yürütüldü. Ziyaretçilerin can güvenliğinin sağlanması amacıyla yaklaşık 4 bin ton kaya temizlendi ve 360 tonluk kaya kütlesi bulunduğu alana sabitlendi” sözleriyle anlattı. Hepimizin bildiği gibi ikinci etap çalışmaları şu an devam ediyor. Ana Kaya Kilisesi olan ilk yapıya girmek için yaklaşık bir yıl daha beklemek durumundayız. Ancak manastır ziyarete açılalı yaklaşık bir ay geçmiş olmasına rağmen 47 bin 958 kişi manastırı ziyaret etmiş durumda. Bölgeyi ziyaret eden TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz B. Bağlıkaya ise, “Kültür turlarıyla kısa süre içinde Trabzon’un bambaşka bir noktaya geleceğine inanıyorum. Karadeniz bölgesi ve Trabzon için Sümela çok önemli” diye konuştu.

https://www.sabah.com.tr/turizm/2019/07/07/kayalara-oyulmus-tarih

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: