İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İsmailağa Cemaati: Binali Yıldırım’ın ziyaret ettiği dini oluşum hakkında neler biliniyor?

Cumhur İttifakı’nın AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım dün akşam Fatih’teki İsmailağa Cemaati’ni ziyaret etti. Ziyareti Yıldırım değil İsmailağa Cemaati kamuoyuna duyurdu. İstanbul’da tekrarlanacak seçime 1 aydan az bir süre kala yapılan ziyaretle, cemaat ve faaliyetleri yeniden gündeme geldi.

İsmailağa Cemaati, günümüzde Nakşibendi tarikatını temsil eden dini oluşumlardan biri.

Cemaat, bugün 90 yaşında olan Mahmut Ustaosmanoğlu tarafından 1980’lerin başında kuruldu.

1970’lerin sonuna kadar Fatih’te yine Nakşibendi ekolünden Mehmed Zahit Kotku ismiyle özdeş İskenderpaşa Cemaati bünyesinde bulunan Ustaosmanoğlu, Kotku’nun ölümünden sonra bağımsız bir oluşuma yöneldi.

Cemaat adını, 56. Şeyhülislam İsmail Efendi tarafından İstanbul’un Fatih ilçesindeki Çarşamba semtinde yaptırılan camiden alıyor.

Ustaosmanoğlu’nun yıllarca imam-hatip olarak görev yaptığı bu cami, cemaatin de merkezi. Caminin yanında ise İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı binası bulunuyor.

‘Cemaatin özel misyonu var’ iddiası

“Fatih-Başakşehir: Muhafazakâr Mahallede İktidar ve Dönüşen Habitus” kitabının yazarı İrfan Özet, çalışması sırasında bu cemaatle ilgili de araştırma yaptı. İsmailağa’yı Türkiye’deki diğer cemaatlerden ayıran özelliklerden birinin ona yüklenen “özel bir misyon” olduğunu öne sürüyor.

Özet, bunun cemaatin bulunduğu mekanla ilgili olduğunu belirtiyor:

“İsmailağa’yı Türkiye’deki cemaat dünyasından farklılaştıran hususlardan biri, bölge sakinleri başta olmak üzere Sünni-İslam hassasiyetine sahip geniş çevrelerce sırtına yüklenilen teo-politik bir misyon.

“Bu misyon, özellikle Patrikhane ile Cumhuriyet tarihi boyunca gelişen endişeler etrafında biçimleniyor. Bölgedeki yaygın kanıya göre, Patrikhane’nin ekümeniklik projesi kapsamında “genişleme politikası” mevcut.

“Nitekim bu kuşku bugün Fatih’teki birçok muhafazakârın, İsmailağa’nın bölgedeki varlığını ‘bir emniyet sübabı’ olarak görmesine yol açıyor. Çarşamba semti bu açıdan, Fener-Balat’a hâkim gayrımüslim ve seküler dokuya karşı; İslami kimliğin sınır hattını oluşturuyor.”

Kendilerine has giyim tarzları var

Cemaatin sitesindeki ‘hakkımızda’ bölümünde, “İsmâilağa Câmiası olarak gayemiz: insanoğlunun her daim süregiden huzur arayışında İslâm’ın ışığını insanlığa Mahmud Efendi Hazretlerimizin rehberliğinde en parlak ve en canlı hâliyle sunabilmektir” ifadeleri yer alıyor.

Tasavvufi söylemi öne çıkaran cemaat içinde şeyhe bağlılığın önemli olduğu anlaşılıyor.

Cemaat, Türkiye’deki birçok dini oluşumdan farklı olarak kendine has bir giyim kuşam tarzını benimsemiş durumda. Cemaat üyesi erkekler uzun sakallı, cübbeli, sarıklı ve şalvarlı bir görüntü sergilerken, kadınlar da siyah çarşaf giyiyor.

Dini eğitime yoğunlaşıyorlar

Cemaatin sadece İstanbul değil, Türkiye genelinde ağları bulunuyor. Cemaatin sitesindeki ‘faaliyetlerimiz’ bölümünde şu ifadeler yer alıyor:

“İsmailağa Cemaati’nin faaliyetleri genel olarak ilmî-dinî ve sosyal hizmetler alanında yoğunlaşmaktadır. Aşevi hizmetleri, aynî ve nakdî yardım organizasyonları, tekâmül ve ihtisâs medreseleri, fıkıh kurulu ve dînî meseleleri danışma hattı, emri bil maruf ve ziyaret ekibi, halka açık medrese, kütüphane hizmetleri ve yaz Kur’ân kursları, başlıca faaliyet ve hizmet alanlarımızı oluşturmaktadır.”

Günümüzde bu yapılanma bünyesinde bugün özel okullar, medreseler, Kur’an kursları ve medya organları gibi çeşitli kurumlar bulunuyor.

Cemaat içinde eğitimin “Arapça ve Hafızlık Talebeleri”, “Tekamül Medreseleri” ve “İhtisas Medreseleri” olmak üzere üç aşamalı olarak gerçekleştiriliyor.

Cemaatin farklı merkezlerinde halka açık çeşitli dini eğitimler veriliyor.

Bir fetva hattı çağrı merkezi ile de telefon üzerinden soruları yanıtlıyorlar.

Cübbeli Ahmet Hoca popüler kültürde yer edindi

Cemaat, bir dönem, mensuplarına yönelik suikast olaylarıyla gündeme geldi.

Mahmut Ustaosmanoğlu’nun damadı, cemaatin önde gelenlerinden Hızır Ali Muratoğlu 1998’de Çukurçeşme Camii’nde silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

2006’da ise cemaatin önde gelen isimlerinden, emekli imam Bayram Ali Öztürk de, İsmailağa Camii’nde uğradığı bıçaklı saldırıda öldü. Saldırgan cami cemaati tarafından linç edildi.

Bu olaylarla ilgili istihbarat servislerinin saldırılarından, cemaat liderliğine dair iç çekişmelere kadar çok farklı görüşler ortaya atıldı.

Cemaatin önemli isimlerinden Ahmet Mahmut Ünlü’nün son yıllarda katıldığı TV programları ve sözlerinin yarattığı tartışmalar üzerinden kamuoyunda tanınan bir figüre dönüşmesi ise İsmailağa’nın muhafazakâr olmayan kitleler açısından da tanınmasını sağladı.

Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ünlü, 1999 yılında yaptığı 17 Ağustos depremiyle ilgili konuşmasından dolayı 13 ay hapis yattı. Ünlü, “Mevlam zina yuvalarını vurdu” demiş; daha sonra bu sözlerinden ötürü pişman olduğunu söylemişti.

Ünlü, Ekim 2011’de ise Karagümrük çetesi operasyonu kapsamında tutuklandı ve Aralık 2012’de tahliye edildi.

Sosyal medyadaki videolarındaki yorumlarıyla dini ve siyasi konularda tartışma yaratmayı sürdüren Ünlü, cemaatin popüler kültür içinde en fazla tanınan yüzü.

Cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ise yaşı ve rahatsızlığı nedeniyle cemaat işleriyle aktif bir şekilde ilgilenmiyor.

Mahmut Ünlü’nün cemaatin gelecekteki lider adaylarından olduğu, ancak bu konum için başka isimlerin de adının geçtiği görülüyor.

Sağ partiler için önemli bir cemaat

İsmailağa, yıllardır çeşitli sağ partiler ile ilişkisi olan bir cemaat.

İrfan Özet, bu ilişkiyi “meşruiyet alanı” kavramıyla tarif ediyor:

“Türkiye’de özellikle sağ-muhafazakâr siyaset paydasında buluşan aktörler ve partiler için İsmailağa, geçmişten günümüze önemli bir meşruiyet alanı. Nitekim cemaat habitusu içerisinde yetişen kuşakların siyasal alana dair okumaları ve eğilimleri, sağ-muhafazakâr siyaseti tatmin edecek hayli yüklü anlamlara sahip.

“Örneğin saha araştırmam süreci boyunca yaşanan seçimlerde, cemaat bağlılarının sürekli olarak 28 Şubat döneminde basılan Kur’an kursları ve kamu kurumlarında örtünerek eğitim almalarının önüne geçildiği ‘travmatik’ manzaraları sahne önüne koyduklarını görüyordum. Bu motivasyonlar ise, son tahlilde cemaat etkilerine açık kitlenin AK Parti siyaseti ekseninde buluşmasını sağlıyordu.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de geçmiş dönemde cemaati ziyaret ettiği biliniyor.

Erdoğan’ın 2014’te, Gül’ün ise 2015’te cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nu ziyaretinden görüntüler kamuoyuna yansımıştı.

Cemaatin son yıllarda iktidar partisine destek açıklamalarında bulunduğu görülüyor.

‘Cemaat içi’ tartışmalar

Son dönemde cemaat içinde çeşitli gerilimler yaşandığı görülüyor.

Bugün, çalışmalarında İsmailağa adını kullanan bazı farklı gruplar ortaya çıkmış durumda.

Ana grubu temsil eden İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı ise bu ismi kullananlara karşı hukuki yollara başvuruyor.

İrfan Özet, cemaat içinde halef olmakla ilgili ciddi bir rekabet yaşandığını söylüyor:

“Cemaatin lideri olan ve bağlılarınca ‘Efendi Hazretleri’ olarak anılan Mahmut Ustaosmanoğlu’nun ilerlemiş yaşından hareketle ‘halefi’ olma etrafında yoğun bir rekabet göze çarpıyor. Bu konuda rekabetin sertleşen tonları, özellikle Marifet Derneği ve İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı etrafında gelişiyor.

“Gördüğüm kadarıyla cemaatin ana akıma bağlı halkası, İlim ve Hizmet Vakfı etrafında temerküz ediyor. Bunda da en önemli sebeplerden biri, Marifet Vakfı’nın Beykoz merkezli yapılanmasının, ‘Patrikhane’nin Fatih’teki genişleme politikası’ karşısında cemaat ve bölgedeki muhafazakârları zayıflatacağı düşüncesi.”


BBC

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: