İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Her 24 Nisan’da aynı şey oluyor

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***

Hakan Çelik

Dünyadaki Ermeni diasporası ve Ermenistan devleti, 1915 yılında yaşanan ölümleri bir “soykırım” olarak kabul ettirmek için uzun süredir gayret gösteriyor. Bu amaçlarına da önemli oranda ulaştılar.

Şu ana kadar irili ufaklı birçok devlet 1915 için Türkiye’nin kabul etmediği “soykırım” ifadesini kullandı. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Türkiye’de bu alanda en yoğun mücadele veren isimlerden biridir. 

“Ermeni soykırımı olmamıştır demek suç değildir ve bu görüş cezalandırılamaz”, işte Perinçek bu pozisyonunu Avrupa’nın en önemli hukuk kurumlarında tescil ettirdi. Avrupa mahkemelerinin bu kararı içtihat niteliğindedir ve siyasetçiler soykırıma dair karar alamazlar. 

Bu gerçeğe karşın Avrupalı liderler açıkça hukuku ihlal etmeye devam ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron son çıkışıyla Fransa Anayasa Komisyonu’nun ilgili kararını ayaklar altına aldı. ABD’deki durum da pek farklı değil. 

Bugüne dek çok sayıda eyalet, Ermeni iddialarını “soykırım” sözüyle tanıdı. ABD Kongresi’nin farklı kanatlarına da bu konuyla ilgili sürekli yasa tasarıları getiriliyor, ABD Başkanı’nın Ermenicede “büyük acı” anlamına gelen “medz yegern” yerine “genocide” yani “soykırım” demesi isteniyor. 

Oysa hukuk çok net. Bir suçun “soykırım” olarak tanınabilmesi için ilgili ve yetkili mahkemeler tarafından bu kararın alınması gerekir. Aksi hâlde hiçbir siyasi kurum tarihî olayları tek başına tahrif ederek sonuç açıklayamaz.

★ 

Türkiye 1915’te yaşanan acılara karşı kafasını kuma gömmüş de değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminden bu yana Birinci Dünya Savaşı’nın acı olaylarıyla ilgili olarak Türkiye’nin üzüntüsünü dile getiren açıklamalar yayınlıyor; Ermenilere başsağlığı ve taziye mesajı iletiyor. 

Erdoğan, dönemin Ermenistan lideri Robert Koçaryan’a mektup yazmış “Gelin karşılıklı olarak arşivlerimizi açalım, diyalog yoluyla meseleleri halledelim” demişti. 

Ermenistan, ekonomik yardımlarına bağlı olduğu Ermeni diasporasının yönlendirici etkisinde Türkiye’nin sürekli köşeye sıkıştırılmasına seyirci kalıyor. 

★ 

Türkiye’nin tutumunda da eleştirdiğim yanlar var. Diplomasimiz her sene bu dönemlerde Ermeni kararları alan ülkeleri çok sert şekilde protesto eder ve büyükelçiler geri çağrılır. Ancak koskoca Türkiye bu alanda nedense etkisini hissettiremiyor. 

Dünyada bu kadar Türkiye kökenli insan yaşıyor olmasına rağmen bir diasporamız yok. Çok güçlü olmamız gereken Almanya ve Fransa gibi ülkelerde bile sesimiz çıkmıyor.

https://www.posta.com.tr/yazarlar/hakan-celik/her-24-nisanda-ayni-sey-oluyor-2145051

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: