İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABD, İtalya ve Fransa’dan 24 Nisan Öncesi Hamle: Ermeni Soykırımını Tanıyın (10)

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***

RIDVAN KARLUK

1751’de İngiltere ve Rusya’nın Ermenileri hangi nedenlerle yanlarına aldıklarını, 1804-1828 yıllarında Rusya’nın Ermenileri nasıl baskı altında tuttuğunu, 1820 de Amerikalı misyonerlerin Anadolu’ya neden geldiklerini, 1840 ve sonrasında Rusya’ya, 1870 yılından sonra Amerika’ya yönelen Ermeni göçlerini, 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nda Ermenilerin neler yaptığını, 1878’de Kara Haç örgütünün neden kurulduğunu, 1880 yılından sonra Ermenilerin Amerika’daki çalışmalarını, 1885’de Ramgavar Azatakan, (Ramgavar Partisi Tarafından II. Meşrutiyet (1908) Meclis-i Mebûsân’ına Sunulan Beyânnâme ve Program, http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/821/10434.pdf) 1887’de Hınçakyan, (Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti ve Nizamiyesi, http://www.eraren.org/index.php?Lisan=tr&Page=DergiIcerik&IcerikNo=36) 1895’de Daşnaksutyun örgütünün neden kurulduğunu, (Ermeni Devrimci Federasyonu, radikal milliyetçi Ermeni siyasi partisi. Ermenistan’ın bağımsızlığını sağlamak amacıyla 1890’da kuruldu. Ermenistan Cumhuriyeti’nde ve diasporadaki Ermeniler arasında aktif bir siyasi parti) 1895’den sonra Amerika’da artan Ermeni nüfusunu, 1894-1896 yıllarında Osmanlı’ya karşı yoğunlaşan Ermeni isyanlarını ve Atatürk’ü kullanarak propaganda yapan yalancı Ermenilere onların anlayacağı üslupla cevap veremezsek, sözde Ermeni soykırımını kabul eden bir nesil olarak tarihe geçebiliriz. 

Türkiye’nin tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen Ermenistan ve Ermeni diasporası “4 T” Planları’ndan asla vazgeçmeyeceklerdir. Tanıtma (dünyanın sözde soykırımı tanıması), Tanınma (Türkiye’nin sözde soykırımı kabul etmesi), Tazminat (Türkiye’den tazminat alınması) ve Toprak. (Türkiye’den toprak alınması) Ermenistan’ın 2 Mart 2018 tarihinde seçilen dördüncü Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, Soykırım Suçuna Karşı Global Forum’daki konuşmasında 21’nci yüzyılda dünyada hızla gelişen kötü ya da iyi olayların arttığını ve kök saldığını şöyle açıklamıştır: “İnsanlık tarihinin binlerce yıl süren zaman içinde hem aydınlık zaferler ve hem de var olan kötülüğün kanıtı niteliğinde olaylar yaşandı. Siyah ve Beyaz, Aydınlık ve Karanlık Arasındaki Mücadele Devam Ediyor.” 

Sarkisyan siyah ile Türkiye’yi, beyaz ile Ermenistan’ı kastetmektedir. Bu ortamda “Birinci Dünya Savaşı’nın sıkıntılı şartlarında hayatını kaybeden milyonlarca Osmanlı vatandaşına Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” demek, Ermeniler tarafından katledilen Türk diplomatlarının ve de Türklerin ruhlarını rahatsız etmez mi? Hocalı’daki katliamı görmek istemeyip “sözde” Ermeni soykırımını Türkiye’ye kabul ettirmek isteyenler, Ermeni isyanlarını konu alan ve Amerikalı yönetmen Philip M. Callaghan tarafından çekilen “Ermeni İsyanı 1894-1920” belgeselini izlemelidirler. Belgesel youtubedan silinmiştir. (http://www.youtube.com/watch?v=zNCnSDjHGTg) 

Ermeni İsyanı 1894-1920 belgeseli https://www.dailymotion.com/video/x2nuga2 adresinden izlenebilir. Orijinali silindiği için bu linkte hoş olmayan görüntüler de olabilir. Belgesel 57 dakikadır. 

Sözde Ermeni soykırımı konusunda mücadele sadece devlete düşmemelidir. Üç Türk vatandaşının kazandığı dava (Mercan ve diğerleri) çok önemlidir. Ayrıca rahmetli Şükrü Sever Aya’nın, (Big Lie, Büyük Yalan,Ka Kitap 2017) emekli Büyükelçi Pulat Tacer’in, çok yakında kaybettiğimiz emekli Büyükelçi Ömer L. Lütem’in ve Ferruh Demirmen’in (Respectable EU, European Council, and UN Dignitaries) çabalarını göz ardı edemeyiz. Bu süreçte benim de katkım olmuştur. Almanya Federal Meclisi 1 Haziran 2016 tarihinde 1915 tehcir olaylarını soykırım olarak kabul edince Turgut Özal Üniversitesi, bunu kınayan ilk Türk üniversitesi olmuştur. O tarihte tarafımdan hazırlanan bildiri, 2 Haziran 2016’da  Üniversite Senatosu tarafından yayınlanmıştır. (https://www.haberler.com/turgut-ozal-universitesi-nden-soykirim-kararina-8493701-haberi/ )

Türkiye, ekonomik boykot dışında alternatifler geliştirmelidir. Derin devlet bu tepkinin içinde olmalı, sivil girişimleri ve açık eylemleri organize etmelidir. Basın konuya önem vermelidir. Düzensiz çalışma anlayışımız ve bir projeyi takip etmekte ve devamlılık sağlamaktaki eksikliklerimiz giderilmelidir. Bunu bilen Avrupalı stratejistler, sert tepkilerin ardından kabul ve sessizlik geleceğini tahmin ediyorlar. Bu dezavantajları görerek strateji oluşturan Fransa, aldığı kararlardan sonra ortalığın durulmasını beklemekte, daha sonra yeni kararlar almaktadır. 

Özellikle Fransa merkezli yayın, iletişim ve medya kuruluşlarına ağırlık verilmelidir. Türkiye’de çok aktif olan internet kullanıcıları, webmasterlar aracılığı ile Avrupa dillerinde web sitesi, mail zinciri, gruplar oluşturulmalıdır. Bu konuda üniversitelerimize ve de YÖK’e büyük sorumluluk düşmektedir. Tüm üniversitelerde Ermeni Araştırmaları Enstitüsü açılmalıdır. Buralarda yapılacak araştırma ve yayınlarla Türkiye, sözde Ermeni soykırımı konusunda daha güçlü olabilir. Türkiye’deki Ermeni cemaatinin tepkileri de uluslararası arenada dile getirilmelidir. Ermeni sorununun dünya gündemine girmesi, diaspora Ermenilerinin örgütlenmelerine bağlı olarak, yaşadıkları ülkelerde kamuoyu oluşturacak güce ulaşmalarıyla gerçekleşmiştir.

ABD’deki Ermeni diasporası (lobisi) boş durmamaktadır. ABD’nin Indiana Eyaleti 9 Kasım 2017 tarihinde Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın Ermenilere soykırım yaptığını kabul eden tasarıyı onaylamıştır. Son olarak Alabama 49’ncu eyalet olarak 20 Mart 2019 tarihinde sözde soykırımı tanımış ve geriye bir Eyalet kalmıştır: Orta güneydeki Mississippi.

http://www.sakaryagazetesi.com.tr/makale/abd-italya-ve-fransadan-24-nisan-oncesi-hamle-ermeni-soykirimini-taniyin-10-6392/

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: