İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

HAYATA İZ BIRAKAN BİRİNİN ARDINDAN…

Sevan Demirhan

Henüz lise öğrencisiydim, hayatı yeni yeni tanımaya başlayan çocuk denebilecek bir gençken tanıştım badriark hayr’la. O yaşta, tam da insanın hayatına yön vereceği dönemde, tanıyabileceğim en doğru insanı tanımış, ne kadar şanslı olduğumu da daha en başından anlamıştım. Samimiyetini ve içtenliğini, evde hasta yatarken ziyaretime geldiğinde, somut şekilde (her ne kadar manevi duygular olsalar da) görmüştüm. ‘Ne sever en çok?’ diye sormuş, aldığı cevabın ardından evin kapısında elinde iki kangal sucukla görünce gözlerime inanamamıştım.

İlerleyen günlerde YERİD oluşumunun içinde aktif bir katılımcı olarak bulunmamı istediğinde, heyecan, gurur, mutluluk hepsini aynı anda hissetmiştim. O şevkle o ateşle yıllarca her an da YERİD’in bir parçası olmak çok ama çok keyifliydi. Aktif katılımcı olarak başlayan ve YERİD yöneticiliğine kadar uzanan bu yol,  unutulmaz ve yaşadığım için gurur duyacağım dönemlerden biri oldu hayatımda. O zamanlar heyecanla pek farkına varamamıştım belki, ama şimdi dönüp bakınca şunu söyleyebiliyorum; Ne kadar güzel amaçlar uğruna, ne kadar güzel insanlarla, ne kadar güzel çalışmış ve emek vermişiz. Bugün gidişiyle bir şeylerin bitmesi dağılması değil de bir şeylerin tekrar başlaması ve birilerini birleştirmesi bunun en net örneği. O kadar güzel amaçlar vermiş ki bize, öyle güzel insanlar biriktirmiş ki hayatında, kopmayacak bağlar oluşmuş kendiliğinden.

Badriark hayr gençlere desteğini hep hissettirirdi, hep güçlü hissederdik ama bu his adalet duygusunu asla bastırmazdı. Gençlerle arasındaki saygı ve sevgi dengesini o kadar güzel kurardı ki ‘hem bu kadar otoriter hem bu kadar pamuk kalpli nasıl olunur?’ dedirtirdi insana. Çok kararlıydı olaylara mantık çerçevesinde yaklaşır ama duygularını da işin içine katarak karar verirdi. İnsan ilişkilerinde çok başarılıydı, geniş bir çevresi vardı açıkçası bu yönü organizasyonlarımızda bizim de çok işimize yarardı.  

Pek çok kişi pek çok şey yazabilir badriark hayr hakkında ama öyle kelimelerle ifade edilebilecek şeyler değil insana kattıkları. Entelektüel bilgi birikimi, dini bilgisi, sosyal kimliği ve iletişim kabiliyeti aynı zamanda mütevazılığı ve samimiyeti bu derece üst düzey başka birini tanımadım şimdiye kadar. İnsan ‘keşke herkes tanısa’ demekten alamıyor kendini. 

Kısaca tarif etmek gerekirse hayat gibi bir şeydi benim için Badriark Hayr’ı tanımak. Taa en başından sonuna/sonsuza kadar… Nefes almak gibiydi engin bilgileri ve sohbetiyle süslediği doğa yürüyüşleri. Huzur bulmaktı sarılması, gülümsemesi. Özgürlüktü her yanında olmak isteyişimde beni kırmaması. Görmekti, düşüncelerini anlamak, hayallerini dinlemek. Işıktı hayatıma; o Nisan akşamı çocuk vaftizinden sonra yetişkin olarak da inancımızı yinelememiz gerektiği ile ilgili sohbetimiz sonrası onun şahitliğinde Tanrı’nın huzurunda imanımı yeniden ikrar edişimi…

Sevginin birleştirici gücüne hep inandı ve etrafındakileri de inandırdı. Sadece bedeni bu dünyadan gitti, ama kalplerdeki, ruhlardaki izi hep kalacak. 

Sirov, harkankov yev ağotkov

Sevan Demirhan

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: