İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ergenekon yoksa bu cinayetleri kim işledi?

Medyadan siyasete, bürokrasiden sokağa uzanan isimleri ilgilendiren Ergenekon davasını bir çırpıda çökertme teklifi, Türkiye’de işlenen faili meçhul cinayetlerin akıbetini de belirsizliğe sürüklüyor. “Ergenekon yoktur, hiç kurulmamıştır” diyen Ergenekon Davası’nın savcısı Abdurrahman Hacısalihoğlu’nun soru işaretleri ile dolu mütalaası; cumhuriyet tarihi boyunca işlenen yüzlerce faili meçhulün dosyasını yeniden devletin tozlu raflarında çürümeye terk etti.

Mustafa Durmaz  İstanbul

Devlet içine çöreklenen vesayetçi anlayışın savucularının yargılandığı Ergekon davasının kapatılmaya çalışılması; Türkiye’nin “faili meçhul” ile yüzleşmesine engel oluyor. “Ergenekon yoktur, hiç kurulmamıştır” diyen Ergenekon Davası’nın savcısı Abdurrahman Hacısalihoğlu’nun soru işaretleri ile dolu mütalaası; cumhuriyet tarihi boyunca işlenen yüzlerce faili meçhulün dosyasını yeniden devletin tozlu raflarında çürümeye terk etti. Uğur Mumcu cinayeti, Adnan Kahveci’nin tartışmalı kazası, Eşref Bitlis ile Turgut Özal’ın ölümü, 33 silahsız askerin şehit edilmesi, Sivas, Başbağlarve 28 Şubat darbesi gibi yüzlerce olayın üzerindeki sis perdesi kalkmayacaksa; “O halde bu olayların faili kim?” sorusu bir kez daha gündeme geldi.

Başka bahara mı?

Ergenekon Davası ile kamuoyunu olumsuz yönde etkileyen, toplum hafızasında yer etmiş faili meçhul olayların aydınlatılmasında büyük fırsat yakalayan Türkiye, derin yapı ile hesaplaşmayı bir başka bahara bırakıyor. Devlet içinde yuvalanıp, uluslararası ilişkileri kuran, ekonomiyi yönlendiren, siyaseti istediği zaman tasfiye edebilecek bir mekanizma haline gelen derin yapı tarafından yönlendirilen karanlık eller, 90’lı yıllardan itibaren Türkiye’yi sarsan olayları organize etti. Terörün toplumsallaştırıldığı süreçte, cinayetlerin arkasındaki kişi ve kurumların rolü örtbas edildiği 18 bine yakın faili meçhul olay yaşandı. Uğur Mumcu’dan başlayıp, Sivas Olayları ile devam eden, 28 Şubat darbesine kadar ise etkisini aralıksız sürdüren yüzlerce faili meçhulün akıbeti değişmedi.

Başbağlar Katliamı

2 Temmuz 1993 tarihinde, Sivas’ta 35 kişinin Madımak Oteli’nde ölmesinden sadece 3 gün sonra (5 Temmuz 1993’te) komşu vilayette, Erzincan ili, Kemaliye ilçesi, Başbağlar köyünde, akşam ezanı okunduktan sonra, camiye giden 29 kişi, köyün meydanına toplanarak kurşuna dizildi, köydeki 214 ev, cami ve okulun içindeki insanlarla birlikte yakıldı. 1’i kadın 4 kişi yanarak, toplam 33 kişi şehid oldu. Kirli olay ile ilgili ne inceleme tamamlandı ne de soruşturma. 90’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayet ve olaylardan bazıları şöyle: Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, 22 Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır Lice Asayiş Bölük Komutanlığı binası önünde silahlı saldırı sonucu öldürüldü. JİTEM’in kilit isimlerinden Cem Ersever, 4 Kasım 1993 tarihinde öldürüldü. ANAP İstanbul Milletvekili, eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci ailesi ile birlikte Bolu-Gerede’de trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti. Kahveci ve ailesinin ölüm tarihi 5 Şubat 1993. PKK; 23 Mayıs 1993 tarihinde Bingöl-Elazığ karayolunu keserek tezkere almış 33 silahsız askeri öldürdü.

Hocanın dosyası sümenaltı

Hayatını İslami ilimlere adayan Hızır Ali Muratoğlu Hoca ise, yıkılmaması için mücadele verdiği Çukurbostan Camii’nde 17 Mayıs 1998 günü şehit edildi. Katil zanlısı Hantal, akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilerek, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Kamuoyu yaşanan bu olayın faili meçhul olduğuna inanırken, Muratoğlu Hocanın ölümü üzerindeki sır perdesi aradan geçen yıllara rağmen halen aydınlatılamadı. Başta Türkiye olmak üzere dünya Müslümanları arasında önemli bir isim olan Bayram Ali Öztürk Hoca, 3 Eylül 2006 günü İsmailağa Camii’nde sabah namazı sonrası verdiği sohbet esnasında, Mustafa Erdalisimli bir meczup tarafından kalbinden bıçaklanarak şehit edilmişti. Şehit Bayram Ali Öztürk Hocanın cinayetinin dosyasını sümen altı eden isimlerFETÖ’cü çıkmıştı ama cinayette derin yapının parmağı var mı bilinmiyor.

Karanlık olaylar

Ermeni asıllı olan Hrant Dink, 19 Ocak 2007 yılında Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazetesinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Suikastı yapan kişi güvenlik kameralarıyla teşhis edilmesi üzerine 16 yaşında olan Ogün Samast babası tarafından ihbar edilerek jandarma ve polis tarafından Samsun otogarında yakalandı. Mahkeme ise Hrant Dink’in öldürülmesinde örgüt olmadığı yönünde karar verdi. İsmi belli faili belli olmayan diğer olaylar ise şu şekilde:

Uğur Mumcu suikasti (24 Ocak 1993) , Adnan Kahveci’nin ölümü (5 Şubat 1993), Eşref Bitlis‘in ölümü (7 Şubat  1993), Turgut Özal’ın ölümü (17 Nisan 1993), Kazım Çillioğlu’nun ölümü (3 Şubat 1994), 28 Şubat Postmodern darbesi 28 Şubat 1997, Ahmet Taner Kışlalı’nın ölümü (21 Ekim 1999), Gaffar Okkan’ın ölümü (24 Ocak 2001), Rahip Andrea Santoro cinayeti (5 Şubat 2006), Zirve Yayınevi saldırısı (18 Nisan 2007)


https://www.yeniakit.com.tr/haber/ergenekon-yoksa-bu-cinayetleri-kim-isledi-557723.html

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: