İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Doğu Roma Patrikliği ve Osmanlılar

 

***Metinde yer alan görüşler yazar(lar)ına ait olup, HyeTert’in görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.***

05.11.2018

Ali Nezir

Yüce Kitabımızda geçen surelerden birinin ismi Rum suresidir. Arapça “Rum” kelimesi Romalılar için kullanılıyordu. Yunanlılar için kullanılan ad her zaman “Yunan” ismi idi. Konstantinopolis’i (İstanbul) kuran Romalılardı, konuştukları resmi dil Latince idi. 7. yüzyılda Doğu Roma İmparatorluğunun resmi dili Yunancaya döndürülmüştür. Tarih boyunca Fener Rum diyerek yalnız Yunanlıları kastettiğimiz kelime aslen Roma’dır.

Konstantinopolis (Fener) Patrikhanesi, Bulgarları, Sırpları, Rusları, Ermenileri, Süryanileri halklar olarak, Kudüs, Antakya, İskenderiye, Rodos, Kıbrıs ve Atina idare merkezleri olarak da büyük bir coğrafyaya, hükmediyordu.

Konstantinopolis (Fener Rum) Patrikliğinin merkezi 537 yılında yapılan şaheser yapı Ayasofya idi, 1453 yılında İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesine kadar yaklaşık 900 yıl bu yapıda hayatına devam etmiştir.

Yalnız 4. haçlı seferinde 1204 yılında Latin Katoliklerin, Konstantinopolis’e (İstanbul) kral tarafından davet edilmeleri, Ayasofya’da Katolik ayini yapmaları ve şehri işgal etmeleri neticesinde Konstantinopolis Patrikliği geçici olarak 1261 yılına kadar 57 yıl İznik’te misyonunu sürdürdü.

Ayasofya 6. yüzyılda İmparator Justinianos tarafından Kudüs’teki efsanevi “Süleyman Mabedin” den daha ihtişamlı olması için yapılan Vatikan’dan daha görkemli Patriklik merkezidir.

İnsanın aklına gelen soru şu; Ayasofya gibi Patriklik merkezi olan yapıyı, fethin sembolü olarak siyaseten camiye çeviren siyasi irade, neden Konstantinopolis (Fener Rum) Patrikliğinin siyasi nüfuzuna geniş bir coğrafyada müsaade etti?

Roma İmparatorluğunun siyasi gücünü dik tutabilmek için tesis ettiği Resmi dinin merkezi Patriklik, Osmanlı’nın İstanbul’u fethiyle başka bir siyasi iradenin hükmü altına girmişti.

Osmanlılar, Konstantinopolis’te (İstanbul) Ermenilere, sur içinde (Kumkapı) patrikhane kurdurmuş, Süryanileri, Kıptileri, Gürcüleri ve Habeşlileri liderleri ile birlikte Ermeni Patrikliğine bağlayarak Ermenilerin nüfuzlarını arttırmış, Konstantinopolis (Fener Rum veya Roma) Patrikhanesinin etkisini, siyasi gücünü azaltmıştır.

Böylece Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ortodoksların bir bölümü Konstantinopolis (Fener) Patrikliğinin siyasi tahakkümünden çıkartılmıştır. Patrikliğin Osmanlı sınırlarının dışındaki Yunanistan, Antakya, Kudüs ve İskenderiye gibi patriklik merkezlerindeki nüfuzundan dolayı siyasi olarak Konstantinopolis (Fener Rum) Patrikliği hayatını sürdürmüştür.

Osmanlılar büyük bir coğrafyada nüfuz sahibi olan Patrikliği, Roma İmparatorluğu gibi bazen arzu ve isteklerine göre kullanabilmiş, bazen de elindeki kılıcıyla kendi vücudunun uzuvlarını kesmiştir.

Fatih devrinde Konstantinopolis (Fener) Patrikliğine tanınan ekümenlik hakları ile bazı bölgelerin fetihleri kolaylaşmıştır. Bunun yanında bazı Patriklerde siyasetin içerisine o kadar çok kafalarını sokmuşlar ki, bir daha dini konumlarına geri dönememişlerdir.

Bunlara verebileceğimiz ilk örnek, Rum Patriği III. Parthenios, IV. Mehmet devrinde, Eflak (Romanya) Voyvodası Costantin’i isyana teşvik ettiği ve İstanbul yangınlarında şehirde yağma ve kargaşalıklar çıkardığı için 1657’de asılarak idam edilmiştir.

İkinci örnek, Konstantinopolis (Fener) Rum Patriği 5. Gregorius’un, Mora isyanlarını başlattığı ve Rus Çarı Alexandra ile istihbarati konularda yazıştığı için 22 Nisan 1821 pazar günü Patrikhanede idam edilmesidir.

İdam edilen ilk patrik ise Dördüncü Murad’ın saltanatı sırasında, 1638’de tamamen Avrupalı devletlerin, mezhepsel ihtilaflardan dolayı astırdığı Patrik I. Kiril olmuştur.

Roma İmparatorluğunda ismi “Konstantinopolis” Osmanlı imparatorluğu devrinde Ayasofya’dan çıkartılıp “Fener” semtine yerleştirildiği için (1602) ismi “Fener Ortodoks Rum (Roma) Patrikliğini” siyasetten soyutlayarak, yalnız dini konularda hizmet etmesini, Lozan Antlaşmasının 40. ve 42. maddeleriyle sağlayan, yüce önder Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.

Böylece Patriklik ilk defa gerçek alanı din sahasına yönlendirilmiş, siyasetteki etkisinden kurtarılmıştır.


http://www.yenimesaj.com.tr/dogu-roma-patrikligi-ve-osmanlilar-H1306598.htm

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: