İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şalala Çocuk Radyosu yayında!

Serkan Alan

ANKARA – Şalala Çocuk Radyosu İzmir’de çocuk hakları alanında çalışan kişilerin katkılarıyla tüm dünya çocuklarına seslenmeye başladı. Şimdilik deneme yayını yapan radoyada Türkçe, Kürtçe, Fransızca ve Portekizce şarkılar ile Ermeni ve Kızılderili ninnileri çalınıyor.

Çocukların kendi sesleriyle öyküler seslendirdiği radyoya salalacocukradyosu.com internet sitesi üzerinden ya da ücretsiz indirilebilen Android uygulamasıyla ulaşılabiliyor. IOS aracılığıyla da kısa süre içerisinde dinleyicilere ulaşılması hedefleniyor.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile didaktik ve hiyerarşik dilin kullanıldığı şarkı sözlerine listelerinde yer vermeyen radyonun sorumlularından Ceylan Ekin Işık’la konuştuk. Çocukların şarkı seçiminden logo tasarımına aktif rol aldığı radyonun gelecekteki hedefleri arasında programları çocukların sunması var.

‘BAŞKA BİR ÇOCUKLUK KÜLTÜRÜ’

Çocuk radyosu fikri nasıl ortaya çıktı?

Çocuklar için “radyo” uzak bir kelime gibi dursa da toplumsal açıdan günümüzde radyo hâlâ önemli bir kitle iletişim aracı. Radyoların büyük çoğunluğu da dahil ana akım medya araçları, yetişkinlere yönelik şarkılar, reklamlar ve içerikler ile her türlü özel ve kamusal alanda çocukları büyük bir popüler kültür bilgisine maruz bırakıyor. Çocuklara yönelik yapılan çalışmaların büyük bir kısmında da bizce bir öznelik sorunu var. Toplumsal mücadelede çocuğu önemseyip gözeten, başka bir çocukluk kültürünün var olabileceğini göstermeyi hedefleyen, bunu da çocuklarla birlikte yapmaya çalışan, hiçbir kâr amacının olmadığı bir üretim alanı Şalala Çocuk Radyosu. Aslında 2014 yılında yine İzmir’de Şubadap Radyo isminde bir deneme olmuştu. Sürekliliği sağlanamasa da radyo ihtiyacının sorgulamasını, kurulum tecrübesini ve bir arşiv başlangıcını oluşturmuştu. Bundan yola çıkarak varlığında ısrar ettiğimiz radyo çalışmasını yeniden başlattık.

‘ENTERNASYONEL SHA LA LA’

Şalala ne anlama geliyor?

Aslında ‘şalala’ sözcüğünün ilhamını Şubadap Çocuk’un 2014’ten beri yaptığı Türkiye turnelerinden aldık. Tüm ekip konser saati yaklaşırken ellerinde müzik aletleri ve kuklalarla sokakları dolaşıyor, konseri duyuruyor. Gelenekselleşen bu hareketin adına da “şalala” diyorlar. Bizim için de “şalala” hem sokaklarda yetişkinlerin ve çocukların birlikte şarkı söyleyip dans ettiği bir coşma hali hem de birlikteliğe yapılan bir davet anlamına geliyor. Kardeş grup Şubadap’tan aşırdık yani. Bir de şarkısı varmış bu kelimenin: Enternasyonel Sha la la… Birlikte sınırları aşabiliriz diyormuş şarkıda.

‘KAR TOPU MODELİNDE HIZLA YUVARLANIYORUZ’

Kaç kişilik bir ekip çalışıyor?

Giderek artıyor sayımız. Şubadap Çocuk ekibi, teknik destek kısmının yanında sürece katılabilecek kişilere köprü oldu. Buradan doğan ilişkilerimiz sürüyor. Öneriler, fikirler geliyor. Moyo Masal da öykü seçiminden, öyküleri okuyacak çocukların bulunmasına ve tüm okuma çalışma süreçlerine kadar bizimle.

Atlarsak affola ama Şubadap Çocuk, Moyo Masal, Uçurtma Çocuk Dergisi, dost tiyatro gruplarıyla görüşüyoruz. Hatta geçenlerde Batıkent Tülay Çakır kitaplığı (Şeker Portakalı) ile acaba kitaplıkta, çocuklardan oluşan bir radyo tiyatrosu ekibi çıkar mı diye konuştuk. Hatice Kapusuz öykü seçimi ve yine pek çok konuda bize destek. Tabii öğretmen dostlarımız var. Bize sınıflardan geri dönüş sağlıyor, öneri ve eleştiri getiriyorlar. Kar topu modelinde hızla yuvarlanıyoruz. Sayımız sayılacak gibi değilmiş!

‘TOPLUMSAL MÜCADELEDE HANGİ ÇOCUK ŞARKILARI YER ALMIŞ?’

Çocuk şarkılarını toplamaya yönelik arşiv çalışması yaptınız mı? Şarkıları belirleme süreci nasıl ilerledi?

Aslında hem güncel hem de geçmişte üretilenleri de içermesi anlamında geriye dönük bir arşiv çalışması oldu. Sözlü ve sözsüz biçimlerde rock, ninni, caz, klasik, vb. tarzları da içeren yaklaşık 391 şarkı 24 saat boyunca radyoda. Coğrafya konusunda da sınırları biraz aştık. Şarkı belirleme süreci, toplumsal bağlamda hangi ihtiyaçların olduğu ve neye karşı bir arayışta olduğumuzla ilgili. Güncel çocuk şarkıları neler, geçmişte çocuklar için hangi şarkılar yapılmış, toplumsal mücadelede hangi çocuk şarkıları yer almış, Türkiye’de ve dünyada çocuk şarkıları ekipleri kimler, çocukların birlikte yazdığı ve söylediği şarkılar neler, yapılmış arşiv çalışmaları var mı – mesela dünya ninnileri gibi, ya da bazı grupların çocuk şarkısı versiyonları, çocuk programlarının söz ve müzikleri nasıldı gibi sorularla ilerledik. Şu an için özellikle Türkçe sözlü şarkılarda, içerik anlamında dikkatli olduğumuz için, ‘üretilen şarkı sayısı az’ diye her bulduğumuzu ekleme yoluna sapmadık. Hâlâ aramaya ve biriktirmeye devam ediyoruz.

Çocuklara (dinleyicilere) nasıl erişiyorsunuz?

Hâlihazırda hepimiz çocuk çalışmalarında bulunan kişileriz. Yavaşça kendi çevremizden temasta olduğumuz ekipler, eğitimciler ve sosyal medya aracılığıyla, yaygınlaşmaya ve çocuklara erişmeye başladık. Şu an salalacocukradyosu.com internet sitesi üzerinden dinlenebilir, bir de ücretsiz indirilebilen Android uygulaması var. IOS beklemede şimdilik. Çocuklara, okulda radyoyu teneffüste ya da derste açan öğretmenler veya uygulamayı kullanan aileler aracılığıyla ulaşabiliyoruz.

Radyodaki şarkı seçimlerinde belli kıstaslarınız var mı? Her çocuk şarkısı çocuklara hitap eder mi?

Elbette temel kıstaslar var. Bunlar da Şalalanın ortaya çıkma sebebinden geliyor. Çocukları ve gerçekleri ayrı gezegenlere saklamanın çözüm olmadığını düşünüyoruz. Bu yüzden, onların maruz kaldığı günlük politik şiddete karşı kendi zırhlarını geliştirmesinde yardımcı olacak araçları sunma zorunluluğu duyuyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olduğu, didaktik ve hiyerarşik dilin kullanıldığı şarkı sözlerinin yer aldığı şarkıları listemize almamaya çalışıyoruz. “Erken kalk hadi süt iç” ya da “abim boksör ablam manken” şarkıları yok mesela ya da sayıları öğretmeye çalıştığımız bir şarkı da olmayacak. Ters noktadan bakarsak çocukların sorgulama kabiliyetini geliştirecek, müzikal olarak nitelikli, farklı müzikal tarz ve çalgıları tanımalarına vesile olacak, özellikle çocukların söylediği şarkıları arayıp bulma anlayışıyla ilerledik. Toplamda her şarkı tek tek dinlenildi ve kendimizce oluşturduğumuz bazı süzgeçlerden geçti.

rady

KÜRTÇE ŞARKILAR, ERMENİCE VE KIZILDERİLİ NİNNİLERİ

Dil konusu da önemli. Şu an radyoda Türkçe şarkıların yanında Kürtçe şarkılar da bulabildiğimiz Ermenice ve Kızılderili ninnileri de Fransızca ve Portekizce şarkılar da var. Avrupa’da ve özellikle Latin Amerika’da on yıllardır çocuk şarkıları yapan grupların şarkılarını da ekledik. Müzik sadece sözsel bir iletişim sağlamıyor, çocukların o müzik grubunu keşfetmesine, dil ile tanışmasına, grubun şarkıyı üretme biçimlerine, varsa kliplerindeki görsel kültürle tanışmalarına vesile oluyor. Bu yüzden her çocuk şarkısı çocuklara hitap etmiyor; hatta bazı çocuk şarkıları mücadele edilmesi gereken bir kültürü yeniden üretiyor. İşte bunun için kıstaslarımızı belirliyor, nitelikli bir arşivleme yapmaya çalışıyoruz.

ÇOCUKLARIN SESLENDİRDİĞİ ÖYKÜLER

Çocukların seslendirdiği öyküleri radyoda yayınlıyorsunuz. Öykülerin içerikleri nasıl belirleniyor? Çocuklara nasıl ulaşıyorsunuz?

İletişim halinde olduğumuz editör dostlarla ve çocuk edebiyatı konusunda çalışan arkadaşlarla bir tarama yaptık. Bir yandan radyoda dinlenebilecek uzunlukta olmasın diğer yandan da ihtiyaç olduğunu düşündüğümüz emek, birlik, barış, toplumsal cinsiyet, farklılıkların kabulü gibi temalarda olmasına odaklandık.

Kitapları okuyan çocuklar farklı illerde ve farklı temaslarla tanıdığımız çocuklar. İzmir’deki mahallelerde çocuk çalışmaları yürütüğümüz çocuklardan, İzmir dışında canhıraş, olduğu yeri güçlendiren, emekçi öğretmenlerin sınıfındaki öğrencilerden ya da başka bir ilde o çocukla çalışan bir arkadaş üzerinden olabiliyor. Şu an için Antakya, Ankara, Dikili, İzmir’den çocuklar okuyor.

ADİLE NAŞİT’İN KUZUCUKLARI

Dünya’da bunun benzeri bir çocuk radyosu var mıdır? Sizin de ilham aldığınız…

Aslında işin başında bir makale okumuştuk: “Bir topluluk iletişim Modeli: İnternette çocuk radyosu” adında. Çocuk radyosu kurulumunun, katılım süreci ile yöntem ve modelini açıklıyordu. Orada tüm kıtalardan tek tek hangi ihtiyaçlar doğrultusunda nasıl radyolar doğduğu örneklenmişti. Dünyadaki çocuk radyolarını inceleyerek radyo içerik biçimlerini, program saatlerini anlamaya çalıştık. Kendi içerik ve biçimimizi kurmaya çalıştık, hâlâ da evriliyor.

Buraya dönecek olursak tabii ki bizim için Adile Naşit’in kuzucukları olarak masal saatleri, radyo tiyatroları, TRT Çocuk gibi ana akım radyolar, çocuk programları,‘Bir Dolap Kitap’ gibi bloglardaki ses kayıtları hem fikir verici hem de nelere odaklanmamız gerektiği konusunda önemli örneklerimiz.

Ailelerin ya da çocukların geri dönüşleri oluyor mu?

Uyumayan çocukların radyoyla uyuduğunu öğrendik geçenlerde. Uyku saati şarkıları işe yarıyor anlaşılan. Diğer yandan nihayet reklamsız müzik dinleyebiliyoruz diye bir dönüş oldu, bu da sevindirici.Tabii en can alıcı noktası çocuklardan direkt ya da yetişkinler aracılığıyla gelen dönüşler. Okulda, teneffüslerde radyoyu açan öğretmen arkadaşlardan iyi dönüşler oluyor ya da evde dinlerken ailelerden büyük bir ihtiyaçtı gibi bir mesaj almıştık. Teknik konularda, saat, içerik, dil konusunda eleştiri ve öneriler geliyor. Çok da iyi oluyor. Deneme yayınındayız.

‘HEDEFİMİZ PROGRAMLARI ÇOCUKLARIN SUNMASI’

İçerikler hazırlanırken çocukların katılımını önemsiyor musunuz? Çocuklarla birlikte mi hareket ettiniz?

Mükemmel bir dünyayı yaratıp çocuklara hediye edebileceğimiz bir dönem değil. Şimdiki süreçte de teknik bir yol gösterici gibi çocukların katılımını sağlayacak araçları buluyor ve çocuklarla birlikte biz de öğreniyoruz. Örneğin sürecin en başında, öğretmenlere bazı sorular gönderdik. Batman, Erzurum, Trabzon, Diyarbakır, İstanbul, Konya ve daha bir sürü il. Çocuklara önce radyonun ne olduğu, nasıl kullanıldığı anlatıldı. Sonra da isim önerisi, dinleme saatleri, hangi araçlarla dinleyebilecekleri, nelerden bahsetmek ve neleri dinlemek istedikleri soruldu. Öykü okumalarını çocuklardan duymak istediklerini de bu yolla öğrendik. İçerikte ortaklaşan konular var. Çocuklardan çocuklara haberler programı mesela. O kesin olacak gibi görünüyor. Bunun dışında logo tasarımı, saatleri belirleme, siteye neleri koysak gibi konularda birlikteyiz. Şu gerçek ki, nihai hedefimiz bu çalışmayı çocuklara devretmek. Bir süre sonraki hedefimiz ise programları çocukların sunması, hatta belki de radyonun gidişatını belirlemeleri.

Bundan sonra radyo nasıl yoluna devam edecek. Yeni ne tür içerikler hazırlamayı planlıyorsunuz?

İçerik konusunda çocukların, bilim, hayvanlar, uzay, çocuk hakları, çocuk oyunları, müzik, barış, gibi cevaplarını cebimize koyduk. Canlı yayın ve kayıtlı program hedeflerimiz var. Örneğin, Uçurtma Çocuk Dergisi’nden bölümler, tiyatro ekiplerinin yaptığı radyo tiyatroları ya da çocukların yapacağı programlar söz konusu. Bunlar için kardeş ekiplerle ve çocuklarla uzun dönemli düzenli çalışmalara başlayacağız. Kim bilir, belki içerik yazan, sunan bir çocuk ekibi çıkar. Yeni üretim alanlarına da vesile olmayı da hedefliyoruz bir yandan.

‘DAHA İYİ BİR DÜNYAYI HAYAL EDEN HERKESE’

Bu aşamada nasıl katkılara açıksınız?

Açık çağrımız olsun. Daha iyi bir dünyayı hayal eden çocuk, yetişkin herkese; şarkı önerilerinden, içerikleri oluşturmaya her türlü fikre ve birlikteliğe açığız. Özelikle şu aşamada radyonun çocuklara ulaşmasını sağlayarak onların talep ve eleştirilerini salalacocukradyosu@gmail.com adresinden ya da sosyal medya hesaplarımızdan bize iletebilirler.


https://www.gazeteduvar.com.tr/hayat/2018/11/04/salala-cocuk-radyosu-yayinda/

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: