İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Osmanlı ve Türkiye tiyatrosunda Şahinyanlar

26 Ekim 2018 Cuma akşamı, Hrant Dink Vakfı Havak Salonu’nda bgst yayınları tarafından yayımlanan, araştırmacı yazar Nesim Ovadya İzrail’in kaleme aldığı “Osmanlı ve Türkiye Tiyatrosunda ŞAHİNYANLAR” kitabının tanıtım toplantısı yapıldı.

JİRAYR KILIÇDAĞI

Nesim Ovadya İzrail ve kitabı yayıma hazırlayan bgst sanatçılarından Duygu Dalyanoğlu Ermeni tiyatrosunda Şahinyanlar ailesinin yerini ve önemini anlattı. Sohbet havasında ilerleyen toplantıda Osmanlı döneminde tiyatro yaşamına dâhil olan, Mınakyan Tiyatrosu’nun sürekli kadrosundan Vahan Şahinyan’ın zorlu ve maceralı sahne çalışmaları, 1915 kırımı koşullarında İstanbul’da Ermenilerin hangi şartlarda tiyatro yapmaya devam ettikleri gibi noktalar üzerinde duruldu.

Vahan Şahinyan’ın yaşam öyküsü hayli çarpıcı. Özellikle 1918’den sonra Osmanlı coğrafyasında Ermeni sahnesinin yeniden canlanmasından ancak  bu ortamın 1922 Eylül’ünde İzmir yangını ile neredeyse bir günde dağılmasının sonra Vahan Şahinyan da tiyatrocu ailesi ile birlikte İstanbul’u terk eder, Bulgaristan Sofya’ya gider. Şartlar düzelince yeniden İstanbul’a dönmek niyetiyle, Sofya’da Mınakyan Tiyatrosu’nu kurar. Ancak İstanbul’a dönüşü gerçekleşemez.

(Vahan Şahinyan)

Vahan’ın yeğeni Oksen Şahinyan da genç yaştan itibaren tiyatro sahnesinde yer alır. Eşi ve çocukları da tiyatro sanatçısı olur. Mınakyan Tiyatrosu’nda, Felekyan Hanım ile birlikte kurdukları tiyatroda, Naşit Bey, Komik Şevki gibi tiyatro topluluklarında sahneye konulan oyunlarda oyuncu ve rejisör olarak yer alır.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ermeni tiyatro sanatçılarının imkân bulamaması nedeniyle, Oksen Şahinyan 1929’da Fransız yönetimi altındaki İskenderun’a gider. İkinci Dünya Savaşı sonrasında İstanbul’a dönen Oksen, Ermeni tiyatrosunun yeniden ayağa kalktığı 1945-1955 yıllarında yeniden tiyatro yapar.

Nesim Ovadya İzrail, daha önce, “1915 Bir Ölüm Yolculuğu-KRİKOR ZOHRAB” ve “24 NİSAN 1915-İstanbul, Çankırı, Ayaş, Ankara” kitaplarını kaleme almıştı. İzrail’in bu çalışmasının en önemli yanlarından biri de, Cumhuriyet döneminde Ermeni tiyatrosu hakkında önemli bilgiler sunması. Bu açıdan ilk çalışma sayılabilecek bu kitap, tiyatro tarihi ve bağlı olarak siyasi tarih açısından önemli olup, muhtemelen yeni araştırmalara da vesile olacaktır.


İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: