İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Anadolu yer adları kaç çeşit? – IV

Dördüncü bölümde Rumeli ve Kafkasya muhaciri yerleşimlerini inceliyoruz. Buradaki konuları daha önce bir iki yazımda işlemiştim. Tekrara düşersem affola.

Tabaka 4

19. yy’ın son çeyreğinde imparatorluğun kaybedilen vilayetlerinden Anadolu’ya büyük bir mülteci akını yaşandı. 1877-78 savaşından hemen önce ve hemen sonra geldiği söylenen bir buçuk milyonu aşkın mülteciyi yerli nüfusa oranlarsak, bugünkü koşullarda sekiz ila on milyon dolayında Suriyeli gibi düşünmemiz gerekir.

İlk akın yanılmıyorsam 19. yy ortalarına doğru gelen Kırım Tatarları idi. 1864’ten sonra onları Rusya’dan kaçan Çerkesler ve diğer Kafkas halkları izledi. 1878 hezimetinden sonra batıdan Bulgaristan ve Dobruca Müslümanları ile bir miktar Boşnak, doğudan Batum-Artvin yöresinin Müslüman Gürcüleri ile Borçka Lazları ve “dil bilmez Gürcüler” diye adlandırılan Ahıska Türkleri Anadolu’ya akın etti. 1900’e doğru Rumca konuşan Girit Müslümanları, 1913 hezimetinden sonra ikinci dalga Bulgaristan ve Makedonya Türkleri ile Pomaklar geldi.

Önceki dönemin iç göçünden farklı olarak bu kez ortada, ağır aksak da olsa işleyen bir devlet mekanizması vardı. Gelenler bir süre mülteci kamplarında sefil koşullarda bekledikten sonra sistemli olarak ülkenin dört yanına iskan edildiler. Resmi politika göçmenleri genellikle kırk-elli hanelik gruplar halinde var olan yerleşimlere dağıtmaktı. Uygulamada yeni gelenler çoğu zaman yerleşik halkı kaçırıp veya marjinalleştirip köylere sahip çıktılar. Birçok yerde yerli mahallesi ile muhacir mahallesi ayrışıp iki ayrı yerleşim niteliğini kazandı. Genel kural olarak eski yerleşim zamanla sönerken muhacir yerleşimi gelişip cazibe merkezi haline gelmeyi başardı. 20. yy’da Türkiye’de büyüyüp belediye ve ilçe merkezi olan yerlerin kayda değer bir oranı 19. yy sonunda kurulmuş muhacir yerleşkeleridir.

Muhacir yerleşimlerin birçoğu ilk dönemde Çerkesköy, Pomakköy, Tatarlar, Muhacirler gibi jenerik adlarla anılır. İlk Aziziye’ler, tespit edebildiğim kadarıyla 1868 yılında belirir. 1881-82 gibi bir tarihten itibaren +iye takılı neo-Osmanlıca muhacir köyu/mahallesi isimleri salgını ülkeyi sarar. Halen büyük çoğunluğu Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Düzce’de olmak üzere ülke çapında sayısı 900’ü bulan +iye takılı yer adlarının hemen hepsi, 1868 ile 1925 yılları arasında kurulmuş veya adı değiştirilmiş muhacir yerleşimidir.

[Cumhuriyetten sonra göç azalarak devam eder. 1924’te Yunanistan’dan gelen 350 bin dolayında Lozan mübadilinin büyük çoğunluğu 1915-22 sürecinde boşaltılan Rum ve Ermeni köylerine yerleştirilmiştir. Bu yerlerin çoğu, zaten Türkçe olan eski adını korumuş ya da Cumhuriyet ideolojisinin tipik vatanlı, şehitli, kahramanlı adlarından birini edinmiştir. 1951 Balkan göçü ve 1989 Bulgaristan sürgünüyle gelenler gnellikle büyük şehirlere yerleştirilir ve Anadolu toponimisinde bir iz bırakmadan erirler.]

Geç Osmanlı dönemi +iye’li yer adlarının en yaygın konusu hanedan adlarıdır: başta Aziziye, Hamidiye, Reşadiye; sonra ataları Mecidiye, Mahmudiye, Selimiye, Muradiye, Orhaniye; hanedan unvanları Osmaniye ve Sultaniye.[1] Bunları şehzade ve diğer hanedan mensuplarının adları (Burhaniye, Nazımiye, Yusufizzeddin, Ertuğrul) ile daha sonraki devrin siyasi erkan adları izler (Talatiye, Kemaliye, İsmetiye). Birçok yer adı imar eylemini vurgular (Mamuriye, Umraniye, İcadiye), padişah bağışıyla ilgili övgü ve şükran bildirir (Şükraniye, İhsaniye, Hayriye, İkramiye, Nimetiye, Şevketiye, Şefkatiye, Senaiye, Memduhiye, Kadriye, Rahmiye, Atiye, Adliye, İclaliye, Ulviye), veya umut ve dilekleri dile getirir (Feyziye, Refahiye, Tevfikiye, Mesudiye, Mesruriye, Saidiye, Maksudiye, Nüzhetiye, İkbaliye). 1913’ten sonra Fethiye’ler, Zaferiye’ler, Cihadiye’ler modadır. Araya geç Osmanlı döneminin altın varaklı mobilyalarını anımsatan Eserihamid’ler, İhsanıhamid’ler, Mamuretülaziz ve Mamuretülhamid’ler, Bahşayişihamid ve Hamidabad’lar, Umranıhamid ve Zaferihamid’ler serpiştirilir.

Genel kural olarak +iye takılı Osmanlıca yer adlarının tümü 19. yy sonu ile 20. yy başına ait muhacir yerleşimidir. İdeolojik içerikli ağdalı Osmanlıca adlarla birlikte bu zümreden toplam bin kadar yer sayabiliyorum. Eski adını koruyan, ya da Çerkes, Pomak, Boşnak gibi etiketler alanlarla beraber toplam sayı 1200 ila 1500 olsa gerekir.

Bilindiği gibi bunlardan Rumeli muhaciri olanlar büyük çoğunlukla CHP’ye, Kafkasya muhaciri olanlar ise CHP veya AKP’ye oy verirler. Neden diye sormayın, bilmiyorum.


http://nisanyan1.blogspot.com/2018/10/anadolu-yer-adlar-kac-cesit-iv.html

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: