İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

CİZVİTİZM-HAÇLILIK VE RAHİP BRUNSON

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***
Mehmet Kaçar
Tarihe baktığımız zaman hemen hemen bütün misyonerlerin biraz da ajanlık yaptığını görüyoruz. Cizvitler, “İsa Tarikatı” adıyla bilinen bir Hristiyan tarikatının da adıdır aynı zamanda. Hristiyan olmuş eski bir İspanyol askeri olan Ignacio de Loyola tarafından 1534 yılında kurulmuştur. Bu tarikat bugün hala canlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Hristiyanlığın yayılmasında ve sömürgeci bir din haline gelmesinde çok etkin bir rol oynamıştır. Bir çok tanınmış kişi cizvittir. Mesela; Voltarie, Diderot, James Joyse cizvit eğitimi alarak yetişmiş ünlülerden bir kaçıdır. Bu meşhurlardan bir kısmı ise daha sonraları bu tarikatın öteki yüzünü itiraf etmişlerdir. Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren cizvitler ise daha çok ev sohbetleri şeklinde faaliyet göstermeye çalışırlar.
Cizvit Tarikatı Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de aktiftir. İstanbul’da ki laik Fransa’nın açmış olduğu kolejleri çoğunlukla Cizvit okulları olarak eğitim vermektedir. Örneğin; St. Benoit, St. Joseph, St. Louis,, Notre Dame de Sion bunlardan bir kaçıdır.
Katolikler ise Vatikan devletine ciddi bir bağlılık gösteririler. Dindar bir Katolik, Papa’nın ve onu temsil eden kardinallerin verdikleri görevleri eksiksiz yapma gayreti içerisindedirler. Mesela Tapınakçılar tam da bu gruptandır. Protestanların büyük bir bölümü zaten Truva atı gibidirler. Bir de Mason Lojaları vardır ki onlarda üç aşağı beş yukarı aynı durumdadırlar. Mesela Galatasaray Sultanisi gibi. Galip Hoca denilen Celal Bayar’ı mezun olduğu Alliance İsrailiete’nin devamı niteliğinde bir okuldur. Bu okulun giderleri de yine Laik Fransa tarafından karşılanmaktaydı.
Brunson’u önemli kılan şey ise, Evangelishlerin Trump’a bir seçim kazandırmalarıdır. Trup’ta bu rahibi Türkiye’nin elinden kurtarmalıydı. Protestan litaeratürde ise Türkler Yecüc ve Mecüc (Gog-Magog) soyundan gelen Anti Christ yanş Deccal’in içinden çıkacağı bir kavim olarak anlatılır. İşte rahip Brunson’un bu kavmim elinden çok hızlı bir şekilde kurtulması gerekiyordu.
Tarihimiz. com’da bu konu hakkında özet bilgi olarak şunları buluyoruz: “Evet, bu önemli bir söylence. Çünkü: Avrupa’da 12’nci yüzyıldan 17’inci yüzyıla kadar, doğruluğuna tamamen inanılmış, ancak gerçekliği ispatlanamamış bir söylence.Batılılar, bu efsanenin gerçekliğine öyle inanmışlardır ki, sanırım bizim de bir nebze olsun bu konuda bilgi sahibi olmamız gerekiyor diye düşünenlerdenim. Müslüman ve pagan(putlara tapan) Doğu’nun tam ortasında, bir rahip kral liderliğinde bir Hristiyan millet yaşamaktadır. Bu milletin lideri de bir rahiptir ve adı da Johndur. Rahip John çok zengindir. İçi; altın ve gümüş dolu derelerin ve gençlik çeşmesinin bulunduğu bir ülkenin kralıdır. Elinde, saf zümrütten bir asa taşımaktadır. Zengin hazinesin de, tüm bölgeleri görebildiği bir de ayna bulunmaktadır. Bunlardan; Avrupalıların, başlarda haberi yoktu. Ama rahip John, Papa’ya elçiler gönderdi, mektuplar yazdı. Kendisinin Hristiyan olduğunu, ülkesinde bilinmedik çok çeşitli hayvan ve doğaüstü yaratıklar bulunduğunu, 200 yaşına dek yaşayan insanlar bulunduğunu bildirdi. Papalık ise, bu ülkenin; Hindistan’da olduğunu dillendirdi. Sonra; hayır, Habeşistan’da olduğu söylendi. Daha sonra da; Asya’nın merkezinde bulunduğuna karar verildi. Ve bu durumdan kurtulabilmek için, Hristiyan güçlerle birleşip, İslam Ordularını yenmeyi planladılar. Rahip John’a yardım bahanesiyle, 1217 yılında 5.inci haçlı seferini başlattılar. Avrupa’da bu söylentiye, 400 yıl boyunca inanılmış ve çeşitli yazarlar tarafından işlenmiştir.” Geçmişte Türk Sinemasını yıllarca meşgul eden meşhur “Tarzan” filmleri aslında Rahip John’un izini sürerken kaybolan beyazların bulunma hikâyelerini anlatmıştır.
Tabi rahip John’un ülkesini ararken kaybolan rahipleri arayanlar. Onların gittikleri o kayıp ülkeleri bulmak için yola çıkan kaşifler, hazine avcıları ve onların peşinden giden maceraperestler. Birileri hazine avına çıkarken, kâfirler ülkesine Hz. İsa’nın müjdesini ulaştırarak, onları kurtarmaya çalışan misyonerler ve yağmacılar, haçlılar..
İşte Rahip Brunson, Hristiyanlığın şuur altındaki rahip John efsanesi ile ilgili hikâyelerin çağdaş versiyonuna benzemektedir. Bakın, tek bir Brunson yok, Brunson’lar yıllarca ellerini kollarını sallayarak bu işleri kotardılar. Türkiye ele geçirdiği bu ajanın bu konudaki değerini, Trump’ın o büyük ilgisi ve ısrarını bu şekilde anlamış oldu. Trump’da kendini ispatlamak ve kendisine kafa tutan Türkleri dize getirip, ülkesinde oyuna ihtiyaç duyduğu Everngalish’lere bir zafer armağan etmek için kendine uygun bir malzeme bulduğu inancı ile hareket etti. Rahip Brunson önemli yada sıradan, hatta zavallı biri de olabilirdi, ama bu süreçteki tavır ve üslup değişmeyecekti. Her iki tarafta daha fazla germek de istemiyor, ipin ucunu bırakmak da… Trump için Kasım seçimlerinden önce bitirilmesi gerekiyordu. Ankara’nın da yerel seçim öncesi benzer kaygıları da vardı.
İşte Brunson gerçeğinin arka perdesi buradadır.
Selametle!…


http://www.hakimiyet.com/cizvitizm-haclilik-ve-rahip-brunson-12799yy.htm

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: