İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Meclis Başkanı’ndan 6-7 Eylül’e Sansür

HDP Diyarbakır milletvekili Garo Paylan’ın ilk imza sahibi olduğu ve 6 Eylül 2018 tarihinde Meclis Başkanlığı’na sunulmuş araştırma önergesine ilişkin düzeltme talebi 1 Ekim 2018 tarihinde Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın imzası ile Garo Paylan’a iade edildi. Haberi Twitter’dan duyuran Garo Paylan, önergesini ve gelen cevabın görsellerini de takipçileriyle paylaştı.

Garo Paylan’ın 6-7 Eylül 1955’te gerçekleşen pogromun incelenerek mağdurların zararlarının tazmin edilmesine ilişkin meclis önergesinin, TBMM İçtüzüğü’nün 67. maddesi uyarınca revize edilmesi talep edildi. Gerekli değişikliğin yapılmaması halinde önergenin işleme alınmayacağı da bildirildi.

İçtüzüğün 67. maddesi “Başkanlığa gelen yazı ve önergelerde kaba ve yaralayıcı sözler varsa, Başkan gereken düzeltmelerin yapılması için , o yazıyı veya önergeyi sahibine geri verir.” şeklinde düzenlenmiş olup, Garo Paylan’a iade edilen önergede hangi cümlelerin ‘kaba ve yaralayıcı’ olduğu ve önergeden çıkarılması gerektiği de belirtildi.

Önergenin ilk cümlesi olan: “Azınlık toplumların bir yıkım daha yaşamasına neden olan 6-7 Eylül 1955 Pogromu’nun üzerinden 63 yıl geçmesine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti ne resmi olarak yaşananları kınamış ne de tazminat veya özür için bir adım atmıştır” da dahil olmak üzere 12 cümlenin önergeden silinmesi Meclis Başkanlığı’nca talep edildi.

Silinmesi istenen diğer cümleler aşağıdadır:

“6-7 Eylül 1955 Pogromu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşanan ve hala yüzleşilmemiş vahim olaylardan biridir.”

Ayrıca yaşanan Pogrom’un ardından on binlerce vatandaşımız, baskılarla, can güvenliği tehdidine karşı ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.

“6-7 Eylül Pogromu; İstanbul ve İzmir başta olmak üzere birçok yerde, Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin ve diğer Hristiyanların mallarının yağmalanmasını, kadınlara tecavüz edilmesi, din adamlarının darp edilmesi, mezarlıkların talanı ve cinayetlerin işlenmesiyle Türkiye’nin utanç tarihine yazılmıştır.”

Bu Pogrom’un failleri Cumhuriyet tarihindeki pek çok menfi olay gibi ceza almamışlardır.

“Hatta tersine, cezalandırmanın yerini faillere verilen terfiler almıştır.”

Yıllar içerisinde kademe kadem yükseldiği bürokrasi basamakları, 1988-1990 yılları arasında MGK genel sekreterliğine ulaşmıştır.” (Sabri Yirmibeşoğlu’ndan bahsedilmektedir.)

“Pogromun fitilini ateşleyen Atatürk’ün Selanik’teki evine atılan bombanın faili Oktay Engin, Selanik Hukuk Fakültesi’nde öğrenciliğiyle başlayan kariyerinde 1992-1993 yıllarında Nevşehir Valiliği koltuğunu dahi görmüştür.”

Türkiye’nin 6-7 Eylül Pogromu’yla yüzleşmemesinin başlıca nedeni Yirmibeşoğlu’nun açıklamasında açıkça yer almaktadır.

“19. yüzyılın son döneminden itibaren devletin gadrine defalarca uğrayan; Ermeni, Rum, Süryani ve Yahudi halkları, 6-7 Eylül Pogromu ile bir yıkım daha yaşamışlardır.”

6-7 Eylül 1955’te yaşanan Pogrom’un faillerinin ortaya çıkarılması, yaşanan can ve mal kayıplarının tespit edilmesi, mağdur olan kişilerin ve/veya ailelerinin maddi ve manevi kayıplarının tazmin edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmişle yüzleşme adına atacağı önemli bir adım olacaktır.

“Bu sebeple bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.”


http://www.avlaremoz.com/2018/10/02/meclis-baskanindan-6-7-eylule-sansur/

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: