İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 1 Ekim 2018

ABC Kitap, Aras Yayıncılıktan çıkan, Mıgırdiç Margosyan’ın Fillaname ve Karnig Paryan’ın Elveda Entura – Bir Ermeni Yetimin Anıları kitaplarını duyuruyor.

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi” oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Süleyman Bulut
BÜYÜK ATATÜRK’TEN KÜÇÜK ÖYKÜLER
Beni Hatırlayınız

Can Yayınları

Pek Çoğunu İlk Kez OkuyacağınızYüzlerce Atatürk Öyküsü!

Mustafa Kemal Atatürk’ü Çanakkale’de, Amasya’da, Erzurum’da, Sivas’ta, Ankara’da, Sakarya’da, Büyük Taarruz’da, Cumhuriyet’i kurarken, devrimleri yürütürken gündelik hayatı içinde, incelikleri ve insani yönleriyle tanımak isteyenler için eşsiz bir okuma fırsatı.
Atatürk, soyadını nasıl aldı?.. 19 Mayıs nasıl gençlik bayramı oldu?.. Latife Hanım’a nasıl evlenme teklif etti?.. Sevdiği atıyla nasıl vedalaştı?.. Büyük Taarruz’a nasıl karar verildi?.. Cephane sandığında nasıl kitap taşıdı?.. Ünlü yazarımız Haldun Taner, Atatürk’ün gözlerine neden bakamadı?.. Hendese nasıl geometri oldu?.. Kadın öğretmenlerin ayrı oturtulmasına nasıl karşı çıktı?.. Köpeği Foks’la neler yaşadı?.. Neye “İkinci Sakarya Zaferim” dedi?.. Atatürk’e Mark Twain Ödülü neden verilmişti?.. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir,” sözünü nerede, ne zaman söyledi?..

Süleyman Bulut Atatürk’le ilgili birbirinden ilginç iki yüzü aşkın anıyı araştırdı, derledi, kendine özgün üslubuyla öyküleştirdi. Bugüne dek yüz binlerce okura ulaşmışBüyük Atatürk’ten Küçük Öyküler’in bu basımı, 70 yeni öykü de içeriyor.
624 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Mıgırdiç Margosyan
FILLANAME

Aras Yayıncılık

Bu yıl 80. yaşını kutlayacak olan Mıgırdiç Margosyan’ın tüm eserlerini bir araya getiren Fıllaname tek sefere mahsus özel baskısıyla yayımlanıyor. Özellikle Diyarbakır’ı anlattığı öykü ve anlatı metinleriyle bilinen Margosyan’ın eserleri, ilk kez Türkçe olarak basıldığı 1992’den bu yana büyük beğeni kazanmış, geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Fıllaname, usta yazarın o günden bugüne kaleme aldığı beş kitabı bir araya getirirken, sanatçı Emre Zeytinoğlu’nun Margosyan’ın öykülerinden esinlenen çizimleri ve sunuş metniyle zenginleşiyor. Kalın kapaklı ve renkli olarak basılan kitap, sadık Margosyan okurları ve usta yazarın edebiyatıyla tanışmak isteyenler için büyük bir fırsat sunuyor.

Gavur Mahallesi ve çevresindeki günlük yaşantıyı 1915’lerden 1940’lara, oradan bugünlere taşıdığı rengarenk öyküleriyle yörenin yitip gitmekte olan toplumsal hafızasına adeta bir cansuyu veren, bölge insanına, gelenek ve göreneklerine dair birbirinden değerli tanıklıklarıyla adeta ayaklı bir Diyarbakır ansiklopedisi olan Mıgıdiç Margosyan’ın edebi verimi Diyarbakır için daima çok değerliydi. Ancak, özellikle son yıllarda yürütülen operasyonlarla adeta yeryüzünden silinen, içinde Gâvur Mahallesi’ni de barındıran Sur’un yürek yakan son halinden sonra Margosyan’ın öyküleri ve anlattıkları, bir başka anlam, bir başka değer daha kazanıyor. Yazarın tüm eserlerini bir araya getiren Fıllaname de, bu koşullar altında salt bir kitap olmaktan çıkıyor, adeta geçmişin kayıp seslerini yarınlara taşıyan ve halen çağıldamakta olan bir kaynak halini alıyor. Ancak edebiyatın saf ve temiz suyunun yüklenebileceği türden bir sorumluluk bu. Mıgırdiç Margosyan’ın eserleri, Diyarbakır’a, Gavur Mahallesi’ne, hepimize, hal ve ahvalimize dair çok şey anlatmaya devam ediyor.
720 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Tufan Türenç
BABIALİ’NİN ÖTEKİ YÜZÜ

Remzi Kitabevi

Bu anılar ve değerlendirmeler kitabında, basın dünyasında bir zamanlar “Bizim Yokuş” olarak anılan Babıâli’nin perde arkasındaki yaşamlara tanık olacaksınız.
Gazetecilerin dünyasına girdikçe, her sabah elinize alıp okuduğunuz gazetenin ne büyük zorluklarla hazırlandığını, mesleğin ne kadar özveri gerektiren, ne kadar çileli bir uğraş olduğunu da göreceksiniz.

Babıâli’de ünlenen, tanınmış isimlerin yer aldığı olayları okudukça, yazılı ve görsel basındaki dostlukları, vefayı, özveriyi, dürüstlüğü hayranlıkla karşılayacak ama aynı zamanda ihanetlerin, acımasızlığın büyüklüğüne de hayret edeceksiniz.
Kitapta bugüne kadar hiç bilinmeyen olaylarla, az bilinen olayların tüm ayrıntıları kodlarıyla yer alıyor. Kuşkusuz kitabı okuyup bitiren okurlar, Türkiye’nin bugün nereye geldiği üzerine de uzun uzun düşüneceklerdir.
320 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Alenka Zupancic
CİNSELLİK NEDİR?

Çeviren: Barış Engin Aksoy
Metis Yayınları

“Şu an sevişmiyorum, sizinle konuşuyorum. Gelin görün ki sevişirken yaşadığım tatminin aynısını yaşıyor olabilirim.” Yüceltimin bastırmasız dürtü tatmini olduğu iddiasını açıklarken bu örneği verir Lacan. Yüceltim genellikle ikame bir tatmin olarak düşünülür: “Sevişmek” yerine konuşuyorumdur, yazıyor veya resim yapıyorumdur mesela. Bu sayede, “eksik” olan tatminin yerine başka tür bir tatmin elde ederim. Oysa Lacancı psikanaliz daha paradoksal bir tespitte bulunur: Faaliyet farklıdır ama tatmin bire bir aynıdır. Başka bir deyişle, burada esas nokta konuşmaktan elde edilen tatminin cinsel kökenine istinaden açıklanması değil, bizatihi cinsel olmasıdır. Bizi cinselliğin doğası ve statüsünün ne olduğu sorusunu kökünden ele almaya zorlayan da budur. Marx’ın meşhur cümlesini hatırlayalım: “Maymun anatomisinin anahtarı insan anatomisindedir” (ve bunun tersi geçerli değildir belki de). Benzer şekilde, konuşmaktan elde edilen tatminin cinsel tatminin yahut cinselliğin ve bünyevi çelişkilerinin bir anahtarını içerdiği (ve bunun tersinin geçerli olmadığı) hususunda diretmemiz gerekiyor. Bu kitabın doğrultusunu belirleyen basit ama aynı zamanda en zor soru buradan doğmaktadır: Cinsellik nedir?
– Alenka Zupancic
224 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız


Jared Diamond
TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK

Çeviren:Kemal Küçükgedik, Ülker İnce
Pegasus Yayınları
Türkiye’ye Özel Önsözle

“Bu kitap tüm kıtalardaki insanların on üç bin yıllık kısa tarihi. Herkes ve her şey anlatılıyor. Farklı kıtalardaki farklı toplumların farklı gelişmelerini ikna edici ve bilimsel bir şekilde açıklayarak ırkçı yaklaşımları yerle bir ediyor… İlk iki sayfayı okuduktan sonra elinizden bırakamayacaksınız.”
– Paul R. Ehrlich, Stanford Üniversitesi
“İnsanlık tarihi araştırmalarında ciddi ve çığır açıcı kitaplar ancak her nesilde bir geliyor.Tüfek, Mikrop ve Çelikde bu klasiklerin arasında yerini almaya hazır… Diamond teknolojiye olan hâkimiyetini geniş bir tarihsel kapsamla birleştiriyor. Yıllardır bu kadar özenli ve geniş kapsamlı bir kitap basılmamıştı.”
– Washington Times
“Jared Diamond, bilimsel verileri herkesin anlayabileceği bir biçimde açıklıyor ve insanlık tarihinin nasıl geliştiğini merak eden herkesin ilgisini çekecek bir konuyu işliyor… Irkçı yanıtlara karşılık bilimsel temelli bir teori üreterek herkese büyük bir iyilik yapmış. İnanılmaz derecede ilgi çekici bir kitap.”
– Los Angeles Times
Dünya üzerinde yaşayan bütün insanların 13.000 yıllık tarihi…
İnsanlık tarihi, devletler, savaşlar, keşifler, icatlar ve yeniliklerle doludur. İmparatorluklar kurulup yıkılırken, tarihin seyrini değiştiren, kıtaların kaderlerini belirleyen olaylar yaşandı. Ancak insanlık tarihi nasıl başladı ve nasıl şekillendi? Anadolu ve Orta Doğu coğrafyası tarihin akışında neden bu kadar önemli? Neden Avrasya’da atlar evcilleştirilebilirken Afrika’da zebralar evcilleştirilemedi? Neden Amerika kıtasının yerlileri Avrupa’yı istila etmedi de tersi oldu? Neden bazı toplumlar zenginken diğerleri fakir kaldı?
Tüfek, Mikrop ve Çelik, insanlık tarihinin en can alıcı ve önemli sorularını soran ve bilimsel kanıtlarla yanıtlayan muhteşem bir eser. Biyoloji, coğrafya, dilbilim ve tarih gibi birçok alandan yararlanarak yazılmış, “Batılı” koşullandırmalardan arınmış, geleceği gösteren bir tarih kitabı.
Dinlerin nasıl doğduğu, devletlerin nasıl kurulduğu, mikropların ve onlara bağlı hastalıkların nasıl oluştuğu, tarım ve hayvancılığın hayatımızdaki önemi, yazının neden icat edildiği, insanoğlunun teknolojiyi nasıl ve neden geliştirdiği, insanlık tarihinin temellerinin neler olduğu ayrıntılarıyla bu kitapta inceleniyor.
Ve tüm hikaye bundan 13.000 yıl önce Orta Doğu’da yaşayan bir insanın bir buğday tanesini toprağa ekmesiyle başlıyor.
“Sanatsal, bilgilendirici ve eğlenceli… Bir konunun daha önce akla hiç gelmemiş yönlerini aydınlatan bir pencere görmek gibisi yoktur ve Jared Diamond da tam olarak bunu yapmış.”
– William H. McNeil,New York Review of Books
664 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Jessica Bennett
FEMİNİST DÖVÜŞ KULÜBÜ

Çeviren:Ayşenur Buğalı
İndigo Kitap

Cinsiyetçi bir iş ortamında hayatta kalma rehberi
Ofis ortamında maruz kalınan üstü kapalı cinsiyetçi tavırlara dair nükteli ve bir o kadar da isabetli tespitlerde bulunan yarı kılavuz yarı manifesto niteliğindeki bu kitaptan, hem kariyer tavsiyeleri alacak hem de kadınların iş hayatındaki yerini pekiştirmeye yardım edeceksiniz.

“Bu bir dövüş kulübüydü; ama bünyesinde ne şiddeti ne de erkekleri barındırıyordu. Kadınlar çalıştıkları yerlerde maruz kaldıkları cinsiyetçi tavırları birbirleriyle paylaşmak amacıyla aylık buluşmalar düzenliyor ve bu sorunların üstesinden gelmek için birbirlerine tavsiyelerde bulunuyorlardı. Üstelik sadece dertleşmeye değil, birtakım savaş taktiklerine de ihtiyaçları vardı.”

Burada görev, rekabetten ziyade dayanışmayı seçmesi gereken kadınlara düşüyor. Bunun yanı sıra Bennett, kadınlar için olduğu kadar, erkekler için de yazıyor. Çünkü onların, erkek feministler olarak bu savaşta son derece önemli bir rol oynayacağına inanıyor.
Kendini değersizleştirmeyi bırak!
Neler yapabileceğini göster!
Bu kitap işyerinde maruz kaldığınız cinsiyetçi davranışlara mizah ve kararlılıkla karşı koyabilmenizi sağlayacak eşsiz bir rehber.
376 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
YERALTINDAN NOTLAR

Çeviren:Nuri Yıldırım
Yordam Kitap

Yirminci yüzyıl edebiyat ve felsefe tarihinde Yeraltından Notlar kadar büyük etki yaratmış, sık referans gösterilmiş ve üzerinde durulmuş çok az metin vardır. “Yeraltı Adamı” kısa sürede çağdaş kültürün söz haznesinin ayrılmaz bir parçası oldu ve Hamlet, Don Quixote, Don Juan, Faust gibi ölümsüz kahramanlar arasında yerini aldı. Nietzsche felsefesi, Freudizm, ekspresyonizm, sürrealizm, varoluşçuluk gibi pek çok çağdaş düşünce akımının taraftarı Yeraltından Notlar’ın adsız kahramanını kendi yandaşı olarak gördü.

Hem felsefi ve politik bir polemik metni, hem toplumsal bir hiciv, hem de nörotik bir bireyin psikolojik tahlili olan Yeraltından Notlar, Dostoyevski’nin olgunluk dönemine ait büyük ideolojik romanlarının adeta bir girişi, prelüdüdür. Burada ortaya atılan pek çok soru ve tez, Suç ve Ceza, Budala, Ecinniler, Delikanlı ve Karamazov Kardeşler romanlarının konularını oluşturacaktır.

Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından yaptığı yepyeni çeviriyle Yeraltından Notlar, okunmayı hak eden kitaplardandır.

Bildiğiniz gibi, akıl güzel bir şeydir, beyler, buna şüphe yok, fakat akıl yalnızca akıldır, o kadar! İnsanın yalnızca düşünme, akıl yürütme melekesini kullanmasına fırsat verir, onu tatmin eder; halbuki arzu bütün bir hayatın, yani, aklıyla, dürtüleriyle, hevesleriyle bütün bir insan hayatının tezahürüdür. Gerçi hayatımızın bu tezahürü kısmen değersiz, sefil bir görünüm sergileyecektir, ama ne olursa olsun yine de hayattır, sadece bir karekök alma işlemi değildir.
208 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız


Michel Foucault
MANET VELAZQUEZ VE ESTETİK MODERNİZM

Çeviren:Savaş Kılıç
İletişim Yayınevi

Foucault’ya göre, estetik modernizmin başladığı “empresyonizm hareketini Manet mümkün kılmıştır”. Aslında, “Manet’nin mümkün kıldığı şey, empresyonizmin de ötesinde, bütün bir 20. yüzyıl resmidir, çağdaş sanatın içinde boy atıp geliştiği resim sanatıdır”. Foucault, Rönesans dönemiyle modern çağ arasındaki bilgi-iktidar rejimlerini incelediği, en temel eseri olan Kelimeler ve Şeyler kitabını da Velazquez’in Las Meninas tablosuyla açar.

Foucault’nun, bu kitapta derlediğimiz Manet ve Velazquez üzerine incelemeleri, estetik düşüncenin köşetaşları olmakla kalmıyor, bu iki ressamın zamanlarındaki dünya görüşünü de aydınlatıyor. Carole Talon-Hugon ile David Marie’nin yazıları ise Foucault’nun Manet üzerine metnini yorumlayarak, onun “sanat tarihindeki en derin kopuş” dediği estetik modernizm üzerine düşüncelerini açımlıyor.
123 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız

Karnig Panyan
ELVEDA ANTURA
Bir Ermeni Yetimin Anıları

Çeviren:Maral Fuchs
Aras Yayıncılık

Elveda Antuna, 1915 Felaketi’nin gölgesinde büyüyen bir neslin yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Beş yaşındayken çıkarıldığı ölüm yolculuğunda ve sonrasında Cemal Paşa’nın Antura’daki yetimhanesinde yaşadıklarını tüm çıplaklığıyla anlatan Karnig Panyan, her şeye rağmen hayatta kalmayı başaran kendi gibi yüzlerce, binlerce çocuğun hikâyesine kulak vermeye çağırıyor okuru.
Karnig Panyan, 1915-1918 yılları arasında, İttihat ve Terakki yönetiminin kilit isimlerinden Cemal Paşa’nın Ermeni, Türk ve Kürt çocukları topladığı, Halide Edip’in de bir süreliğine sorumluluğunu üstlendiği Lübnan’daki Antura Yetimhanesi’ndeydi. Sahipsiz kalan Ermeni yetimleri yabancı yardım kuruluşlarına kaptırmak istemeyen ve kendi metotlarıyla eğitme niyetinde olan Cemal Paşa’nın inisiyatifiyle burada ilk günden itibaren uygulanan baskıcı program çocukların mücadelesinin çıkış noktası olacaktı. Aynı zamanda bölgede hüküm süren kıtlık çocukların yaşamak için her türlü badireyi göze alması demekti.
Elveda Antura 1. Dünya Savaşı’nın yol açtığı yıkımdan nasibini alan bir coğrafyada oradan oraya savrulan yetimlerin kıtlığa ve kimliklerini inkara karşı direnişlerini anlatıyor. Erken yaşta olgunlaşan ve çocukluklarını doya doya yaşayamayan bir nesle kulak vermek isteyenler için.
408 s.
İstanbul 2018

Kitabı satın almak için fotoğrafa tıklayınız


https://www.abcgazetesi.com/abc-kitap/abc-kitap–yeni-cikanlar–1-ekim-2018/haber-107005

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: