İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Muhalif gazeteciden muhalif politikacıya: Nikol Paşinyan

Alin Ozinian / Agos
İki dönem Cumhurbaşkanlığı yaptıktan sonra bu kez de Başbakan olarak ülkeyi yönetmeye hazırlanan Serj Sarkisyan’ı istifaya zorlayan, daha sonra parlamentodaki tüm grupları yanına çekip başbakan koltuğuna oturabilen Nikol Paşinyan muhalif politikacı olmadan önce muhalif bir gazeteciydi.
“Ne sağcı, ne solcuyum, ben insan hakları ve demokrasiden yanayım” diyen çiçeği burnunda Başbakan, birçokları tarafından liberal bir politikacı, bazen pragmatik bir lider, gerektiğinde ise popülist olmayı başarabilen bir milletvekili olarak anılıyor.

1975 yılında, Ermenistan’ın kuzey-doğusunda bulunan İçevan şehrinde doğan Nikol Paşinyan’ın babası Çarkhej köyündeki devlet okulunda beden eğitimi öğretmenliği yapıyordu, annesi ise ev kadınıydı. Paşinyan 1991 yılında İçevan Lisesi’nden mezun olduğunda tüm öğretmenlerin gözbebeğiydi, aynı yıl Yerevan Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesine kabul edildiği haberini aldığında Yerevan’a yerleşti.

Üniversiteden uzaklaştırıldı
Gazetecilik Fakültesindeki ilk yıllarında mücadeleci ve açık sözlü duruşu ile dikkatleri üzerine çekti. Öğrenci iken farklı gazetelerde yazıları yayınlandı, bu yazılarda üniversiteyi ve rüşveti eleştirdiği için tepki aldı. O yıllarda 4 çocuğunun annesi olacak hayat arkadaşı Anna Hakopyan ile tanıştı. 1995 yılında, mezun olmasına 1 ay kala üniversiteden uzaklaştırıldı. Üniversite yönetimi uzaklaştırma için Paşinyan’ın devamsızlıklarını sebep gösterse de, sınıf arkadaşlarının hepsi sebebin Paşinyan imzalı yazılar olduğuna emin. Eşi Anna o yılları hatırladığında “Doğru bildiğini hep dillendirdi, hiç susmadı” diyor.

1992 yılından itibaren aktif olarak gazetecilik ile uğraşan Paşinyan, 1994-1998 yılları arasında Lragir gazetesinde tam zamanlı gazeteci olarak çalıştı. 1998 yılında Oragir gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yapan Paşinyan’ın ilk çocuğu olan kızı Mariam yine bu yıl doğdu.

‘Rüşvet suçtur’ deyince
1998 yılı, Paşinyan için özeldi, ilk çocuğu ve editörlük koltuğunun yanında bir de o yıl Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan Muhalif Aşot Bleyan’ın seçim kampanyası danışmanlığını yaptı.

Paşinyan, 1999 yılında yazılarından dolayı yargılanacağı muhalif Haygagan Jamanak gazetesine genel yayın yönetmeni olarak atandı. Bu yıllarda Paşinyan hükümet içerisindeki yolsuzlukları irdelediği makaleler yayınladı. Serj Sarkisyan ile ilk kez mahkemede karşı karşıya gelen Paşinyan “Rüşvet almak suçtur” dediği duruşmada ceza aldı. Tekrarlanmaması şartıyla serbest bırakılan genç gazeteci mahkeme sonrasında “Bir düzenek kuruyorlar, rüşvet ve ahbaplık ile ilerliyor, buna dur diyeceğiz, hükümet görevlilerinin ne yaptığını bilmek vatandaşın hakkı, biz de basın olarak bunu yansıtacağız” diyerek susmayacağını belli etti.

Petrosyan’a danışmanlık
2000 yılında oğlu Aşot, 2007’de ise ikinci kızı Şuşan dünyaya geldi. 2006-2007 yıllarda birçok muhalif siyasi harekete öncülük ve ortaklık ettikten sonra, 2008 yılında Ermenistan Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanı Levon Ter-Petrosyan’ın seçimlere tekrar aday olması ile, onun seçim kampanyası danışmanlığını yapmaya başladı.

Tüm zamanını artık aktif siyasete ayıran Paşinyan, Haygagan Jamanak gazetesini eşi Anna Hakopyan’a emanet etti. Anna Hakopyan hala gazetenin yayın yönetmenliğini yapmakta.

Paşinyan’ın “şaibeli” dediği 2008 seçimlerinde Robert Koçaryan’ın Cumhurbaşkanlığı koltuğunu Serj Sarkisyan’a devretmesinin ardından yapılan protesto yürüyüşlerine öncülük etti. 10 vatandaşın hayatını kaybettiği “Kanlı 1 Mart” olaylarının hemen ardından, tutuklanmamak için yeraltında yaşamaya başladı. Çocuklarına, babalarından ayrı kaldıkları o günler sorulduğunda “Onu çok özlüyorduk ama bizim ve arkadaşlarımız için mücadele ettiğini biliyorduk, bu onun özlemini hafifletiyordu” diyorlar.

Hapse giriyor
1 yıl 4 ay sonra yeraltı yaşamına son veren ve kendi arzusu ile teslim olan Paşinyan, halkı isyana sürüklemek cezası ile yargılanarak 7 yıl hapis cezasına mahkum edildi. 2011 yılında, Ermenistan Cumhuriyet’inin 20. yılı için çıkarılan aftan yararlanarak serbest bırakıldı.

Bu affın hemen ardından, Paşinyan’ın gerçek muhalif olmadığı, Serj Sarkisyan hükümeti tarafından yaratılan yapay bir muhalif olduğu dedikoduları ortalıkta dolaşırken Paşinyan gazetecilere “Birini vurmadıkları sürece muhalif olduğuna inanamayacağınız günlere geldik, ne yazık…” demişti.

2012 yılda tekrar aktif olarak siyasete girdi ve Ermeni Milli Kongresi listesinden milletvekili seçildi. 2013 yılında, son günlerdeki “Serji Reddet” hareketine öncülük eden Yurttaş Anlaşması Partisinin kurucu üyelerinden oldu. 2015 yılında üçüncü kızı Arpi doğdu.

2015 yılından sonra daha çok gündeme gelmeye başlayan Paşinyan birçok televizyon programına konuk oldu, şakacı, sevimli tavrı ile sempati toplayan genç lider, yeri geldiğinde soğukkanlı ve sert yükselişlerden de geri durmuyordu. Her zaman eşi ile birlikte gözükmesi, eşinin kadın hakları ve kadın erkek eşitliği konusundaki sözleri de halk tarafından ilgi ile karşılanıyordu. Paşinyan iyi bir aşçı olduğu halde mutfağa girmeye zamanı olmadığı belirtip, aynı zamanda siyaset uğruna çok sevdiği edebiyattan da mahrum kalmaktan dolayı üzülüyordu.

Örnek aldıkları: Mandela ve Che
Paşinyan bir çok kez örnek aldığı kişilere örnek olarak Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ilk siyahî devlet başkanı Nelson Mandela ve Marksist-Leninist politikacı ve gerilla lideri Ernest Che Guevera’yı örnek göstermişti.

Paşinyan o yıllarda basına verdiği mülakatlarda yönetimden ve yolsuzluktan şikayet etmenin yeterli olmadığını vurguladı. “Evden şikayet etmek, onların gitmesini beklemek yeterli değil, inisiyatif almalı, herkes kendine göre bir adım atmalı” diyordu.

Paşinyan, 2017 yılının Aralık ayından itibaren arkadaşları ile birlikte “Adım at Serj’i reddet” hareketini başlatarak, Ermenistan’ın farklı şehir ve köylerinde yürüdü, Nisan ayının yarısına kadar çok da ses getirmeyen bu yürüyüşler, Serj Sarkisyan’ın parlamento tarafından başbakan seçilmesi ile büyüdü. İlk başta polis tepkisi ile karşılaşılan mitinglerde yollar kapatıldı. Paşinyan’ın tutuklanmasıyla, halkın dağılacağı düşünüldü. Fakat tersi oldu. Daha da büyüyen halk hareketi meydanlara sığmaz oldu, yabancı basın Yerevan’dan her gün haber geçiyor, olaylar dünya gündemine oturuyordu.

‘İstifa yetmez’
Büyüyen kalabalık karşısında çaresiz kalan polis aldığı emir doğrultusunda müdahale etmemeyi seçerken, Serj Sarkisyan istifasını verdi.

Sarkisyan’ın istifası ile tatmin olmayan muhalifler ve Paşinyan, “Cumhuriyetçi Parti artık ülkeyi yönetmeyecek” dediler ve dediklerini de yaptılar. 1 Mayıs’taki ilk parlamentoda seçiminde, Cumhuriyetçilerden hiç oy alamayan Paşinyan için 2 Mayıs’ta gösteriler tekrar şiddetlendi.

Paşinyan’ı başbakan görmeden meydanların boşalmayacağını anlayan Parlamento’nun 8 Nisan’da Paşinyan’ı seçmesiyle, Ermenistan sanki bağımsızlığını bir kez daha ilan etmiş oldu. Paşinyan 1999 yılından bu yana karşısında durduğu Sarkisyan’ın selefi Koçaryan ve kurduğu sistem karşısında zaferini ilan etti.


http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20628/muhalif-gazeteciden-muhalif-politikaciya-nikol-pasinyan

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: