İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yorum: Ermenistan nereye gidiyor?

Sokağın baskısının Ermenistan Başbakanı Serj Sarkisyan’ı yıldırıp istifa ettirmesi, şaşırtıcı derecede hızlı gerçekleşti. Miodrag Soric, ülkenin şimdi ne yönde seyredeceğinin belirsiz olduğu görüşünde.

Sergey Elkin Karikatur Protest ArmenienKarikatürist Sergey Elkin’in DW için çizdiği Ermenistan karikatürü

Ermeniler, gururlu bir halk. Ve bunun için iyi nedenleri de var: Karmaşık tarihlerinde binlerce yıl hayatta kalmak ve kimliklerini korumakla ya da Hristiyanlığı devlet dini olarak ilan eden ilk halk olmakla gurur duyuyorlar. Diasporaları dünyanın dört bir yanında memleketlerini destekliyor ve ekonomik hayatta kalışını garanti altına alıyor. Şimdi Ermeniler, son haftalarda yaşanan barıçıl devrimle de gurur duyma hakkına sahip. Sokağın baskısı, Başbakan Serj Sarkisyan’ı istifaya zorladı. Ancak bu, Ermenilerin uzun süredir bekledikleri değişimin yalnızca bir başlangıcı olabilir.

Nereye baksanız yolsuzluk

Sarkisyan, Dağlık Karabağ savaşının ardından iktidara gelen grubun bir mensubu. O günden bugüne bir avuç oligarkla birlikte ülkeyi siyasi ve ekonomik olarak yönetiyorlardı. Birçoğu, halkın sırtından zengin oldu. Gıda fiyatları Ermenistan’da komşu Gürcistan’a göre neden daha yüksek? Neden neredeyse hiçkimse ülke içi ekonomiye yatırım yapmıyor? Her yer yolsuzluk.

Halk uzun süre mırın kırın etti. Geçtiğimiz haftalarda ise bu sokağa sıçradı ve Nikol Paşinyan’da korkusuz bir lider buldu. Paşinyan şimdi Ermenistan’ın “arada kalamayacağını” söylüyor. Ve Başbakan’ın istifasının yetersiz olduğunu. Paşinyan, saydam bir seçim yasası çıkarılması ve erken seçime gidilmesinin yanı sıra devleti soyup soğana çeviren işadamı, siyasetçi ve memurlar ağının çökertilmesini istiyor. Ve sokağın baskısının zayıflamaması gerektiğini söylüyor. Paşinyan ve dava arkadaşlarının ülkenin geleceğiyle ilgili somut planları var. Onlar birer realist, zafer sarhoşluğu içerisinde geleceği gözden kaçıran romantikler değil.

Miodrag SoriçDW Moskova Muhabiri Miodrag Soriç

Ermeni devrimi, tek bir gün bile geç kalmadı. Ermenistan’ın sözde üç milyonun üzerinde bir nüfusu var. Ancak ülkeyi gezen biliyor ki, bu rakam en iyi ihtimalle iki milyon. Birçok köy bomboş. Düşmancıl komşuları olan böylesine küçük bir ülke için bu bir güvenlik riski teşkil ediyor. Ancak tüm bu perişanlığın içerisinde mutluluğu uzakta aradığı için genç bir Ermeni’yi kim suçlayabilir? Uzun bir süredir Kaliforniya’da Kafkaslardaki anavatandan çok daha fazla Ermeni yaşıyor.

Rusya koruyucu güç olarak kalacak

Washington’daki bazı stratejistler, Ermenistan’ın dış politikasında yeni bir yönelimin hayalini kurmaya başladı bile. Ancak bunun hakikatle pek alakası yok. Yakın gelecekte Rusya’nın, Ermenistan’ın koruyucu gücü olarak kalacağı açık. Siyasi, ekonomik ve kültürel gerçeklik, diğer her şeyi yok sayıyor. Ki buna Ermenilerin kendi dilekleri de dahil. Tarihsel nedenlerle Rusya’ya özel bir yakınlık duyuyorlar. Fakat bu Erivan’ın Batı’yla da iyi ilişkilerini koruyamayacağı ya da korumak istemediği anlamına gelmiyor. Avrupa Birliği (AB) ile 2017’de varılan anlaşma, bunun için iyi bir temel sunuyor. Anlaşma, Ermenistan’ın Avrasya Birliği’ndeki üyeliğine ek olma niteliği taşıyor. Ancak tüm bu anlaşmalar, insanlar yoksul kaldıkları sürece çok da değerli değil. Ülkeye daha fazla yatırım yapılması için daha iyi koşullar sağlamak, yolsuzlukla mücadele etmek ve oligarklara alan vermemek Ermenilerin elinde.

Ermeniler, gelecek için cesareti tarihlerinden devşirebilirler. Bugün, 24 Nisan’da, Birinci Dünya Savaşı esnasında halklarına yapılan soykırımı anıyorlar. Aynen o dönemde bir dış düşmana karşı birlik oldukları gibi, bugün de bir iç düşmana karşı birlik olmak zorundalar. Devrimin nihayetinde başarıya ulaşması ancak bu şekilde mümkün.


http://www.dw.com/tr/yorum-ermenistan-nereye-gidiyor/a-43514863

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: