İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Veysi Dündar Ermenistan’dan politikacı Akhoyan Aragats ile görüştü: “Ortak geçmiş, ortak acılar birlikte bir gelecek inşa etmemiz için yeterli”

Akhoyan Aragats ‘Dönüş Vakfı’ Başkanı, Ermenistan Parlamentosu milletvekiliydi geçen dönem. Türkiye’ye geldiğini öğrenince, hem Türkiye-Ermenistan ilişkilerini, hem de şu sıralarda Ermenistan’da yaşanan önemli olayları konuşup “Ermenistan’da neler oluyor?” sorusunun cevabını birinci ağızdan öğrenmeye çalıştım…

Akhoyan Aragats ailesi Muş ve Van kökenli Ermenistan eski milletvekili. Türkiye Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesi ve kültürel alışverişin artırılmasına yönelik Return (Dönüş) vakfının kurucusu. Geçen yıl TBMM’deki partileri ziyaret ederek bu adımları atan ilk Ermenistan milletvekili. Geçmiş dönemde Kültür Bakanı Nabi Avcı’yı Ufuk Uras’la birlikte ziyaret ederek kültürel varlıkların korunmasına yönelik temaslarda bulunmuştu. Nitekim bugün Ani harabelerinin ortak bir çalışmayla restorasyonu konusunda önemli adımlar atıldı.

Akhoyan Aragats kimdir?

Aştarak bölgesinde Dzorap köyünde doğdu. Sovyet ordusunda bulundu (1982-1984). Erivan Terlemezyan Sanat Fakültesi’nden mezun oldu. ‘Hayfilm’ Stüdyosu’nda editör olarak çalıştı (1985-1987). HSBC Ermenistan Bankası ekonomi birimin başkanlığını yaptı (2001-2002). Değişik inşaat firmalarında yöneticiliklerde bulundu. 2010 yılında yapılan seçimlerde ‘Gelişmiş Ermenistan Partisi’nden milletvekili seçildi.

Ermenistan’da olanlar

VD: Ermenistan’da neler oluyor? Bu bir devrim mi? Halk neden ayaklandı?

AA: Bildiğim kadarıyla devrim halkın yönetim biçiminde kökten bir değişim olması anlamına geliyor ki bizdeki durum bu değil. Sadece yönetici kesimin değişmesi halkın yönetim biçiminin değişmesine yol açmıyor. Sadece yeni bir hükümetin gelişi olabilir bu.

VD: Muhalefetin içinde bulunduğu durum nedir? Son gelişmeler hakkında bilgi verir misiniz?

AA: Muhalefetin lideri ana muhalefeti temsil eden Nikol Pashinyan. Ermenistan Cumhuriyeti parlamentosunun bir üyesi. Çoğunlukla gençlerden olmak üzere toplumun farklı katmanlarından geniş çaplı destek görüyor.

VD: Sizin eleştiriye karşı bakış açınız nasıl? Sizi eleştirenlere karşı tutumunuz nasıldır?

AA: Yaşadıkça öğrenmeye devam ediyorum ve gerçekler üzerine dayandırılmış ve de kibarca yapılmış bir eleştiri duyduğum zaman çok minnettar oluyorum. Çünkü bu tarz eleştiriler kendimi geliştirmeme yarıyor ve ben de her insan gibi doğal olarak terbiyesizlik ve kabalıktan hoşlanmıyorum.

Veysi Dündar (VD): Devlet mekanizmasını bile ve vekillik yapmış birisi olarak size sormak isterim… Demokrasi ve düşünce özgürlüğü hakkında neler düşünüyorsunuz? Ülkenizde düşünce ve ifade özgürlüğü ne durumda paylaşır mısınız?

Akhoyan Aragats (AA): Bildiğiniz üzere bizde Ermenistan’da meclis, anayasa mahkemesi, basın, sivil toplum kuruluşları, çok partili sistem vs. gibi demokrasinin bütün resmi kurumları var. Bu soru demokrasiden ziyade demokrasinin gerçekte ne kadar hayata geçtiğiyle alakalı. Gerçekten demokratik ülkelerde insanlar seslerini yükseltip protestolar yapabiliyor. Tabii burada suç teşkil eden eylemlerden bahsetmiyoruz. Ermeni milleti de şimdi haklarını kullanarak fikirlerini belirtiyor. Şu anki yöneten kesim ancak pazarlık yapabilecekleri zeminler bulabilirse ve hatalarının varlığını itiraf ederek çözmeye çalışırlarsa gücü ellerinde bulundurmaya devam edebilir.

Türkiye ile ilişkiler

VD: Türkiye’yle ilişkileriniz nasıl, bunu bizimle paylaşabilir misiniz?

AA: İki ülke arasında herhangi bir diplomatik ilişki olmadığını göz önünde bulundurunca doğal olarak diplomatik ilişkileri başlatacak fikir ve girişimleri destekliyorum. Bizler komşuyuz ve işbirliği halinde olmalıyız ki benzer sorunları beraber aşmaya çabalayabilelim. Türkiye’deki bu tür girişimleri destekleyen insanlara, özellikle de gazetecilere, meclis üyelerine ve de belediye başkanlarına minettarım. En iyi arkadaşlarımdan biri olan Ufuk Uras ve de Anadolu Kültür Vakfına özel teşekkürlerimi iletmek isterim.

VD: 24 Nisan tarihi hakkında ne düşünüyorsunuz?

AA: 24 Nisan sadece Ermeni milleti için değil aynı zamanda Türk milleti için de üzücü bir gün. Bu bir soykırım günü. Mağdurlar Osmanlı’dan oldukları için bugün aynı zamanda Türk milleti için de trajik bir gün. Bu suç ulusun kendi kendisine karşı işlendi ve Türk hükümeti tarihsel gerçekle yüzleşip soykırımın sonuçlarının üstesinden nasıl geleceğini düşünmeli. Bu eylemler sadece Ermenilere dokunmadı, aynı zamanda Süryanilere, Yunanlara, Yezidilere, Pontus Rumlarına, Hristiyan Araplara, ve Alevilere de dokundu. Ama biz kendimizi sadece Nisan’ın 24’üyle sınırlamıyoruz. Nisan’ın 25’i, 26’sı ve dahası da var. Bu bizim trajik mirasımız ve de bunu çocuklarımızın omuzlarına yüklemeye hazır değiliz.

VD: Mezarlıklar… Geçenlerde Çanakkale’de idim. Orada Ermeni, Kürt ve Türk mezarları yan yana idi. Osmanlı size millet-i sadıka derdi. Ne oldu da birbirimizi düşman görmeye başladık?

AA: Bu sorunun tarihçileri ve avukatları ilgilendirdiğine inanıyorum. Ama ortak geçmiş , ortak acılar, birlikte bir gelecek inşa etmemiz icin yeterli sebep sunuyor. Bugün galiba aslolan demokrasiye sadakat olmalıdır.

 

VD: Türk Hükümetinden bir beklentiniz var mı? Hukukumuz tekrar nasıl geliştirilebilir? Komşuluk ilişkilerini daha iyi bir boyuta nasıl taşırız?

AA: Türk kanunları Türk meclisinin üyelerinin yetki alanına girer ve bu konuda tavsiye verebilecek bir hakkımın olduğunu düşünmüyorum. Benim son 10 yıldaki tecrübelerim parlamentolar arası diyalogu sağlamanın önünde herhangi bir yıkılamaz engel olmadığını kanıtlıyor. Her neyse, bu süreç beceriklilik, sabır ve de irade gerektiriyor. Diplomatik ilişkileri geliştirmek ve sınırları açmak halka açık ve de parlamentolar arası diplomasi çerçevesinde çözülebilir.

VD: Patrik seçimleri… Türkiye’deki Ermeni Patriği seçimi de söz konusu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

AA: Türkiye’deki Ermeni Patriğinin Türk Ermenileri gözünde büyük bir otorite olduğu ve ülkenizdeki tüm vatandaşlar gibi onların da milli egemenliği ve istikrarı korumaya niyetli olduğu bir sır değil. Bu Türkiye hakkında uluslarası arenalarda pozitif bir imajın olmasını sağlayabilecek bir şey. Patrikhanenin başının yaptığı bazı açıklamalar dünyanın farklı yerlerinde bulunan Ermeni Diyasporasından olumsuz tepkileri provoke ediyor ve bu da Türkiye’nin uluslararası imajını zedeliyor. Umarım Türk hükümeti patrikhanenin seçimlerinin özgür olmasına en yakın gelecekte izin verir.

VD: Türkiye’deki yaklaşan seçimler Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkileri nasıl etkileyebilir?

AA: Umarım gelecek seçimlerde toplumun tüm katmanları yanı sıra farklı etnik ve dini topluluklar da temsil edilir ve bu da var olan anlaşmazlıkların çözümü üzerinde çalışmamıza yardımcı olur. Atalarımızdan zor bir miras devraldık ve bunu da gelecek nesillerin omuzlarına yüklemeye hiç hakkımız yok.


Veysi Dündar Ermenistan’dan politikacı Akhoyan Aragats ile görüştü: “Ortak geçmiş, ortak acılar birlikte bir gelecek inşa etmemiz için yeterli”

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: