İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Unutmamanın önemini hatırlatan oyun

Yersiz Kumpanya’nın ilk projesi olan ‘Unutulan’, prömiyerini 11 Mart’ta İkinci Kat’ta yaptı. Elif Ongan Tekçe’nin yazdığı, Sanem Öge’nin yönettiği iki kişilik oyunun karakterleri Mari ve Nıvart, Elif Ongan Tekçe ile Burçak Karaboğa Güney tarafından canlandırılıyor.

Mari ve Nıvart, iki Ermeni kantocu kadın. Kumpanyalarıyla çıktıkları bir turne sırasında, kumpanyanın borçları karşılığında otelde rehin bırakılmışlar; borçlarını ödeyip özgürlüklerine kavuşmak için otelin temizlik işlerini yapıyorlar. Fakat bu borç bitecek mi, Mari ve Nıvart özgürlüklerine kavuşabilecekler mi, bu işin bir sonu var mı, belli değil. İki kadın, hapsoldukları otelde unutulmuş, adeta görünmez olmuşlar. Her günleri itilip kakılmakla geçerken oyunlara, hayallere tutunmuşlar. Çünkü onlara göre unutmamanın tek yolu, hayaller kurup oyun oynamak. Geçmişten ellerinde kalan anıları ancak böyle canlı tutuyorlar. Unutmak kadar korktukları bir şey varsa, o da unutulmak.

‘Hâlâ varım Nıvart!’

Oyunun metni, görünmez olanı, unutulanı görünür kılıyor. Feminist edebiyatta da önemli bir yeri olan ‘öteki’nin hikâyesini anlatma yaklaşımıyla, ‘unutulmuş olan’ da karşımıza çıkıyor. Peki ama neden ‘öteki’ bu kadınlar? Her şeyden önce, kadın olmaları nedeniyle. Elden giden gençlikle birlikte dişiliklerini de yitirmiş, cinsiyetsizleşmişler. Çalıştıkları kumpanya onları bir yük olarak görmüş ve terk etmiş. Eski parlak günleri, onlar için deli divane olan erkekler, aşklar geride kalmış. Artık genç olmadıklarını, işe yaramadıklarını söylüyor Nıvart; Mari ise buna isyan ediyor, “Hâlâ varım Nıvart” diyor. Ellerini, bedenini, buna kanıt olarak sunuyor. Onları yok edecek olan şey, unutulmak. Bu yüzden dünyada bir iz bırakmak, hatırlanmak istiyorlar.

Mari ve Nıvart’ı öteki kılan diğer unsur, elbette, Türkiye’de gayrimüslim, Ermeni olmaları. Ailelerini, komşularını kaybeden bu kadınların acı dolu hatıraları yüzümüze çarpıyor oyunda. Bize unuttuklarımızı hatırlatıyorlar.

Neyin bedelini ödüyorlar?

Oyun bittikten sonra kafamı en çok meşgul eden soru şu oldu: Bu kadınlar neyin bedelini ödüyorlar? Kendi seçimlerinin bedeli olmadığı aşikâr. Otelin bodrumuna kapatılmalarına sebep olan borç bile onlara ait değil. Sahnede karşınıza çıkan bu durumun yaşamın gerçekliğinden çok da ayrı durmadığını fark ettiğinizde, bu soru daha da çarpıcı bir hal alıyor.

Gençliğini ve hâkim toplumsal ölçütlere göre dişiliğini kaybetmiş iki kadının bedenleriyle kurdukları ilişkiyi başarıyla sahneleyen oyunculara sahnede birkaç aksesuarın yanı sıra bir akordeon ve hayal ürünü nesneler eşlik ediyor. Anlatılan hikâye acıklı olsa da, oyun, seyirciyi yer yer güldürmeyi de başarıyor.

50 dakikalık, tek perdelik bir oyun olan ‘Unutulan’, 18 Mart’ta İkinci Kat’ta yeniden sahnelenecek.


http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20370/unutmamanin-onemini-hatirlatan-oyun

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: