İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zürih Protokolleri ve Diaspora

Tutku Dilaver

Zürih Protokolleri, 1 Mart’ta iptal edilmiş olmasına rağmen, Ermenistan basınında ve Ermeni diasporasındaki güncel yerini korumaya hala devam ediyor. Daha önce detaylı bir şekilde analiz edildiği üzere, başından beri bu Protokoller diasporanın Ermeni hükümeti üzerindeki baskılarının temel unsurlarından biri olmuştur.[1] Son olarak A.B.D.’deki aşırı görüşlü ve Türkiye karşıtı Ermeni diasporanın  sözcüsü olan Harut Sasunyan, California Courier’de protokoller hakkında bir yorum yayınladı.[2] Sasunyan’ın, Ermeni hükümeti açısından bir ders niteliği taşıması gerektiğini söylediği Protokol süreci ile ilgili beyanları, diasporanın Protokoller ile ilgili tavrını bir kez daha gözler önüne seriyor. Ancak, Sasunyan’ın yazısına değinmeden önce bir önceki yazıda bahsedilen bir takım gözlemleri hatırlamakta ve Sasunyan’ın bu değerlendirmeleri teyit ettiğinin altını çizmekte fayda var.

Daha önce bahsedildiği üzere, Protokoller, Ermeni diasporası tarafından, tarihi gerçekleri tartışmaya açması ve iki ülke arasında sınırı tanıması nedeniyle yoğun olarak eleştirilmiştir. Protokollerin imzalanmasından önce başlayan yoğun eleştiriler, imzalandıktan sonra da devam etmiş, Erivan söz konusu baskılar sonucunda Ermeni diasporasını karşısına almak istememiştir. Protokoller üzerinde yapılan eleştirilerin odak noktalarından bir tanesini, tarihsel olayları inceleyecek alt komitenin kurulması oluşturmaktadır. İkinci Protokolde yer alan, mevcut sorunları tanımlama ve tarihi arşivler ile kayıtları kullanarak, bilimsel araştırmalar sonucunda ulaşılan verilerle tavsiyelerde bulunma şeklindeki ibareler bu iddiaların temelini oluşturmuştur. Her iki taraf da bu maddeyi farklı yorumlamış, ancak Ermeni diasporasının Protokollere karşı tutumu, Ermeni hükümetinin duruşunu da değiştirmiştir. Sarkisyan’ın Protokoller imzalandıktan hemen sonra yaptığı açıklamalara bakıldığında, diasporanın savlarına tamamen uygun bir metin oluşturulduğu görülmüştür. Bir diğer yandan, uluslararası hukuka uygun şekilde kabul edilen Ermenistan Türkiye sınırının, sorun teşkil eden bir konu olmamasına karşın, Protokollerin imzalanması ile kabul edildiği şeklinde yorumlar yapılmıştır. Birinci Protokolde yer alan maddeye göre, ilgili uluslararası antlaşmalara uygun olarak karşılıklı sınır bugünkü hali ile tanınacaktır denilmektedir. Ermeni diasporasındaki aşırı ve fanatik seslerin dile getirdiği bu yorum, Erivan hükümeti tarafından dile getirilmemiştir.[3]

Sasunyan’ın Zürih Protokolleri hakkındaki görüşlerinin de, yukarıda anlatıldığı şekilde şekillendiği görülmektedir. Sasunyan, Protokoller aracılığı ile Türkiye- Ermenistan sınırının kabul edilmesinden ve iki ülke arasındaki tarihi sorunları araştıracak bir komisyonun kurulmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmektedir. Bu konuların Ermenistan’da ve yurt dışında yaşayan tüm Ermenileri ilgilendirdiğini aktarmaktadır.[4] Dolayısı ile Ermeni hükümeti Zürih Protokollerini, diasporanın isteği dışında kabul etmiştir. Bu nedenle Sasunyan, Zürih protokolleri imzalanmadan önce Sarkisyan’ın çıktığı ikna amaçlı gezilerde,  protestolarla karşılaşılmasının doğal olduğu belirtmiştir. Sasunyan’a göre, Ermeni liderleri Ermenilerin çıkarına olmayan kararlar hakkında büyük güçlerin üzerinde baskı kurmasına izin vermiştir. Oysa diasporanın fikirlerinin Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geleceği adına bir kenarda bırakılması, Sasunyan’a göre doğru bir tavır değildir. Söz konusu süreç, Ermeni hükümetine tüm dünyadaki Ermenilerin çıkarlarını etkileyen girişimlerde bulunmadan önce, Ermenistan Ermenilerinin ve diasporanın onlara aynı fikirde olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini hatırlatmalıdır, denilmektedir.[5] Bu cümle aslında diasporanın Erivan üzerindeki gücünü göstermekle birlikte geleceğe yönelik bir uyarıyı da içermektedir. Ermenistan’ın diasporanın istemediği bir hamleyi yapma konusunda ileride karşılaşabileceği zorluklar bu şekilde gözler önüne serilmektedir.

Ermeni diasporasının başından itibaren karşı olduğu Protokollerin iptal edilmesi, Erivan’ın bir yanlıştan döndüğü şeklinde yorumlanmaktadır. ABD Ermeni diasporası sözcüsü Sasunyan’ın ifadeleri, Ermeni diasporasının Protokollere olan karşıtlığını bir kere daha doğrulamaktadır. Sasunyan’ın, Ermeni yöneticilerden çıkartmalarını istediği derslerin temelinde ise, diasporanın isteklerinin Ermenistan’ın çıkarlarının önünde olduğu gerçeği yatmaktadır. Bir kez daha tekrar etmek gerekirse, Ermenistan –Türkiye ilişkilerinin nasıl şekilleneceği, Ermenistan’ın üçüncü tarafların karşısında öz çıkarlarını nasıl koruyacağına bağlıdır.

 


[1] Tutku Dilaver, “Ankara’nın Çekmecelerinden Ermenistan’ın Tozlu Raflarına: Zürih Protokolleri”, Avim, 12 Mart 2018.

[2] Harut Sassunian, “Terminated Armenia-Turkey Protocols Should be a Lesson For Armenia’s Leaders”, California Courier, 13 Mart 2018.

[3] Dilaver, ibid.

[4] Sassunnian, ibid.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: